Anastasiadis böyle iyi pozisyonunu koruyor..

Bundan bir müddet önce Kıbrıslı Türk Lider Mustafa Akıncı'nın siyasi eşitliğin de yer aldığı, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in adını taşıyan 'Guterres çerçeve belgesini stratejik belge kabul edelim' önerisine Kıbrıslı Rum Lider Nikos Anastasiadis’ten net bir yanıt gelmemesi aslında Rum liderin sürecin devamından yana bir yaklaşım içinde olması konusunda ip uçları veriyordu ama yine de iyi bir ihtimal olasılığı var mı diye bir beklenti doğdu bu yönde..
Bundan bir müddet önce Kıbrıslı Türk Lider Mustafa Akıncı'nın siyasi eşitliğin de yer aldığı, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in adını taşıyan 'Guterres çerçeve belgesini stratejik belge kabul edelim' önerisine Kıbrıslı Rum Lider Nikos Anastasiadis’ten net bir yanıt gelmemesi aslında Rum liderin sürecin devamından yana bir yaklaşım içinde olması konusunda ip uçları veriyordu ama yine de iyi bir ihtimal olasılığı var mı diye bir beklenti doğdu bu yönde..
Önce ki gün ise Rum lider bunu iyice ayyuka çıkardı, ve kendisine sorulan bir sorun üzerine dedi ki ; “bu belgeyi, yani “Guterres” belgesini stratejik anlaşma olarak kabul edip imzalamam.”
Anastasiadis bunun yerine . Crans Montana’da kalınan yerden müzakereye devam etmeye hazır olduğunu belirtti. Bunun içinde BM’nin buna dair yani yeni bir konferans için iyi bir ön hazırlık yapması gerektiğine dikkat çekti. Anastasiadis kendisine sorulan bir başka soruya karşılık olarak da Kıbrıs sorununda nereye gidildiğinin ortaya çıkması için diyaloğa devam edilmesinde ısrarlı olduğunu söyledi.Bunun için de Türkiye’nin 24 Haziran seçimlerinden sonra ki tavrının ne olacağını bekleyip görmekten bahsetti.
Ve özetle, Rum Lider Nikos Anastasiadis nezdinde çoğunlukla Rumlar , yarım asırdır devam eden bu sorunun temel kavramı olan siyasi eşitliğe dayalı bir çözüme sıcak bakmıyorlar.
Bunu da zaten her fırsatta süreci sabote ederek, ya da sulandırarak gösteriyor Sayın Anastasiadis.
Lakin belli ki Sayın Anastasiades oldukça, bu süreçte ilerleme kaydetmek çok kolay olmayacak.Oysa Guterres belgesi çok netti. Ve bu belgenin altına imza koymuştu Rum Lider Nikos Anastasiadis de..
Hatta tereddütte yer vermeyecek kadar da belirgindi her şey..
Fakat öyle anlaşılıyor ki; eşit vatandaşa evet ama eşit toplum konusunda gönüllü değil Rum tarafı.
Paylaşmak istemiyor Ada üzerindeki siyasi tahakkümünü..
Çözüm istemiyorum böyle iyi de diyemiyor bir taraftan..
Dolayısıyla mevcut durumu sürdürmek eğilimine giriyor.
Yani statüko dediğimiz mevcut düzeni korumak bütün gayretleri.
Hoş az biraz Kuzey’de de böyle bir çaba yok dersem yanıltıcı olur.
Zira tam olmasa bile Kuzey’de de benzeri bir yaklaşımın var olduğunu olduğunu biliyoruz.
Tabi bu arada Akdeniz kaynıyor, sıkıntı her geçen gün kendini daha çok hissettiriyor. Kıbrıs Cumhuriyeti öyle veyahut böyle enerji meselesinden mütevellit Akdeniz’de önemli bir konuma geldi ve bundan dolayı elini güçlü tutmaya çalışıyor.. Lakin Kıbrıs’ta devam eden sorun elindeki bu gücü yeteri derecede kullanmasına mani oluyor. Ve bunun da farkında olmasına rağmen kuyruğu dik tutmayı sürdürüyor Rum tarafı.
Oysa bilinen gerçek Ada’da kalıcı bir çözüme ulaşılamazsa, ki ulaşılamıyor, o gazın hayat bulması pek de olası görünmüyor..
Ha tabi ki Kıbrıs sorunu denizlerimizdeki gazın etrafında başlamadı.
Lakin süreç mevcut açmazlara gazı da müdahil etti.
Ve şimdi Kıbrıs sorununun bir ucunda da gaz olayı vardır.
Yani yarım asırdır çözülemeyen soruna bir yenisinin daha eklendiğini hepimiz görebiliyoruz..
Sayın Anastasiadis’in Kıbrıslı Rumlar nezdinde bu durumu idrak etmediğini açıkçası düşünmüyorum.
Lakin idrak edemediği çok önemli bir mevzu vardır ki, bugün Kıbrıs’ın bölünmüşlüğüne çanak tutup Kıbrıslı Türkleri azınlık olarak görerek yönetimini ve diğer paydaşlarını bölüşmek istemediği bu coğrafyayı yarın 80 milyon Türkiye ile paylaşmak zorunda kalacak..
Ve bu kesinlikle bir abartı değildir..
Ki bunun abartı olmadığını da Güney Kıbrıs’tan her kim olursa olsun şöyle bir kafasını kaldırıp Kuzey’e baktığında çok daha iyi görecek.
Bu haber 95 defa okunmuştur

:

:

:

: