Elma mı armut mu?

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 4 Parçalı 4'lü koalisyon hükümetinin 12-9-3-3 milletvekili destekli ve Sayın Tufan Erhürman Başkanlığındaki Bakanlar kuruluna sunulan, Halkçı Parti Başkanı Sayın Kudret Özersay 'ın partisi uhdesinde bulunan İç İşleri Bakanlığının önerisi ile , geçmiş hükümet döneminde Bakanlar kurulu kararı ile verilen ve ilk etapta 175 kişinin vatandaşlığını iptal ettiklerini, gerile gerile açıkladıklarını gördük.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 4 Parçalı 4'lü koalisyon hükümetinin 12-9-3-3 milletvekili destekli ve Sayın Tufan Erhürman Başkanlığındaki Bakanlar kuruluna sunulan, Halkçı Parti Başkanı Sayın Kudret Özersay 'ın partisi uhdesinde bulunan İç İşleri Bakanlığının önerisi ile , geçmiş hükümet döneminde Bakanlar kurulu kararı ile verilen ve ilk etapta 175 kişinin vatandaşlığını iptal ettiklerini, gerile gerile açıkladıklarını gördük. Bu kişiler ellerinde KKTC kimlik kartını taşıyan, erken genel seçimlerde vatandaşlık hakları çerçevesinde oy kullandıkları bir yana, uzun yıllar ülkemizde yaşayan, çalışan, öğretmenlik mesleği gibi birçok meslek dallarında görev icra eden, ülkemizde ev sahibi olan, çocuklarını üniversitede okutan, iş yeri açan, çoğu Türkiye'den gelip ülkemiz nüfusuna değer katan kendi insanımız, kardeşlerimizdir. Kendilerine ait arkalarından verilen bir kararla listelerin, basına yansıyan halinde isimlerini, görenler olmuşlardır. Böyle bir karara bir nevi siyasi intikam hırsı ile imza atıp onları vatandaşlıktan çıkarıp zor durumda bırakanlar oy birliğiyle alınan bu kararlarının vebalini siyasi yaşamlarında günah olarak taşıyacak olanlardır. Bu kişileri 'Yüksek İdare Mahkemesi' koridorlarına taşıtacak olanların kamu oyu nezdinde affı olamaz. Olmamalıdır. Belkide bu karar sonrası Başbakan kendine bağlı kurumu DPÖ toplantısını gerekçe göstererek Cuma günkü basın toplantısını basının sorularına muhatap olmaması için ertelemiştir. Başbakanlık gündemi günü birlik kararlar ile mesnetsiz gerekçeler ile gündeminde değişiklik yapılacak bir makam değildir. Tecrübesizliğin makamı ise hiç değildir. KKTC Anayasası gereği vatandaş olan her kişi anayasal güvence altında olup onlara eşitlik ilkesi ile karşılık vermek yürütmenin başlıca görevidir. Yürütmede bizden evvelkiler yaptı biz bozarız anlayışı hele de atandaşlıklar üzerinden yürütülürse bunun izahı yoktur bu bir nevi tacizdir, bir nevi işkencedir. Geçmiş dönem hükümetlerin vatandaşlık konusundaki uygulamalarına bakarken elbette verilen vatandaşlıklarda dikkat çeken isimler vardır. KKTC Bakanlar kurulunun aldığı ve resmî gazetede ilanı gerçekleştiği haberi o yılların gazetelerinde haber nitelikli paylaşılan haberlerdi ve 20 Temmuz 1974 Barış ve Özgürlük Bayramı etkinliklerine katılan İtalyan Parlemontosu Radikal parti üyesi ve eski AP üyesi Mavrizio Turco ile İtalyan uyruklu Marco Petduca 'ya 21 Temmuzdaki vatandaşlık müracaatları sonucunda kendilerine 2007 CTP hükümeti kararıyla KKTC vatandaşlığı verilmiş olduğu kaynaklarda yazandır. Şöyle ki basına düşen haberlerde iki İtalyan 'nın 'Yurttaşlık Yasası' uyarınca herhangi bir koşul aranmaksızın KKTC vatandaşı oldukları da haberlerde var olandır. İtalyan uyruklu KKTC vatandaşlarımız ise vatandaşlık isteklerini ve aldıkları vatandaşlıklar ile Avrupa Birliği'nin adadaki taraflardan sadece birinin görüşü desteklediği için ve Kıbrıs'lı Türklere verdiği sözlerle dayanışma içine girmeye alışkın olmadıklarını göstermek için KKTC vatandaşlığına başvurma kararı aldıklarını o günlerde açıklamışlardı.Şimdi nerelerdedirler bilmeyiz. Maksatı, önemli olan bir vatandaşlık verilmesinin siyasi getirisine hiç bir zaman sözümüz olamaz ancak konu Bakanlar Kurulunun yurttaşlık yasasına göre vatandaşlık verme hakkı çerçevesinde böylesine hakkın verilmiş olmasının mümkün olduğudur. Dolayısı ile 'Yurttaşlık Yasasına' bundan sonraki kriterlerin yasal değişiklikleri getirip yasallaştırmadan bu insanlarımıza vatandaşlıklarını iptal ettik, karar verdik demenin onur zedeleyici halini tamir etmek için bu kararın derhal iptal edilmesi gerekliliği kanaatine atfen bakan kurulu kararının durdurulması gerekmektedir. Bu kişiler vatandaşlık mağduriyetleri için biz vatan hainliği mi yaptık da kimliklerimiz elimizden alınıyor, sorusunu yoğun şekilde dile getirmektedirler. Soruya cevap 4'lü hükümetin 4 partisi de çıkıp, uzun uzun laf etmeden, karşısındakilerini laf kalabalığına sokmadan cevap vermeleridir. Bu cevap ise Meclis kürsüsünden iktidar mensuplarının, elma ile armutları bir tutamazsınız cevabı ,asla olmamalıdır!

Bu haber 584 defa okunmuştur

:

:

:

: