RMMO barışa mı hazırlanıyor, yoksa…

Kıbrıs’ta çözüm bu adada zengin müreffeh bir toplum olarak yaşamamız için hepimizin hayali. Fakat bu hayalin peşinde koşarken olup bitene gözlerimizi kapatırsak, yarın çok geç olabilir.
Kıbrıs’ta çözüm bu adada zengin müreffeh bir toplum olarak yaşamamız için hepimizin hayali. Fakat bu hayalin peşinde koşarken olup bitene gözlerimizi kapatırsak, yarın çok geç olabilir.
Bunu neden mi söylüyorum?
Güney’de son yıllarda yapılan askeri harcamalara göz attınız mı?
2015 yılında 3 bin paralı asker alan Rum Milli Muhafız Ordusu, 2016 yılında oldukça gelişmiş bir kıyı gözetleme sistemi kurdu.
Rum Milli Muhafız Ordusu’nun seferi personeli de son birkaç yıldır sürekli gelişim gösteriyor. Milis olarak adlandırılan bu güçler gerek atış talimleri olsun, gerek tatbikatlarla olsun o kadar zinde tutuluyor ki, insan içinden “Ne oluyoruz, bu ne hazırlık” demeden edemiyor.
Rum Yönetimi, bu kişilerden öyle eğitimli bir ordu yarattı ki, olası bir çatışma anında 60 bin kişiyi birkaç saat içinde silahlı ve organize bir şekilde çatışma bölgelerine sevk etme kabiliyetiyle övünüyor.
Zaten bu amaçla, evlerinde yeterli silah ve mühimmat bulunduran Rum Milli Muhafız Ordusu’nda askerlik hizmetini tamamlamış 60 bin adet ihtiyat askeri bulunduruyor.
Tüm bunlarla birlikte, yani paralı asker, sözleşmeli yeni alınan askerler ve milislerin yanında Güney’de yeni bir akım daha başladığını haber alıyoruz.
Tüm milisler eşlerine ve gönüllü bayanlara silahlı eğitim vermeye başladı.
Dolayısıyla 60 bin olan bu milis gücünü siz artık 100 bin sayın.
Peki bu hazırlık kime karşı yapılıyor.
Biz Bakanlar Kurulu’nda vicdani ret yasasıyla ilgili hazırlık yaparken, Güney’de yapılan hazırlıklar karşısında ne düşünüyorsunuz?
Emin olun bu hazırlıklar barış özlemiyle yanıp tutuşan bir devletin anlayışı olamaz.
Peki Güney’de bu gelişmeler yaşanırken, biz gündeme getirdiğimiz vicdani ret yasasıyla AB üyesi Rum yönetiminden daha mı demokratiğiz diye övüneceğiz.
Yoksa bize şehit kanıyla sulanarak bırakılan bu vatana sahip çıkmak için biraz daha duyarlı ve uyanık mı olmalıyız?
Cevabınız bu ülkenin gideceği istikameti de çok açık bir şekilde belirleyecek.
Ben Güney’de olduğu gibi çoluğu çocuğu kadını askeri eğitime alalım demiyorum. Ama hiç olmazsa askerlik görevini layıkıyla yapan gençleri bu onurlu görevden soğutmayalım.
Unutmayın vatan savunması şakaya gelmez. Bir gün hiç ummadığınız bir anda burun kıvırdığınız o askere ihtiyaç duyarsınız. Bizden söylemesi…

Bu haber 238 defa okunmuştur

:

:

:

: