Kıbrıs meselesinde yönümüzü nasıl buluruz?

ÜÇÜNCÜ Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Türkiye'nin Kıbrıs'tan çıkarılması için yoğun çaba sürdürüldüğünü belirterek, 'Güçlü bir Türkiye istemeyenler, KKTC düşmanları, Türkiye’nin Kıbrıs’tan çıkması ile avantaj sağlayabilecekleri hesabı içinde' dedi.
ÜÇÜNCÜ Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Türkiye'nin Kıbrıs'tan çıkarılması için yoğun çaba sürdürüldüğünü belirterek, 'Güçlü bir Türkiye istemeyenler, KKTC düşmanları, Türkiye’nin Kıbrıs’tan çıkması ile avantaj sağlayabilecekleri hesabı içinde' dedi.
Eroğlu, “Türkiye’ye karşı bir oyun içinde olunduğunu” söylerken, “Kimse hayal kurmasın öyle bir şey olmayacak. Sağduyulu Kıbrıs Türkü buna izin vermez, verip de kendi güvenliğini, geleceğini tehlikeye atmaz” şeklinde konuştu.
Ancak o oyunu kimin oynadığına ilişkin isim telaffuz etmedi. Şurası hiç unutulmasın ki evdeki hesap her zaman çarşıya uymaz. Kıbrıs üzerinde yapılan hesapların da Sayın Eroğlu’nun söylediği gibi tutmayacağı çok açıktır.
Eroğlu, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın “Guterres belgesi” konusundaki önerisini de “yanlış, zamansız ve zarar verici” olarak değerlendirdi.
“Sayın Akıncı Rumların bu oyununa gelmemeliydi Kimse kalkıp dönüşümlü başkanlığın alınması ile garantilerin sona ermesini aynı değerde göstermeye çalışmasın” diyen Eroğlu, Türkiye’ye karşı oyun oynayan merkezin de adresini gösterdi:
Uluslararası güçler…
Çünkü konuşmasının bir bölümünde 'Ortadoğu’daki gelişmeler, Suriye’de yaşananlar, Mısır, İsrail, Yunanistan ve Rum kesimi arasında doğal gaz konusunda imzalanan anlaşmalara bakıldığında birilerinin Türkiye’ye karşı bir oyun içinde olduğu kesindir' diyerek, uluslararası arenada kurulmak istenen tezgah ve bu tezgaha gelen siyasetçilerden yakındı Sayın Eroğlu.
Hemen aynı günCumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu da Eroğlu’nun açıklamalarına cevap verircesine yaptığı açıklamada, Akıncı’nın Kıbrıs’ta karşılıklı kabul edilebilir bir çözümün tüm ilgili tarafların yararına olacağı bilinciyle hareket ettiğini söyledi.
“Bu şekilde Doğu Akdeniz gerginlik değil işbirliği alanına dönüşür, Türk-Yunan ve Türkiye-AB ilişkileri açısından da olumlu olur” dedi.
Bir başta ifadeyle Burcu, çözüm Türkiye’nin de işine geliyor demeye getirdi.
Ancak tartışmanın düzlemi anavatanda böyle yürümüyor,
Nitekim dün TBMM’de söz alan CHP Antalya Milletvekili Niyazi Kara’nın sözleri bu polemiği daha da alevlendirecek türden.
CHP’li vekil, “Cumhurbaşkanı Akıncı’nın Guterres çerçevesini benimseyebilecekleri yönündeki açıklamasına iktidar cephesi neden tatmin edici bir yanıt vermiyor” diye sordu.
Her ne kadar Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin seçim manifestosunda “Milli davamız Kıbrıs meselesi konusunda hassasız” dese de, Türkiye’de muhalefet, Akıncı’nın çıkışı nedeniyle iktidara yüklenmeye devam edecek.
Dolayısıyla Akıncı’nın çıkışı bu anlamda Ankara’da ciddi rahatsızlık yarattı desek yanlış olmaz. Akıncı her ne kadar “Ben bir tek Kıbrıs Türkü’nün çıkarına bakarım” dese de kazın ayağı öyle değil.
Kıbrıs meselesi ne Türkiye, ne de Yunanistan olmadan çözüme kavuşturulamaz. Bakmayın siz Yunanistan’ın şimdi sesinin çıkmadığına. Atina’nın sözcülüğü AB yaptığı için Yunanistan cephesi çok önde görünmek istemiyor.
Peki bizim sözcümüz kim olacak?
Bizim tezlerimizi güçlü bir şekilde savunmak için Brüksel mi yanımızda olur? Yoksa Ankara mı?
Ya da “biz tek başımıza yeteriz mi” diyorsunuz?
Bu sorulara samimiyetle vereceğiniz cevap, Kıbrıs meselesinde nasıl yürümeniz gerektiğine ilişkin size yön gösterecektir.
Bu haber 188 defa okunmuştur

:

:

:

: