40’ından sonra öğrendiklerim…

İnsan her yaşta öğreniyor. Bir büyüğümün dediği gibi zaman ve tecrübe satın alınamayan iki önemli olgu insan hayatında.
İnsan her yaşta öğreniyor.
Bir büyüğümün dediği gibi zaman ve tecrübe satın alınamayan iki önemli olgu insan hayatında.
Ne kadar paranız olursa olsun zamanı geri döndüremezsiniz, tecrübeyi de isteğiniz kadar harcayın ama asla satın alamazsınız.
Hayat bazen usul usul, bazen de vura vura öğretir insana.
İnsan ne öğrenir derseniz 20’sine kadar.
Daha çok kitaplardan kuramsal şeyleri ezber eder aslında o yaşlarda.
30’undan sonra öğrendiklerini hayatına sokar. Bire bir doğruluğunu test eder kişisel yaşamında…
40’ından sonra test bitmiştir. Artık genelde neyin doğru, neyin yanlış olduğuna değil, kendisi için nasıl olduğunu anlamak üzeredir.
Bir dostum geçenlerde sosyal medyadan “40’ından sonra ne öğrendin diyenlere…” notuyla biz yazı paylaştı benimle…
Bu Pazar sabahı güneşin karşısında kahvenizi yudumlarken, bir göz atın sizde…
İşte o dostumun kaleminden 40’ından sonra öğrendikleri…
“Bazı şeyler için artık sabrım yok. Ukala biri haline geldiğim için değil, aksine artık beni hayatımda mutsuz eden ya da üzen şeyler ile vaktimi daha fazla kaybetmek istemediğim bir noktaya ulaştığım için…
Laf sokmalara, haddinden fazla eleştirilere ve hangi türden olursa olsun talep ve beklentilere artık sabrım yok…
Benden hoşlanmayan insanları memnun etmeye, beni sevmeyen insanları sevmeye ve bana gülümsemeyen insanlara gülümsemeye yönelik arzumu kaybettim…
Artık yalan söyleyen ve beni yönetmek isteyen isteyen insanlara bir tek dakika bile harcamak istemiyorum…
Oyuncuların, ikiyüzlülüğün, sahtekarlıkların ve ucuz övgülerin olduğu ortamlarda bulunmak istemiyorum…
Çok bilmişliğe ve akademik ukalalığa tahammülüm yok. Aynı şekilde boş dedikodulara da bulaşmak istemiyorum…
Karşılaştırmalardan nefret ediyorum…
Farklılıklardan, hatta zıtlıklardan oluşan bir dünyaya inanıyorum.
Bu nedenle katı ve toleransı olmayan insanlardan kaçıyorum…”
Ne dersiniz?
40’ından sonrası için tercüman olmuş mu yazı?
Siz 40’ından sonra hangi pişmanlıklara boyun eğdiniz? Neleri es geçtiğiniz için pişmansınız bilmiyorum?
Ama hayat bitmedi?
Tüm pişmanlıklar bir yana, 40’ında sonra de “keşke” dememek için biraz daha özgürce, kimseye aldırmadan yaşamalı belki insan…
Bir ömrün ustalık dönemi olan 40 yaşında, o ustalığa yakışır dokunuşlar yapmak gerekir belki de hayata.
Ne dersiniz?
İyi pazarlar…
Bu haber 217 defa okunmuştur

:

:

:

: