Üniversite sektörü gelişirken, KKTC geriliyor

Üretim, ekonomik bir faaliyet olarak görülebilir.
Üretim, ekonomik bir faaliyet olarak görülebilir.

Fakat ekonomik etkisi yanında, bireyden başlayarak, ülkelerin kendi özgüvenini ve gerçek anlamda ayakları üzerinde durmasını sağlar.

Bunun için elbette plan, program, sistem, iletişim ve işbirliği gereklidir.

'Üniversitelerin KKTC'ye katkısı nedir? ' diye bir soru sorsanız, bu sorunun ilk cevabı, ekonomik değerlerle, yani ülkeye, ülke ekonomisine kattıkları maddi girdilerle gelir.

Böyle olunca, üniversiteler birer işletme, öğrencilerde müşteri durumundadır.

Anlayış böyle olursa, eğitimi nereye koyacağız?

Hem eğitim, hem gelen öğrenci, yani insan profili, hem de ülkeye kaliteli katkı sağlamayı başarmak gerek.

KKTC bir üniversite ülkesi olacaksa, ya da olduğu iddia ediliyorsa, bunun etkisi sadece ekonomik mi olmalıdır?

Üniversitelerin bulundukları şehirlere, KKTC gibi küçük, neredeyse bütünü bir şehir olan ülkeye, sosyal yönden katkıları hiç konuşulmuyor.

Bu konu bir tabu gibi gizleniyor.

Oysa konu sadece para değil, sadece para kısmını konuşursanız, bu eğitimden, ilimden, bilimden çıkar, sadece ticarete döner.

Ve birileri çıkar bunu yüzünüze vurur, içlenirsiniz, ağrınıza gider.

'Üniversiteler ülkelerin aynasıdır. Ülkemizdeki üniversitelerde yetişen insanlar ülkenin entelektüel, sosyal ve ekonomik gelişimine katkıda bulunurlar.

Bilim ve teknolojideki gelişmeleri gerçekleştirerek çağdaş ülke düzeyine gelmemize yardımcı olurlar.'

Aynı zamanda üniversiteler, bulundukları ülke ve şehirlerin kültürel anlamda elçisidirler.

Bir yerde turizm sektörüne destek verirler.

Başka ülkelerde, özellikle siyasal iktidarların, en korktukları, çekindikleri, değiştirmek, kontrol etmek için ilk müdahale ettikleri yerler üniversitelerdir.

Çünkü üniversiteler, ilk itiraz, ilk muhalefet, ilk karşı çıkış ve eleştiri merkezleridirler.

Daha doğrusu olması gereken budur.

Bizim ülkemizde, üniversitelerin bu yönde eksiklik içinde olduğu açık.

Ülkenin her sorununu sahiplenip, eleştirmeliler, çözüm üretmeliler.

Üniversiteler, ilimin, bilimin, çağdaşlığın, demokrasinin yeşerdiği, aydın insanların yetiştiği yerlerdir.

Gerçekçi düşünen, mantıklı, hızlı, geniş ufuklu, yaratıcı nesiller yetiştirirler.

Bu ülkede, hemen her büyük şehirde üniversiteler varken neden
ülkedeki sistem, mekanizma içinden çıkılmaz durumda?

Ülke olarak üniversitelerden, bilim insanlarından, okuyan, gelişen, beyin gücü ile üreten insanlardan ne kadar yararlanıyoruz?

Kurumları, siyaseti, kamusal hizmetleri, bu kadar geri kalmış bu ülkenin, elindeki bu imkânı kullanamaması anlaşılır değil.

Üniversite sektörü gelişirken, ülkenin geriye gitmesi açıklanabilir bir durum değil.

Hala daha devletin, kurumların, günlük işler için internet kolaylığını kullanamaması tek kelime ile 'çağdışılık'.

Üstelik çağdaşlıkla eş anlamlı üniversite sektörü gelişirken, büyürken her gün için de talep artışı varken.

Ya bu gelişme anlattığım yönde bir gelişme değil, ya da ortada büyük bir iletişimsizlik, kopukluk ve işbirliği anlamında ciddi eksiklikler var.

Bu ülke nereden, nerelere geldi, yarını, geleceği aydın insanlar getirecek.

Her anlamda, her konuda, her alanda ciddi bir seviye düşüşü var.

Bunlar ancak yetişmiş, aydın insan gücüyle değişebilir.

Bunun en kolay yolu, üniversite sektörünü ülkenin gelişimi ile paralel noktaya getirmektir.

Bu başarılsa, emin olun ki herkesin işi kolaylaşacak.


Bu haber 394 defa okunmuştur

:

:

:

: