Dön dolaş yine başa döndük!..

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Başbakan Tufan Erhürman ile haftalık olağan görüşmesinin ardından 16 Nisan’da Rum Lider Anastasiadis ile yiyeceği yemeğe yönelik ayrıntılı bir açıklama yaptı.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Başbakan Tufan Erhürman ile haftalık olağan görüşmesinin ardından 16 Nisan’da Rum Lider Anastasiadis ile yiyeceği yemeğe yönelik ayrıntılı bir açıklama yaptı.
Bu yemeğin herkesin ayrı ayrı yollara mı gideceği yoksa birlikte mi yürüneceğini görmesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Akıncı, “O yemek, tamamen bir niyet araştırması olacak” tespitinde bulundu.
Akıncı, “Halk tarafından seçilen temsilciler olarak bir araya gelip adanın geleceği hakkında ne düşündüğümüzü birbirimize söylememiz son derece gerekli oldu. Gelişmelere aynı bakış açısı ile mi bakıyoruz? Bu güne kadar yapılan ve yapılamayanlardan aynı dersleri mi çıkarıyoruz? Tüm bunları açık kalplilikle konuşmak üzere gideceğim” dedi.
Fakat bu noktaların hepsi daha önce konuşulmuş, birbirimizin meseleye nasıl baktığını yarım asırdan bu yana ezber eder hale gelmiş olmalıydık.
Akıncı’nın tabiriyle bugüne kadar yaşananlardan gerekli dersler çıkarılmadıysa, sadece 16 Nisan’a böyle bir anlam yüklenmesi biraz tuhaf kaçıyor.
Bu saatten sonra o yemek ancak, tarafların dünya kamuoyu önünde birbirine suçlayacağı bir tiyatro sahnesine dönüşecektir.
Rum liderin yaptığı, Star Kıbrıs’ın da dün manşetinde yer alan “sayısal eşitliğe hayır, siyasi eşitliğe evet” tavrının da nasıl bir kelime oyunu olduğu ortadadır.
Muhtemelen bu kelime oyunu, 16 Nisan akşamı o yemekte devam ettirilecek, Kıbrıs Türk tarafından gelen “zihniyet değişimi şart” eleştirileri, alay eder gibi yine Rum yönetimi tarafından Kıbrıs Türkü’ne yönlendirilecektir.
Meselenin düğümlendiği yer daha en başında bizim anlaştık sandığımız nokta yani dönüşümlü başkanlıktır.
Dönüşümlü başkanlıkla ilgili Akıncı, “Anastasiadis henüz toplumuna açık ve net bir mesaj veremedi” eleştirisinde bulunuyor.
Ancak Crans Montana’daki zirvenin güvenlik ve garantiler meselesinde tıkandığını iddia edenler, dönüşümlü başkanlığın Rum yönetimi tarafından kabul edildiğini öne sürmüşlerdi.
Oysa şimdi en üst düzeyde “İki yıl Kıbrıslı Rum, bir yıl Kıbrıslı Türk” şeklinde özetlenebilecek dönüşümlü başkanlığın, Güney’de sindirilemediği ifade ediliyor.
Kısaca çözüldü çözülüyor, Cenevre, Crans Montana derken, Kıbrıs meselesinde geldiğimiz nokta, yine yarım asır önce başladığımız yerdir. Bir başka ifadeyle dön dolaş yine başa döndük.
Artık sabır taşı çatladı, iki halk da bıktı, usandı. 16 Nisan akşamı da yine tarafların birbirini suçlayacağı bir tiyatro sahnesi kurulacak.
Ama artık herkes şunu iyi bilmeli. Bu son perde. Oyun bitmek üzere.
Perde kapanmadan önce herkese son bir söz hakkı var. Umarım liderler 16 Nisan’da o son sözlerinin tarihe mal olacağının bilerek konuşurlar.
Perde kapandığında oyunun da biteceğini anlamış olurlar…

Bu haber 361 defa okunmuştur

:

:

:

: