İptal edilen vatandaşlıklar yargıdan dönerse ne olacak?

Hükümet bin 200 istisnai vatandaşlıktan 175 tanesini iptal etti etmesine ama bu konuda kamuoyu vicdani tatmin edilebildi mi?
Hükümet bin 200 istisnai vatandaşlıktan 175 tanesini iptal etti etmesine ama bu konuda kamuoyu vicdani tatmin edilebildi mi?
Buna olumlu yanıt verilebileceğini sanmıyorum.
Dörtlü koalisyon hükümeti vatandaşlığını iptal ettiği isimlerden bazıları ile ilgili kararını geri alsa da, büyük çoğunluğu hakkında işlem geçtiğimiz günlerde yürürlüğe kondu.
Şimdi bu kişiler tek tek haklarını mahkemede aramaya başlıyor.
İlk dava bugün görülecek.
Yüksek İdare Mahkemesi'ndeki davada ortaya çıkacak sonucun tüm iptalleri de etkileyebileceği belirtiliyor.
Zira bu davanın sonucu diğer başvurular için de emsal teşkil edebilir.
Medyada çıkan haberlere göre, müvekkilleri adına hareket eden avukatlar, içişleri Bakanlığı'ndan vatandaşlıktan iptallerle ilgili gerekçeleri içeren belge elde etmekte zorlanıyor.
Zaten bu iptallerle ilgili kamuoyuna da yeterince tatmin edici bir açıklama yapılmadı.
'Tüm istisnai vatandaşlıkları iptal edeceğiz' vaadi ile iktidara gelen hükümetin, bula bula 175 kişi bulması da, seçim öncesi koparılan fırtınanın sorgulanmasına yol açıyor.
İnsan 'bunca laf, tepki 175 kişi içinmiydi' diye sormadan da edemiyor.
Kaldı ki bu 175 kişi arasından yargı yoluyla vatandaşlığını geri alan olursa bu durumun hükümeti çok zorda bırakacağı da ortadadır.
Hangi hükümet olursa olsun devlette devamlılığın esas olduğu kuralı bir kenara bırakılırsa, yani bir hükümet döneminde verilen bir sonraki hükümet döneminde geri alınırsa biz kime güveneceğiz?
Ortama hükümet ömrü 1-1,5 yıl arasında değişen iktidarların bundan böyle ciddiyeti, güvenirliliği kalır mı?
Üstelik dörtlü koalisyon hükümetinde yer alan DP Genel Başkanı Serdar Denktaş'ın, daha önceki ortaklığında attığı imzaları bu kadar kolay unutması anlaşılabilir mi?
Sayın Serdar Denktaş'ın, bu iptal edilen 175 vatandaşlıkla ilgili tek kelime açıklama yapmamasını düşündürücü buluyorum.
Bugün başlayan dava sürecinde eğer bu 175 kişi arasında yargı yoluyla vatandaşlığı geri alan ve hükümetin bu kararı nedeniyle zarara uğradığını iddia eden olursa, olası tazminat davalarında faturayı kim ödeyecek?
Aslında hükümet daha en başında iddia ettiği gibi tüm istisnai vatandaşlıkları iptal etse, bu mücadeleyi daha haklı bir zeminde sürdürebilirdi.
Oysa şimdi anlaşılıyor ki gerçekten bu istisnai vatandaşlıkların büyük çoğunluğu 'haklı gerekçelerle' verilmiş.
Bu bizzat Bakanlar Kurulu kararıyla da tescillendi.
Öyleyse neden 7 Ocak öncesi onca gürültü koparıldı?
Tüm bu noktalar, koalisyonun dört partisine oy atmış vatandaşlarca da sorgulanıyor. Böyle biline...

Bu haber 595 defa okunmuştur
  • Aynı hikaye Evren Coşkun - 04.06.2018 İptal edilen vatandaşlıklara ek olarak dağıtılan kırsal kesim arazilerinde de aynı durum söz konusu, hiç bir açıklama yapılmıyor, hiçbir bilgi verilmiyor. Arsa ücretlerini yatırmak isteyen vatandaşlara cevap verme ihtiyacında bile bulunmuyor sorumlu bakanlık.

:

:

:

: