Seçim ve ekonomi

Türkiye, 24 Haziran 2018 tarihi itibariyle yeni bir döneme hazırlanıyor. Getirileri ne olacak? Bu süreçte belirsizlik hakim... Seçime iki aylık gibi bir süre var.
Türkiye, 24 Haziran 2018 tarihi itibariyle yeni bir döneme hazırlanıyor. Getirileri ne olacak? Bu süreçte belirsizlik hakim... Seçime iki aylık gibi bir süre var. Biliriz ki ekonomiler uzun vadeli belirsizlikleri sevmez ve hemen huysuzluk çıkarmaya başlar. Neyse ki süre kısa! En azından bu yönden şanslıyız diyebilirim. Peki seçim ne getirecek? Türkiye’nin yol haritası nasıl olacak?

Efendim, burada tek taraflı düşünmemek gerek. Öncelikli olarak Türkiye’nin nasıl bir yoldan geçtiğini belirtecek olursam; Türkiye, dünyada büyüme sıkıntısı olduğu dönemde dahi Çin gibi Hindistan gibi büyüme hikayesi yaratmaya çalışan bir ekonomiydi. Bu anlamda da kendine göre büyüme modeli çizdi. Dünyaya entegre bir model sergileyen Türkiye bundan sonraki süreçte, politik ve jeopolitik anlamda sorunlarını çözmüş, piyasaya güven ve istikrar verebilecek bir kadroyla ekonomi yönetimini oluşturursa bu dönemde dahi sermaye alabilir duruma geçer diye düşünmekteyim. Fakat bunun karşısında maalesef Türkiye’nin iki önemli kırılganlığı da mevcut. Bunlardan birisi yüksek enflasyon iken diğeri cari açık meselesidir. Burada asıl önemli olan konu ise seçim sonrasındaki süreç. Kadro değişebilir. Önemli olan seçim sonrası bir yada iki yıllık hikayeyi yaratabilmek. Bu hikaye iki veri açısından da geleceği açısından da önem arz ediyor. Cari açık meselesine karşı yapılan yapısal ve mali politikalar mevcut. Fakat kısa vadede çözüme kavuşması beklenemez değil mi? Uzun vadede birbiriyle uyumlu kadro gerekliliği kaçınılmaz burada. Şuanda var olan durumu incelediğimizde, kadro kendi içerisinde anlaşmazlık yaşıyor. Seçim sonrası iki ihtimal mevcut. Bunlardan ilki, Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığı yani olan düzenin resmi sürece kavuşması. İkincisi ise yeni bir isim. Sonuç olarak bu iki senaryoda da kadronun uyumu kaçınılmaz. Erdoğan da seçilse veya yeni bir isim de gelse bir kadro arayışı mevcut olacak gibi görünüyor. İşte burada yeni kadroyla birlikte yüzde 6’lara ulaşan cari açık meselesi çözümü ve enflasyon sorunu el atılacak konular olarak duruyor. Seçim sürecine giderken ise TCMB’nin gerçekleştirdiği faiz artırımı ekonomide sinyalini vermiş ve seçime kadar olan süreçte olumlu anlamda yansıma yaratmıştır bile. Bunun yanında seçime giderken kısa vadeli sonuçlar alınabilecek bir yol vardır ki; vergi indirimleri... Bu yolda ÖTV, KDV indirimleri görülebilir. Nitekim de piyasayı rahatlatacak lokomotif önlemlerin alınması konuşulmaya başlandı bile. Konut, mobilya ve ilaçta düzenlemeler var. Süreç işlemeye devam ediyor. İzleyelim ve görelim. Haftaya görüşmek dileğiyle. Sevgiyle ve güvenle kalın.

Bu haber 129 defa okunmuştur

:

:

:

: