Dövize karşı alınan önlemler çare olur mu?

Hükümetin uzun zamandır hazırladığı dövize karşı önlemler nihayet açıklandı. Buna göre yurtdışından ülkemize ithal edilen mallarda, mal ülkeye girerken alınan vergiler sabitlenecek.
Hükümetin uzun zamandır hazırladığı dövize karşı önlemler nihayet açıklandı.
Buna göre yurtdışından ülkemize ithal edilen mallarda, mal ülkeye girerken alınan vergiler sabitlenecek.
Limanlarda verilen hizmetlerde dövize endeksli alınan harç ve vergilerde döviz kuru sabitlenecek.
Bazı bankacılık işlemlerinden devletin aldığı pul parası kaldırılacak.
Vatandaş döviz yerine TL ile borçlanmaya teşvik edilecek.
Kira sözleşmelerinden alınan stopaj vergisi uygulamasında TL cinsinden olan sözleşmelere daha düşük vergi uygulanacak.
Devletin kiraladığı arazilerde kur sabitlenecek.
KIB-TEK tarafından alınan trafo katkı payının hesaplanması artık TL üzerinden olacak.
Türkiye ile ticaretin döviz yerine TL ile yapılması gündeme getirilecek.
Peki tüm bu önlemler dövizden yangını söndürmeye yetecek mi?
Dün bu soruyu programımda konuk ettiğim Radar Reşat’a sordum.
Dövizdeki dalgalanmaya karşı alınan bu önlemlerin fiyatlardaki dalgalanmayı daha da artıracağını öne sürdü.
“Bunun hane halkına nasıl yansıyacağını keşke kalem kalem açıklayabilselerdi” diyen Radar Reşat, “Üç yıl önce 2.35 olan Euro’da bugün yüzde 100 artış oldu. Halkta bir tepki var. Bu tepkiye karşı alel acele bu kararlar alındı” dedi.
Kararların uygulanmasında da bir takım sıkıntılar olacağını söyleyen Radar Reşat, kira sözleşmeleriyle ilgili bir örnek gösterdi.
Kira sözleşmelerini TL cinsinden yapıldığını ama ev sahiplerinin sterlin üzerinden kira aldığını anlatan Radar Reşat, bunu takip edecek bir denetim ve cezalandıracak hukuk sisteminin olmadığını söyledi.
Hükümetin aldığı önlemlerin ekonomide hastalığı tedavi edemeyeceğini, sadece merhem anlamına geldiğini savunan Radar Reşat, ekonominin daha verimli hale getirilmeden çözümün sağlanamayacağını söyledi.
“Biz hala üç keçi, beş koyun ile geçim sağlamaya çalışıyoruz” diyen Radar Reşat, ekonomideki çıkmazın bu şekilde aşılamayacağını söyledi.
Bir ülkede yatırım yapılabilmesi için yatırımcının dünyada iki hususa çok önem verdiğini söyleyen Radar Reşat, bunları şöyle sıraladı:
“Sağlam bir hukuk sistemi ve adalet mekanizması.
O ülkede iş yapacağı insanlarda iş ahlakı olup olmadığı.”
Ne yazık ki KKTC’de iki unsurun da eksik olduğunu ifade eden Radar Reşat, yatırım ikliminin önündeki en büyük engelin bunlar olduğunu kaydetti.
Ülkenin yaşadığı ekonomik sorunlarla gerçekçi bir yüzleşmeye ihtiyacı olduğunu söyleyen Radar Reşat, bu yüzleşme sağlanmadan ekonominin düzlüğe çıkmasının da mümkün olmadığını ifade etti.
Zaten dün düzenlediği basın toplantısında da Başbakan Erhürman, dövizdeki önlemler paketiyle bütün sorunların çözülebileceği iddiasında olmadıklarını söyledi.
“Çalışmalarımız bitmiş” değil, diyerek daha alınacak pek çok önlem olduğunun altını çizdi.
Ben de önümüzdeki dönemde hükümetin en büyük sınavını, seçim öncesi vaatlerinin aksine ekonomide vereceğini düşünüyorum.
Soruşturmalar, hesap sorma vs. gibi kavramlar önemli ama asıl önemli olan vatandaşın iş ve aş meselesi.
Hükümet bu alanda başarı sağlarsa ömrü de sanıldığından uzun olur.
Aksi halde ortalama ömrü 1-1,5 yıl arasında değişen hükümetlere bir yenisinin daha eklenmesi kaçınılmaz olacaktır.
Bu böyle biline…
Bu haber 201 defa okunmuştur

:

:

:

: