Kıbrıslı Türkler tehlikeli sularda!

Kıbrıslı Türkler 1878 den beri hep tehlike içinde! Önce İngiliz’e haraç mezat kiralandılar, satıldılar.
Kıbrıslı Türkler 1878 den beri hep tehlike içinde!
Önce İngiliz’e haraç mezat kiralandılar, satıldılar.
Rus orduları tarafından kuşatılan İstanbul ve Osmanlı devletinin tek kurtuluş yolu olarak görüldü Kıbrıslı Türkleri ada ile birlikte İngiliz e devretmek.
Ancak o zaman İngilizler, Osmanlının Ruslara ödemesi gereken harp tazminatını ödeyip Rusların geri çekilmesini sağladı.
Aynı anlaşmaya göre Osmanlı borcunu İngilizlere ödeyene kadar, İngiliz’e karşı cephe açmayacaktı.
Birinci Dünya Harbinde, belki kaybettiği toprakların bir kısmını geri alır diye Osmanlı, Almanlar ile birlikte İngilizlere karşı cephe açtı.
Bizim siyasetçilere hizmet odaklı tarihçiler bu dönemi saptırarak anlatmayı marifet saydılar 100 yıldır.
Sonunda Birinci Dünya Harbi süresinde Osmanlı tek taraflı iptal ettiği anlaşmadan dolayı yine Kıbrıslı Türkleri feda ederek adayı İngilizlerin egemenliğine teslim etti.
OSMANLININ YANLIŞ POLİTİKALARI
Kıbrıslı Türkler 1878 den beri hep Osmanlı’nın yanlış politikalarının acı bedelini öderken yine de küçülen Osmanlının geride bıraktığı Türkler arasında, Türkiye sınırları dışında hukuki bir devlet kuran, yaşadıkları topraklarda egemenlik sağlayabilen tek türdür!
1960 da Adadaki Rum halkı ile kurulan bu uluslararası tanınmış devlet her ne hikmetse, daha ilk günlerden garantörleri Yunanistan ve Türkiye tarafından hiç de sevilmemiş ve onların binbir türlü yasadışı paramilitarist, silahlı, yeraltı örgütleri ile Kıbrıslı Türkler yine ateşlere atıldı.
Bu yazıda amacım tarihi ve siyaseti doğru gerçeklere ilişkilendirerek, hala Kıbrıs Türklerinin içinde bulunduğu tehlikeli suların ciddiyetini anlatmaktır.
ULUSLARASI HAKLARIMIZI ELLERE EMANET Mİ ETTİK?
1963’te ve sonrası Kıbrıslı Türklerin ortağı olduğu Kıbrıs Cumhuriyetini, yani kendi devletlerini değil de uluslararası kabul görmeyecek olan Kıbrıs Türk Federe Devleti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gibi yapılara yönlendirilmesi Kıbrıs’ta çözümsüzlüğü kalıcı kıldı.
Kıbrıs Cumhuriyetinin Rum ortakları da bu de facto durumun ilk zararlarını atlattıktan sonra, bir anlamda Kıbrıs Cumhuriyetine tamamı ile sahip çıkarak hertür meyveleri hasat ettiler.
Olur ya, bugünlerde dile getirilen iki devletli çözüm konusunu değerlendirmek istersiniz.
Her ne kadar da bu iki devletli çözümde neler var, yol haritası nedir, uygulanabilirliği ne kadar meşrudur diye düşünmek isteyenler için yukarıdaki verileri paylaşmak istedim.
1878’de, 1963’te ve 1974’te yaşadığımız ve hala süren sıkıntıların temel nedenleri kendi kaderimizin tespitinde dış dost güçlerin ve onların siyasi ve stratejik tercihlerini kabullenmemiz olabilir mi?
Amerika, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda ve daha nice devletler, teşekküllerinde temel katkıları olan İngiltere, Hollanda, Fransa gibi dost devletler ile hem dost kalmayı hem de kendi kaderlerini karmaşık etnik, dini, sosyal yapılarına rağmen kendileri tayin etmeyi nasıl başarmışlar?
Bu gerçekleri bir değerlendirsek, belki de 1878’den beri hep ateşlere atılan, cephelere sürülen, göçlere zorlanan, uluslarası toplumlardan soyutlanan Kıbrıs Türkleri için her birkaç onyılda yeni bir sözde çözüm kavramı yaratmanın işlevsizliğini ve risklerini görebiliriz.
Bu haber 522 defa okunmuştur

:

:

:

: