Burn out sendromu

Bruno Gronıng Arkadaş Çevresinden bir bayan arkadaş anlatıyor:
Bruno Gronıng Arkadaş Çevresinden bir bayan arkadaş anlatıyor:
Ağustos 2006 da izin yaptığım halde, hiç dinlenememiştim. İzin öncesinden daha da yorgundum. İlk okul öğretmeniydim. Ayni zamanda da yönetim kurulu üyesiydim. Dört hafta daha bu şekilde çalıştıktan sonra, yapamayacağıma karar verdim. Okuldaki hemşireyle ve danışmanla görüştüm. Odaklanamıyordum, sınıfta ders veremiyordum. Gürültü ve ışığa karşı hassaslaşmıştım. Hiç kimseyi etrafımda istemiyordum. Hatta aile bireyleri ile bile sorun yaşamaya başladım. Danışman, bütün bunların, Burn Out Sendromu belirtileri olduğunu, bunun için de doktora gitmem gerektiğini anlattı. Doktora gittim, doktor da ayni teşhisi koydu ve bana 6 haftalık bir izin yazdı. İlaç vermedi, sadece psikoloğa gönderdi. Psikolog bana sadece konuşuyordu, bana pek yararı olmuyordu.
Uzun yıllar çok çalışmıştım. Ama şimdi kendimi güçsüz, çaresiz ve kabiliyetsiz hissediyordum. Psikolog, beni iyi hissettiren bir şeyler yapmamı tavsiye ediyordu. Ama benim için öyle bir şey yoktu ki. Komşuları görmemek, tanıdık birine rastlamamak için, kapıdan çıkmıyordum. İhtiyaçlarımı almak için, alış verişe bile gitmiyordum. Sürekli evimi temizliyordum.
Durum böyle iken, kitaplığımı düzenlemeye çalıştığım bir gün, çok önceden aldığım bir kitapta, şifacılardan bahsettiğini hatırladım ve yine karıştırmaya başladım. Brunodan da bahsedildiğini hatırlıyorum. Hatta onunla ilgili bir de broşüre sahiptim. Oturup bir mail yazdım ve 2007 de bir Birliğe yönlendirilerek, oradan Giriş aldım.
Birlik Saatinde kendimi çok iyi hissettim ve o günden sonra, günde iki kez Einstellen yaptım. İlk başlarda pek bir şey hissetmedim. Birlik Saatlerinde, bazı arkadaşların da hissetmediklerini, ama yapmaya devam ettiklerini öğrendim. Ben de devam ettim. Daha sonra karıncalanmalar oluşmaya başladı. Ne olduğunu bilmiyordum. Çok şüpheciydim. Hiç inanmıyordum ama yapıyordum da. Böylece aradan ne kadar zaman geçtiğini bilmiyorum. Yavaş yavaş her şeyin değişmeye başladığını fark ettim. Sık sık Doğada yürüyüşler yapmaya başladım. Bu beni çok rahatlatıyordu. Bazen günde 10 veya 12 km yürüyüş yapıyordum.
Psikologla görüştüğümde, beni dah iyi gördüğünü, ancak işe dönmem konusunda çok da emin olmadığını söylüyordu. Hatta erken yaşta emekli olmam gerektiğini de düşünüyordu. Ben kendimi iyi hissediyordum ve Psikoloğa gitmeyi azaltmıştım.
Yazdan sonraki Yeni yılda gidip Müdürle konuştum ve okula dönmek istediğimi söyledim ve tam gün çalışmaya başladım. Birkaç hafta sonra, Psikologla yeniden buluştuk ve çok şaşırdı. * Seni tanıyamadım, apayrı bir insan olmuşsun.* diyordu. Bunun nasıl mümkün olduğunu sordu. Ben de Ona yaptığım çalışmalardan, Bruno Groningden bahsettim.
Tam gün ders verebiliyordum. Bütün okuldaki görevlerimi en iyi şekilde yerine getirebiliyordum. Artık gürültüye ve Işığa karşı hassasiyetim kalmamıştı. Kalabalık beni sıkmıyordu. Yani tam manasıyla, hatta daha fazlasıyla, normal hayatıma geri dönmüştüm.
Bruno Gronıng Arkadaş Çevresine dahil olduğum için son derece minnettarım. Birlik Rehberliği yaptığım için de çok mutluyum, çünkü almayı istediğimiz kadar vermeyi de istememiz çok önemli. Hayatım kolaylaştı ve Bruno Groning ‘in bana iç huzurumu kazandırdığını hissediyorum. Tanrıya ve Brunoya sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Bu haber 359 defa okunmuştur

:

:

:

: