Tarih Sümerle başlar

“Niçin beni orada meslektaş ve arkadaşlara şikayet edip duruyorsun…
“Niçin beni orada meslektaş ve arkadaşlara şikayet edip duruyorsun… Unutma, ne hileciyim ne de kötü. Yalnızca paranı gönderemiyorum. Bu nedenle bunları söylüyorsun…” diye kilden yazılmış tablet üzerine tüccarın tüccara yazıdığının çevirisini okuduğunuz zaman şimdiki ekonomik sıkıntı içinde olan ticari erbabın arasında gidip gelen yazışmaların internet ortamında ve tüccarlar arasındaki anlaşmaların e-mail ortamında zamanımızda da sürdürüldüğünü görüyoruz ve de değişen çok fazla birşey olmadığını görüyoruz. Söz uçar yazı kalır sözünün kanıt belgeleri bu gün için dosyalarda, bilgisayar hard diskinde kanıt niteliği taşıdığını ayrıca biliyoruz. Eski yılların birikimini kanıtlarını ve üzerinde o günlerin çivi yazısı ile bu bilgilere ulaşabilindiğini, bu levhalar üzerindeki yazıları okuyabilen dilimize çevirebilen Sümerolog Veysel Donbaz 'ın o günlerin yaşam biçimine ilişkin bilgi verdiğini çeşitli bilgi araştırmalarından internet ortamından ulaşabikiyoruz. Tarihsel süreç içerisinde bu levhaların bir kısmının Kayseri yöresinde bulunduğu ve eski Asur dilinde yazıldığıdır. Bu yazıların ana temasının ise günümüz ticari hayatının benzeştiğin söylenmiş olması aslında ne insanların farklı, ne de ticaretin yapılış biçimin ve ne Kayserililerin ticaretteki mahareti, ne kadınların iş hayatındaki konumu, ne de dersten sıkılan tembel öğrencinin tavrı günümüzden farklı olmadığının bu levhalardan yapılan çevirilerden çıkan sonuç olduğun ifade edildiğidir.İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde bu tabletlerin sergilendiği bilinmektedir. Çevirmen ise, önemli bir hususta kesin konuşmakta bu yazılımları ben çevirmez isem gelir başka bir kişi çevirir demektedir. Bu anlatım içeriğinde bir çok şey vardır. İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin çocuk bölümünde öğrencilerle ilgili tabletler sergilendiği , zamanın öğrencilerinin de çivi yazısını, bugünkü gibi çizgi çizerek, heceleyerek öğrendiklerinin belli olduğudur. Ancak orada ilginç olan ve sergilenen öyle bir tablet var ki, çocuğun her zaman çocuk olduğunu, öğrencinin de her zaman öğrenci olduğunu ispatlar nitelikte olduğunu, derste sıkılan öğrencinin kil tabletinin üzerine anlamsız şekiller çizip karalamaya başladığıdır. Sümerolog Veysel Donbaz'ın öğretmenlik mesleğinin kutsallığına olan saygısını belirterek anlattığı Prof. S.N Kramer'in 'Tarih Sümer'le başlar' adlı kitabında ve okul başlıklı bölümünde yer verdiği başka bir tablet içeriğinde yani M.Ö. 4 bin yıllarına ait bir Sümer tabletinde bir babanın haylazlık yapan oğluna şöyle seslendiğidir. 'Yaptığını beğenmiyorum. Adam ol. Hocanın önünde derslerini aç, tabletini yaz. Seni zor işlere göndermedim, çift sürdürmedim, arazi işi yaptırmadım, hadi adam ol artık.” ancak bu sözlerin çocuğun bir kulağından girip ötekinden çıktığı daha sonraki gelişmelerden anlaşılması üzerine ailenin öğretmeni yemeğe çağırdığı hatta bir takım elbise hediye ettiğidir. Öğretmen ertesi gün çocuğu “katiplik mesleğine verdiği emek ve kısa zamanda gösterdiği gelişme” karşılığında talebelerin başı, yani sınıf başkanı yapıyor. Donbaz’ın söylediğine göre, bu tablet aynı zamanda tarihe geçmiş ilk rüşvet belgesidir. O günün levhaları bu günün tabletlerinin internet ortamındaki tercümesi olduğuna göre öğrenecek çok şey vardır. Her lisan ve meslek insanın dilindeki söz ve elindeki altın bileziktir. Eski yazıları okuyup günümüze aktaracak insan kaynaklarına ihtiyacımız vardır. Bu gün, KKTC'nin 4'lü hükümetinin başı Başbakan Tufan Erhürman'nın Cuma günlerinde yapmayı tercih ettiği basın toplantısını dinleyeceğiz. İki basın toplantısı arasında yangından mal kaçırır gibi yapılan atamaları ve yeni dedikleri ama memur camiasında üst kademe yöneticiliğini zora sokacağı ifade edilen, hukuki süreçler başlatılacağı muhtemel müşavirler yasasını hangi kılıf içine saklayacaklarını öğrenmeye çalışacağız. Unutulmayan ise 4'lü hükümet kurulması protokolünde hukuk bilgileri ile Meclis Başkanı seçecekleri Sayın Angolemli, mutabakatıdır.

Bu haber 645 defa okunmuştur

:

:

:

: