4 boyutlu siyasetten geriye kalanlar

Son günlerde en çok eleştirilenlerin başında Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı geliyor. Sayın Akıncı’nın müzakere sürecine yaklaşımı, toplumsal konulara karşı olan tavrı eleştiri oklarına hedef oldu..
Son günlerde en çok eleştirilenlerin başında Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı geliyor.
Sayın Akıncı’nın müzakere sürecine yaklaşımı, toplumsal konulara karşı olan tavrı eleştiri oklarına hedef oldu..
Peki gerçekten öyle mi?
Yani Sayın Akıncı, bugüne kadar ortaya koyduğu politikalarla taahhüt ettiklerinin paralelinde bir seyir mi izledi, yoksa halka verdiği taahhütlerin yanından bile geçemedi..
İşte bunu anlamak için Sayın Akıncı’nın Cumhurbaşkanı makamına seçilmeden önce ortaya koyduğu 4 boyutlu siyasetine bakmak yeterli.
Ne demişti Sayın Akıncı..
1-Çözüm Odaklı Siyaset
Ne vardı bu siyasetin içinde?
Birleşmiş Milletler parametrelerinin öngördüğü ve 11 Şubat 2014
tarihli ortak açıklama metninde de ifade edilen, iki kesimli, iki toplumlu federal bir çözüm.Bunun için de halkın iradesinin kararlılıkla masaya yansıtılacağı belirtiliyordu.
Başka ne öngörülüyordu “Çözüm Odaklı Siyaset” içerisinde?
Kapsamlı çözüm uğraşlarının yanı sıra, paralel bir süreçte, her iki toplumun günlük yaşamına katkı yapacak çeşitli güven artırıcı önlemlerin uygulanmasına özel önem verileceği. Bu kapsamda, Kapalı Maraş bölgesinin BM gözetiminde yerleşime açılması ve bu açılışa eş zamanlı olarak Kıbrıslı Türklerin, ticaret ve turizm alanında yaşadıkları dar boğazların aşılması için Mağusa Limanı ve Ercan Havaalanının kullanılabilmesinin yolları üzerinde uzlaşma aranması..
2-Toplumsal Konulara Duyarlılık
Peki bu neyi öngörüyordu?
İki toplum arasındaki sorunların aşılması ve barış kültürünün gelişmesi için çaba harcanmasını, kendi içimizde de çatışmacı bir anlayış yerine, toplumsal uzlaşı için uğraş verilmesini. Cumhurbaşkanı, siyasal partilerin iç işlerine değil ama toplumumuzun iç konularına duyarlılık göstermesini. Bu bağlamda, evrensel değerleri sahiplenip ülkemize yansıtan, yetkileri çerçevesinde kurumlar arası işbirliğini teşvik eden ve sorunların çözümü doğrultusunda rehberlik ve öncülük görevi üstlenen bir anlayışı. Temiz siyaset, şeffaflık, hesap verebilirlik ve yolsuzlukla mücadele konularında Cumhurbaşkanlığı makamı üzerine düşen görevin yerine getirilmesi.
3-Türkiye ile Karşılıklı Saygıya Dayalı İlişki
Burada ne murat ediliyordu?
Türkiye ile karşılıklı saygıya dayalı yeni bir ilişki biçimi, karşılıklı yarar temelinde işbirliğini gözeten, kişilikli ilişkiler kurulması,Kıbrıslı Türk toplumunun iradesinin yönetime doğrudan yansıması ve kendi kurumlarında söz sahibi olması,Bu kurumların gerçek anlamda sahiplenilmesi, iyi yönetilmesi ve KTHY ile Lefkoşa Türk Belediyesi’nde yaşananlara benzer durumların yaratılmaması, ilişkilerin zemini teslimiyet ya da çatışma değil, uzlaşma olması.
4-Bağımsız ve Tarafsız Cumhurbaşkanı
Peki burada amaç ne idi?
Cumhurbaşkanı’nın parti ilişkilerini sürdürmesi, toplumun belirli kesimlerini kayırırken diğer kesimleri dışlamaması. Cumhurbaşkanlığı, toplumun tümünü kucaklayan, gerçek anlamda bağımsız, tarafsız bir makam olması. Bu bağlamda tüm siyasi partilere eşit mesafede durabilen ve tüm renkleri kucaklayabilen demokratik bir tavır içinde hareket etmesi,
Sivil toplumla daha yakın bir diyalog içerisinde olması ve parti farkı gözetmeden toplumdaki tüm değerlerimizden azami katkının yolunu açık tutması..
Ombudsman, Sayıştay, Savcılık ve Kamu Hizmeti Komisyonu gibi kurumların, bağımsız konumlarını koruyarak etkin ve verimli çalışmalarını sağlaması şekilde bu kurumlara anayasal çerçevede rehberlik, destek ve eşgüdüm sağlanması Kamu Hizmeti Komisyonu’nun demokratik, şeffaf ve çoğulcu bir yapıya kavuşturulmasına öncülük etmesi..
Malumunuz olduğu üzere yukarıda alt alta sıraladığım Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın 4 boyutlu siyasetinin tanımıdır.
Peki bu 4 boyutlu siyasetin tarifini okuduğunuz zaman bugüne kadar yapılanlarla örtüştüğünü söyleyebilir miyiz?
Mesela “Çözüm Odaklı Siyaset” başlığının altını dolduran ifadelerle bugün izlenen politika aynı doğrultuda mı?
Buna çok net hayır diyebilirim.
Peki ya 4 boyutlu siyasetin 2. Ayağı olan “Toplumsal Konulara Duyarlılık” başlığı adı altında sıralanan öngörülerle bugün örtüşen konular var mı?
Kısmen..
Mesela bugüne kadar iki toplumun sorunlarının aşılması ve barış kültürünün gelişmesi konusunda ne yapıldı diye bir soru sorsam, nasıl cevap verirdiniz?
Gerçekten bu konuda Cumhurbaşkanlığı nasıl bir çaba ortaya koydu?
Bunun takdirini siz değerli okurlara bırakıyorum.
Peki ya toplumun iç sorunlarına karşı nasıl bir duyarlılık izlendi Cumhurbaşkanlığı tarafından?
Bunun takdirini de sizlere bırakıyorum..
Gelelim 3. Ayağa.
“ Türkiye ile Karşılıklı Saygıya Dayalı İlişki”
Geçmiş dönemlerle bugünü kıyasladığımızda bu anlamda ortada yaratılan bir fark görebiliyor musunuz?
Yani Türkiye ile saygıya dayalı ilişki dün başka bugün başka bir anlayışta mıdır?
Değil.
Dün nasılsa bugün de öyledir.
Peki ya bugün kendi kurumlarımız üzerinde söz sahibi miyiz?
Mesela KKTC Merkez Bankası, GGK, Polis Teşkilatı, Sivil Savunma Daire Başkanlığı, Vakıflar İdaresi, Din İşleri Başkanlığı gibi kurumların üzerinde söz sahibi miyiz?
Hade bunun kararını da siz verin..
Ve gelelim 4 boyutlu siyasetin 4. Ayağına.
“Bağımsız ve Tarafsız Cumhurbaşkanı”
Şimdi yiğidi öldür hakkını yeme derler.
Ben de aynen öyle yapacağım.
Sayın Akıncı bu konuda sanırım 4. boyutun son ayağı ile örtüşüyor.
Bu elbette ki benim fikrim.
Ve elbette ki bunun takdiri de yine siz değerli okurların olacaktır.
Lakin geçmiş dönemlere baktığım zaman Sayın Akıncı’nın burada göz görülür bir farkı olduğunu da ortaya koymak durumundayım.
Kısacası bugün bana göre Sayın Akıncı tarafından ortaya atılan 4 boyutlu siyasetin 3 ayağı çökmüştür..
Elbette bunun mesuliyetini sadece Sayın Akıncı’ya bağlamak doğru değildir.
Burada Akıncı’nın duruşu dışında bahse konu olan konuları etkisi altında tutan dinamikleri görmezden gelemeyiz..
Bu haber 334 defa okunmuştur

:

:

:

: