Türkiye ödevini yaptı hükümeti bekliyor

Sağlıktaki sorunlar, gelen her hükümet için bitmeyen sancı gibi. Bu sancının başında da ne yazık ki sağlık hizmeti veren hastanelerimizin yetersizliği geliyor.
Sağlıktaki sorunlar, gelen her hükümet için bitmeyen sancı gibi. Bu sancının başında da ne yazık ki sağlık hizmeti veren hastanelerimizin yetersizliği geliyor.
Yıllardır yapılması beklenen, hatta UBP döneminde geçtiğimiz nisan ayında temeli atılacağı açıklanan şehir hastanesinden ise hala ses seda yok.
Ada TV’de ağırladığım eski Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu’na yapımı yılan hikayesine dönen hastane inşaatlarını sordum.
Sucuoğlu, “Türkiye ödevini yaptı. 2 ay önce protokol gönderildi. Fakat yetkililer hala sessizliğini koruyor. Dün akşam edindiğim bilgilere göre, buradan yani hükümetten bir cevap bekleniyor” diye yanıt verdi.
Sağlık alanında yapılacak yatırımlarla ilgili protokolün sadece Nalbantoğlu yerine yapılacak şehir hastanesini kapsamadığını belirten Sucuoğlu, şunları söyledi:
“Bu hastaneye ilave olarak Karpaz Hastanesi, Cengiz Topel Hastanesi, Güzelyurt 2. Etap, Pamuklu’daki hastane, AMATEM, bir devlet laboratuvarı ve Girne’ye de yeni bir hastane de yapılacaktı. Bu yatırımlarla ilgili protokol 2 ay önce hükümete gönderildi. Dolayısıyla şu anda Türkiye Cumhuriyeti beklemede. Bunlar hiçbir şekilde bir mali külfet oluşturmayacak. ‘Nasıl isterseniz öyle olacak. İç donanımı da sağlanacak’ diye Türkiye garanti verdi.”
Bu hastanelerin hepsinin 2 yıl, bilemedin 2.5 yıl içinde bitirileceğine ilişkin söz verildiğini anlatan Sucuoğlu, tıkanıklığın KKTC hükümetinde olduğunu ifade etti.
Bu teklif nasıl bekletilir, çekinceler nedir?
Elbette Sağlık Bakanı Filiz Besim bunları yanıtlayacaktır. Ama gerçek olan şudur. Sağlık sistemindeki sorunların beklemeye tahammülü kalmamıştır.
Sağlık Bakanı Filiz Besim’in sorunları siyaset üstünde tutan anlayışına büyük saygı duymakla birlikte, özellikle Türkiye’nin gönderdiği protokole bir yanıt vermemenin hiçbir geçerli izahı olamaz.
Biz bu bürokrasinin çarkında dolaşırken, sağlık sistemindeki kaos nedeniyle hastanelerde çile çeken vatandaşa bunu izah edemezsiniz.
Bir an önce Türkiye’ye gereken cevap verilmeli, sağlıktaki dev inşaatların temeli atılmalıdır.
Artık kimsenin beklemeye tahammülü kalmadı.
Sağlık sistemindeki bu keşmekeşin içinde bir de muayene ücretlerine yüzde 50 zam yapıldığına dikkat çeken Faiz Sucuoğlu, şöyle dedi:
“Elektriğe zam yapıldı, bütçe dediler. Akaryakıta zam yapıldı bütçe dediler. Biri bana muayene ücretlerine yapılan yüzde 50 zammın gerekçesini anlatsın. Herhalde onun nedeni de bütçe değil. Bunu Maliye Bakanı ve Ekonomi Bakanı’na da sordum. Tabipler Birliği’nin talebi olduğu ifade edildi. Ancak Tabipler Birliği bana da gelmişti. Fakat ben erteledim. Şu anda muayene ücretleri minimum 150, maksimim 225 oldu. Bu zamma, bu ekonomik yangının içinde ne gerek vardı. Bekleyin bu yangın biraz sönsün. Öyle yapardınız muayene ücretlerine artışı. Bu artış, üzerine kimse özel doktora gidemeyecek. İnsanlar hastanelere akın edecek. Yoğunluk daha da artacak.”
Evet birileri yangından mal kaçırır gibi muayene ücretlerine yüzde 50 zam isterken, hükümetin de bunu bir çırpıda onaylamasının hiçbir mantıklı izahı olamaz.
Çok açık söylüyorum. Yüzde 50 zam, dar gelirli hastaya “doktora gitme, öl” demektir. Bunun başka izahı olamaz.
Bu haber 1230 defa okunmuştur

:

:

:

: