9 ay önce mi doğruydunuz, şimdi mi Sayın Denktaş?

Bakanlar Kurulu dün yedi saat süren toplantının ardından aylardır konuşulan vatandaşlıklarla ilgili kararını açıkladı.

Bakanlar Kurulu dün yedi saat süren toplantının ardından aylardır konuşulan vatandaşlıklarla ilgili kararını açıkladı. UBP-DP hükümeti döneminde verilen istisnai vatandaşlıktan bin 200 tanesinin incelendiğini belirten Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, bunlardan 175’inin hukuka aykırı olduğunu tespit ettiklerini söyledi.175 vatandaşlık geri alındı.

Özersay’ın anlatımına göre, bu 175 kişiye 90 gün süreyle muhaceret izinli sayılacak. Bu sürede KKTC’de çalışma veya iş kurma başvurusu yapmalarına olanak sağlanacak.

Ada TV’de dün konuğum olan CTP Milletvekili Armağan Candan, istisnai vatandaşlıklarla ilgili 2 bin kişinin inceleme altında olduğunu, bin 200 kişi hakkında incelemenin sona ererken, 800 kişiyle ilgili işlemlerin de devam ettiğini söyledi.
Dolayısıyla geride kalan 800 kişinin incelemesi sonunda yeni iptal kararları da çıkabilir.

Akıl alır gibi değil. Her fırsatta “biz devletiz, kendi kararlarımız var, Kıbrıs Türk halkıyız” derken, nasıl olur da bir devlet olmanın en önemli şartının “devamlılık” olduğunu es geçeriz?

Peki ya herhangi bir iktidar değişikliğinde bu 175 kişiye yeniden vatandaşlık verilirse ne olacak? Bu ülkenin vatandaşlığı yaz boz tahtası mı, bir alınıp bir geri veriliyor? Bu işler nasıl bu kadar ucuz oluyor?

Bir Allah’ın kulu bu vatandaşlık meselesinin yasal bir çerçeveye oturtulması için kılını kıpırdatmayacak mı?

Çok değil sekiz, on ay önce vatandaşlık verilen kişilere bugün nasıl “sizin vatandaşlığınız yasadışı bir şekilde verilmiş, iptal ediyoruz” diyebiliyorsunuz?
Kızgınlığım iptal kararına değil, madem bu vatandaşlıklar yasadışı, neden geçen yıl bu insanların vatandaş olmasına onay verdiniz? Hadi CTP’yi, TDP’yi ve HP’yi bu eleştiriden muaf tutalım.

Peki Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, bu insanların vatandaş olması için attığı imza hakkında ne diyecek?

Daha doğrusu o gün bu insanları vatandaşlığa kabul ederken attığı imza mı doğruydu, yoksa bugün vatandaşlıkların iptali için attığı imza mı doğru?
Demokrat Parti, vatandaşlıklarla ilgili politikasını değiştirdiyse bunu da bir zahmet açıklamalı. Çünkü çok değil daha dokuz ay önce Sayın Serdar Denktaş’ın söylediği sözleri dün gibi hatırlıyoruz.

Ne demişti Sayın Denktaş verilen vatandaşlıklarla ilgili kendisini eleştiren o günün muhalefeti CTP, HP ve TDP’lilere, bir daha hatırlayalım.

“UBP-DP hükümeti döneminde 7 bin 200 vatandaşlık verildi. Bu sayı 27 bine çıkacaksa da çıkacak. Çünkü bu insanlara yıllardır verilmeyen hakları veriliyor. Kimseye vatandaşlık dağıtılmıyor. Gerekli tüm yasal süreçler titizlikle izleniyor. Ülkede hak kazanan insanlara bu hakkı veriyoruz…”
Sayın Denktaş’ın cümleleri aynen böyle.

Hatta hükümetin vatandaşlık politikasını eleştirenlere de o gün yine şöyle sesleniyor:
“Rum tarafı görüşmeler devam eder diye hayatını durdurmuyor ve devam ediyor. Türk tarafı hayatını durduracak, inkişaf yapmayacak, vatandaşlık vermeyecek, yeni yatırım yapmayacak, yeni ilişki kurmayacak. Niçin? Çünkü görüşmeler var, masa bozulur. Kusura bakmayın ama bu anlayışta olan bir siyasetçi değilim.”
Şimdi daha bir yılını doldurmayan bu açıklamaların ışığında 2020’de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de aday olacağını açıklayan Sayın Denktaş’a sormak lazım.

Bu açıklamaların hala altına imza atabiliyor musunuz? Yoksa merhum Demirel’in siyasi literatüre hediye ettiği o anlayışta olduğu gibi “Dün dündür, bugün bugündür” mü diyorsunuz?

Cevabınız, bu ülkenin geleceğinde söz sahibi olmayı hedefleyen bir lider de olmanız hasebiyle seçmen nezdinde dikkatle takip edilecektir. Aklınızda olsun…

Bu haber 293 defa okunmuştur

:

:

:

: