Devletin zirvesinde küslük olur mu?

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, dün Meclis’te temsil edilen siyasi parti liderleriyle bir durum değerlendirmesi yaptı.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, dün Meclis’te temsil edilen siyasi parti liderleriyle bir durum değerlendirmesi yaptı.
Malum konu başlığı Rum lider Nicos Anastasiadis ile 16 Nisan’da yiyeceği yemek idi.
Müzakerelere verilen 10 aylık bir aranın ardından çok kritik bir viraj anlamını taşıyan bu yemeğe ilişkin Akıncı’nın söylediği “Yol ayrımındayız” açıklamaları, yemeğin Kıbrıs Türk toplumu için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyordu.
Akıncı’nın davetine CTP, HP, TDP ve YDP genel başkanlar düzeyinde icabet etti. Ancak UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün toplantıya katılmadı.
Dörtlü koalisyonun kuruluş sürecinden itibaren Cumhurbaşkanı Akıncı ile arasına mesafe koyan Başbakan Özgürgün’ün belli ki öfkesi dinmemişti.
Son olarak Özgürgün’ün söylediği “makamına saygım var, ama kendisine saygı duymuyorum” sözleri ipleri koparma noktasına getirdi.
Dün Cumhurbaşkanı gazetecilerin soruları üzerine konuyu değerlendirirken, UBP liderinin bir önceki toplantıya da katılmadığını ve Genel Sekreteri’ni gönderdiğini hatırlattı.
Bu toplantıya yaptıkları çağrıya da yanıt alamadıklarını, onun yerine geri dönüşün basına yapılan açıklamayla olduğunu anlatan Akıncı öfkeliydi.
“Kimseyi zorla bu toplantılara getiremeyiz, katılan arkadaşlar görüşlerini bizimle paylaşıyor. Katılmayan arkadaşlar kendi kararlarını kendileri veriyorlar. Gelmeyi, katılmayı, paylaşmayı, görüş ifade etmeyi uygun görmüyorlar” diyen Akıncı, Özgürgün’ün “Kendisine saygı duymuyorum” açıklamasına da şöyle yanıt verdi:
“Saygı gösterdiğiniz kadar saygı görürsünüz. Bu şekilde bir tavır içerisine giren bir lider, ‘bir daha Cumhurbaşkanlığındaki böylesi bir toplantı için ben artık davet istemem’ demek ister. Dolayısıyla bu isteğini de biz yerine getireceğiz.”
Gerçekten hem UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün’ün, hem de Cumhurbaşkanı Akıncı’nın sözleri yenir yutulur cinsten değildi.
Bu kadar kritik bir kavşakta devletin zirvesi bir araya gelemiyorsa daha ne zaman gelir, merak etmemek elde değil doğrusu.
Şu yaşanan manzara bile içinde birliği sağlayamayan bir KKTC manzarası yaratmıyor mu?
Peki bu manzara kimin ekmeğine yağ sürüyor?
Kıbrıs Türkü böylesi bir dönemde kendi içinde birliği ve beraberliği sağlayamıyorsa, bırakın bunları, bir masa etrafında bile oturmayı beceremiyorsa biz nasıl sorunlarımızı çözeceğiz?
Dün Cumhurbaşkanı’nın davetine katılmayan Sayın Özgürgün, bundan sonra hiçbir resmi törende de Akıncı ile yan yana gelmeyecek mi?
Devletin zirvesinde böyle küslük olur mu?
Halk yaşanan bu manzaraya baktığında hiç olumlu düşünmüyor. Bizden söylemesi…

Bu haber 127 defa okunmuştur

:

:

:

: