Bruno öğretisiyle gelen yardım

Haziran 2013 yılında, yaşadığım bir durumdu. Marketler sırf satışlarını yükseltebilmek için zaman zaman belli bir miktarın üstünde alışveriş yaptığınızda size bir piyango bileti vererek, belli bir süre sonra çekiliş yaparlar.
Haziran 2013 yılında, yaşadığım bir durumdu. Marketler sırf satışlarını yükseltebilmek için zaman zaman belli bir miktarın üstünde alışveriş yaptığınızda size bir piyango bileti vererek, belli bir süre sonra çekiliş yaparlar. Ben de hiç takip etmediğim için, uzun uzun onları cüzdanımda biriktirir, tutar sonra da cüzdanımı temizlemeye durduğum zaman toplar atarım. Yine böyle piyango bileti verdikleri bir dönemdi. Bir pazar günü markete gitmiştim. Ödemeyi yapmak için kasaya gittiğimde, kasaya bakan kız, piyango biletlerini gördü. *Biletlerinize baktınız mı?* abla dedi. Ben de hiç tereddütsüz,* çekildi mi?* diye sordum. *Neredeyse bir ay oluyor.* demesiyle, *Atalım o zaman,* diye biletleri çıkardım. *Bir ay boyunca geçerlidir, ben bir tarihine bakayım.* diyerek fırladı gitti. Sonra öğrendim ki, ofiste kazanılacak olan armağanların listesi varmış, üstünde tarihleri de belliymiş. Elinde bir listeyle geldi ve *hemen bakın isterseniz* diye bana uzattı ve ilave etti. *Bu gün son gün, yarın kazanmış olsanız bile geçersiz sayılacak.* dedi.

Ben de vaktim olmadığını, evde bakabileceğimi söyleyerek, aldım çıktım. Marketle ev arası, arabayla 10 dakika sürüyordu. Arabayı çalıştırdım. Bir taraftan da,Yüce Rabbimden izin isteyerek, sevgili arkadaşım Brunoyla konuşmaya başladım. *Biliyorsun, bu ara bir televizyona ihtiyacım var ve finansal olarak da çok da uygun değilim. Lütfen bana yardım et.* Bu arada zaten eve gelmiştim.

Eve girince, marketten aldıklarımı mutfağa bıraktım ve çantamı bırakmak için, yatak odama geçtim. Çantamdan telefonumu, bana verilen listeyi ve piyango biletlerini de aldım. Oturma odasına geçtim. Masanın üstünde olan Bruno Gronıng resminin önüne elimdeki listeyi ve onun üstüne de piyango biletlerini bıraktım. *Ne olur arkadaşım, sen bu isteğimi hallet* diyerek tekrar mutfağa geçtim. Bu arada da listede televizyon var mı yok mu, hiç bakmadım bile.

Marketten aldıklarımı yerleştirirken bir taraftan da isteğimle ilgili Einstellen yapıyordum. İşimi bitirdim ve tekrar oturma odasına geçtim. *Şimdi artık bakabilirim,* diye listeyi ve biletleri elime aldım, Arkadaşıma teşekkür ettim ve oturdum. O saat armağanlar listesinde televizyon var mı diye bakmak aklıma geldi, evet vardı. Listeyi ve biletleri kontrol ettiğimde, tam da istediğim ölçülerde bir televizyon kazandığımı gördüm. Tabii ki çok sevindim, çok mutlu oldum. Çünkü onun maddi getirisinden çok, böyle bir deneyim yaşamış olmak bana çok büyük bir lütuftu. Rabbime şüktettim, Bruno arkadaşıma teşekkür ettim ve böyle güzellikleri bize yaşatan bu güzel öğretiye de minnettarlık duydum.

Tabii ki tahmin edeceğiniz gibi, hemen tekrar markete gittim ve hem kasacı kıza teşekkür ettim. Çünkü onun gayreti vesile olmuştu. hem de bileti vererek, o günden işlem görmesini sağladım ve 2-3 gün içinde televizyonu bana eve getirip teslim ettiler. Böyle güzel bir öğreti içinde bulunmak ve görev yapmak da bana ayrıca bir gurur veriyor. Şükürler olsun ki böyle güzel bir yoldayız.


Bu haber 238 defa okunmuştur

:

:

:

: