Saklambaç oynuyorlar…

Saklambaç, çocukluk yıllarımızın en güzel oyunuydu. Çocukluk yıllarında oynamak güzeldi ama ya şimdi…
Saklambaç, çocukluk yıllarımızın en güzel oyunuydu. Çocukluk yıllarında oynamak güzeldi ama ya şimdi…
Hele hele siyasette, diplomaside saklambaç oyunu çok daha tuhaf kaçıyor.
AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu dün Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis’i Guterres Çerçevesi ile saklambaç oynamaktan vazgeçmeye çağırdı.
Açık açık, “müzakerelerin yeniden başlamasını istiyorsan bunu, BM Genel Sekreteri’nin tavsiye ettiği şekilde yapmaya hazır olduğunu açık ve net söyle” diye uyardı.
Bir başka ifadeyle “gizlenme, saklanma, niyetini açıkça söyle” diyordu Kiprianu.
Zaten yarım asra ulaşan müzakere maratonu bu saklambaç oyunuyla kaybedilmedi mi?
İşte Halkın Partisi de dün bir başka ifadeyle bu saklambaç oyununa vurgu yaparken, Rumların zihniyetinin değişmesi gerektiğini ifade ediyordu.
Akıncı’nın yaptığı Guterres belgesi çıkışını eleştiren Halkın Partisi, bu yaklaşımın bizi müzakere masasına yarım asır daha mahkum edeceğini söylüyordu.
Çünkü Rum lideri o saklambaç oyununda bulup sobelemek sanıldığı kadar kolay olmayabilir.
Nitekim Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy’un, Rumların zihniyet değiştirme ihtimalinin son derece düşük olduğundan, sadece Ada’daki mevcut gerçekleri temel alan bir çözümle başarıya ulaşma ihtimali görüldüğü açıklaması da bu gerçeğinin ifade edilmesidir aslında.
Her ne kadar Rum basını bu açıklamayı “sözü Ankara aldı” şeklinde yorumlasa da bu sözler tamamen yalın bir gerçeği gözlerimizin içine sokulmasından başka bir şey değildir.
Aslında bu açıklama Cumhurbaşkanı Akıncı ile Ankara arasındaki fikir ayrılığını da ortaya koyuyor.
Akıncı’nın bu çıkışı seçime giden Türkiye’de de siyasete malzeme yapıldı. İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in AK Parti iktidarını, Kıbrıs’ı Rumlarla vermekle suçlaması bunun en son örneği oldu.
Bu tartışmalar bize Ankara’nın da 24 Haziran’da seçime giderken Akıncı’nın çıkışından rahatsız olduğunu gösteriyor.
Her ne kadar Sayın Akıncı “Ben bir tek Kıbrıs Türkü’nün çıkarına bakarım” dese de uluslararası diplomaside o işler öyle yürümüyor.
Türkiye’nin fikri alınmadan yapılan bu tür çıkışlar, Kıbrıs meselesinde yol almamamıza değil, olsa olsa sorunun daha da kilitlenmesine yol açar. Bunu aslında hepimiz biliyoruz. Ama nedense bilmezden geliyoruz.


Bu haber 133 defa okunmuştur

:

:

:

: