Eğitim adası boş lafla olmaz

Orta öğretimde bugün 24 bine yakın öğrenci karne alıyor. Bu yıl ortaokullardan 3 bin 663, liselerden 2 bin 905 öğrenci mezun olacak. Meslek liselerinden mezun olacak öğrenci sayısı ise 731.
Orta öğretimde bugün 24 bine yakın öğrenci karne alıyor. Bu yıl ortaokullardan 3 bin 663, liselerden 2 bin 905 öğrenci mezun olacak. Meslek liselerinden mezun olacak öğrenci sayısı ise 731.
Liselerden mezun olanlar büyük umutlarla yüksek öğretim yolculuğuna çıkacaklar.
Ama o yolun sonunda mezun olanlar için de ne yazık ki tatmin edici olanaklar sunamıyor ülkemiz.
Hemen hemen her siyasinin “bu işte bir yanlış var” diyerek şikayet etmesine rağmen, onlarca üniversite mezunumuz varken, bir elektrik panosunu tamir edecek eğitimli iş insanı bulamıyoruz.
Her fırsatta mesleki eğitimin öneminden dem vuran siyasiler, ne hikmetse bu dönüşümü bir türlü gerçekleştiremiyorlar.
Milli Eğitim Bakanı Cemal Özyiğit, eğitimdeki hedeflerini ortaya koyarken, “Lefkoşa’ya mesleki teknik öğretim kampusu yapılacak. Sonraki hedef benzerini ilçelere de yapmak” dedi.
Mesleki eğitime verilen ya da verileceği söylenen önemin işareti olarak temenni ettiğimiz bu sözler, umarım eğitimde yeni bir modelin başlangıcı olur.
Çünkü onca üniversite mezununa rağmen işsiz sayısının da ayrı oranda artması, nitelikli işgücüne ilişkin bizim önemli bir sorgulamadan geçmemizi gerektiriyor.
Nitekim yüksek öğrenim sistemimizle ilgili çok temel bazı sorgulamalar bu anlamda yavaş da olsa yapılmaya başlandı.
Milli Eğitim Bakan Cemal Özyiğit’in “Türkiye’den öğrenciler buraya YÖK’ün de kontrolünde ÖSYM ile geliyor. Bizim ülkemiz öğrencileri için kriter ne?” sorusunu ciddi ciddi düşünmeliyiz.
Nitekim Bakan Özyiğit’in “Bu yıl da her üniversite kendine göre sınav yaptı ama gelecek yıl böyle olmayacak” çıkışını da bu yüzden haklı buluyorum. Türkiye’deki ÖSYM benzeri bir ölçe değerlendirme kurumunun bu adada kurulması vakti geldi de geçiyor bile.
Neden mi?
Ülkemizde yapılan üniversite sınavlarda dışarıda kalan var mı? Yok.
Sayın Bakan’ın da dediği gibi herkes bir yere yerleşiyor. Bu doğru mu?
Sayın Özyiğit, “Puan ne olursa olsun bir yere yerleşmek doğru değil. Bizim belirli bir seviye belirlememiz gerek” uyarısı ışığında artık yüksek öğretim sisteminde yeni bir modele geçmemiz gerektiğini düşünüyorum. Unutmayın, kaliteli eğitim, ancak kaliteli ve belirli bir seviyeyi tutturabilmiş öğrenci ile mümkün olabilir.
Her fırsatta eğitim adası, üniversite adası olmak iddiasıyla yola çıktığını açıklayan KKTC yönetimleri, bu sözün içini doldurmak için gerekli sistemi kurmalılar. Lafla peynir ekmek gemisi yürümez. Bunu unutmayalım.
Yoksa üniversitelerimiz tabela üniversiteleri, öğrencilerimiz de işsizler ordusunun yeni neferleri olmaktan kurtulamaz.
Bu böyle biline.
Bu haber 191 defa okunmuştur

:

:

:

: