Yok artık, şimdi de Akıncı mı suçlu oldu?

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı hafta içinde Başbakan Tufan Erhürman ile yaptığı olağan görüşmenin ardından “Kıbrıs meselesinde gerçekten bir yol ayrımına geldiğimiz açık ve nettir” dedi.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı hafta içinde Başbakan Tufan Erhürman ile yaptığı olağan görüşmenin ardından “Kıbrıs meselesinde gerçekten bir yol ayrımına
geldiğimiz açık ve nettir” dedi.

16 Nisan’da Rum liderle yiyeceği yemeğe ilişkin görüşlerini paylaşan Akıncı, “Bu yemekte birlikte yürüyecek bir yolumuz var mıdır? Yoksa herkes ayrı ayrı yollara mı gidecek? Bu görüşmenin önemi ve anlamı budur” tespitinde bulundu.
Rum liderin, dönüşüm başkanlık dahil bugüne kadar Kıbrıs Türk toplumunu nasıl oyaladığını anlattı…
Sonra ne oldu?
Sen misin bunları söyleyen…
Kendilerini “Kayıt şartsız çözüm” yanlısı olarak tanımlayan bir gurup, açtı ağzını yumdu gözünü.
Sanki hayatını çözüme adayan insan Mustafa Akıncı değilmiş, sanki çözüm için en çok çaba gösteren insan o değilmiş gibi bir hava estirildi.
Akıncı’nın “Yol ayrımı” açıklamasına göndermede bulunup “Üzgünüm ama Sayın Akıncı ile yol ayrımındayız” diyen sol aydınlarımız mı dersin, “Akıncı da Denktaşlaştı” diyenler mi dersin….
Başladı bir eleştiri yağmuru…
Oysa Akıncı’nın yaptığı tam bir durum tespitiydi. Cumhurbaşkanı’nı eleştirenlere bakılırsa, bizim yürünecek başka yolumuz yoktu…
Akıncı’nın başka bir yol sözünü dillendirmesi bile onların köpürmesine yetmişti.
Eleştirilerden canı sıkılan Cumhurbaşkanı dün devletin haber ajansına bir açıklama yaptı.
“Kıbrıs sorununda artık bir yol ayrımında olduğumuz gerçeğini ifade etmiş olmamdan dolayı çeşitli eleştiriler yapılmakta olduğunu gözlemlemekteyim” diyen Akıncı, Kıbrıs Türk Halkı’nın seçtiği Cumhurbaşkanı olarak hiçbir zaman çözüm perspektifini dışlayan bir tutum içinde olmadığını vurguladı.
Akıncı, “Geçmekte olan zamanın adanın bölünmüşlüğünü pekiştirdiğini ve çözüme ulaşmanın daha da zor hale geldiğini görmeyen, bilmeyen kalmamıştır. Sayın Anastasadis ile yapacağımız görüşmenin öncesinde gördüğüm gidişat karşısındaki kaygılarımı ifade etmemden daha doğal bir şey olamaz” dedi.
Akıncı daha birkaç gün önce Güney’den yükselen “böyle giderse iki üç yıl içinde kalıcı bölünme gerçekleşecek” söylemlerini de hatırlattı.
Cumhurbaşkanı, kendisini eleştirenlere “Kimileri, ne söylersem söyleyeyim eleştirecek bir yan bulmakta zaten güçlük çekmezler. Ama bazı kesimlerin de ya ne demek istediğimi anlamadıkları ya da anlamazdan geldiklerini düşünüyorum” diye yanıt verdi.
Gerçekten de Akıncı’nın sözleri çok netti.
Fakat onun bir halkın seçtiği Cumhurbaşkanı olduğunu anlamayanlar, sanırım devletin anahtarını altın tepside Güney’e sunmasını istiyordu.
İş öyle bir noktaya geldi ki , sanki çözüme direnen Rumlar değilmiş gibi Akıncı çözüm karşıtı gibi gösterilmeye çalışıldı.
Yok artık!..
İş artık Akıncı’nın suçlanmasına kadar geldiyse bizim Kıbrıs meselesini daha en başından oturup anlamaya çalışmamızda fayda var.



Bu haber 168 defa okunmuştur

:

:

:

: