Kurultay kabusu yeniden hortluyor

Şimdi sıra sonuçlara dair tartışmalarda. Seçim sonuçları, değerlendirmeler, suçlamalar, hesap sormalar.
Şimdi sıra sonuçlara dair tartışmalarda.
Seçim sonuçları, değerlendirmeler, suçlamalar, hesap sormalar.
Ne kadar kötü ve ilginç, kimse seçmenin iradesine saygı duymuyor.
Kimse, proje, hizmet, vizyon, belediyelerin ekonomik durumu, son dönemde yapılanları veya vaat edilip yapılmayanları konuşmuyor.
Yerel yönetim seçimi, yerel yönetim seçimi olmaktan çıkmış, siyasi arena, 'kazan da, nasıl kazanırsan kazan' noktasına gelmiş.
Bir partiyi destekliyorsan, aday kim olursa olsun, desteklemek zorundasın.
Anlayış bu, seçmen özgürlüğü yok, siyasi partiye biat kültürü var.
Öyle olmadığı seçim sonuçlarında görüldü.
En kötüsü, seçimler amaç değiştirdi, artık parti hesaplaşmaları için kullanılıyor.
Seçimin, iradenin, amacın, neden yapıldığının, neleri değiştirebileceğinin hiç önemi yok.
İntikam alma, partiyi şekillendirme, kişisel çıkar ve bunun için belli dönemlerde verilen bir hak olan seçmeyi heba etme.
Durum böyle olunca, tabi ki 'nasıl olsa, değişen bir şey olmaz' mantığı seçmenin geneline yayılıyor.
Üretken, iyi eğitimli, vizyon sahibi insanlar siyasetten soğuyor, uzaklaşıyor.
Sonuç olarak, parlamentoda, kurumlarda, bürokraside bugün yaşananlar yaşanır.
Gerçekten ilginçtir, seçim sonuçları ortada, fakat kazanan çok, kaybeden yok.
Sanırım kendi, kendini kandırmak bu olsa gerek.
Tüm siyasi partiler memnun, hepsi kazandı, hedeflerine ulaştı, oyunu korudu.
E hani sürdürülebilir, modern, çağdaş belediye yönetimleri yaratmak, yerel sorunları çözmek, tek amaçtı.
En baştaki mantığa dönersem elbette yerel seçimler ölçü değil.
Yerel seçimlerin farklı dinamikleri, etkileri var, özellikle büyük belediyelerde siyasi parti etkisi daha fazla hissedilir.
Ama kırsal belediyelerde durum çok da benzer değil.
Çünkü bu bölgelerde, adaylar öne daha çok çıkar, bölgenin içinde bulunduğu sosyal, kültürel ve ekonomik durum seçim sonuçlarına etki eder.
Kimi yerlerde, parti desteği çok olmasa da, belediyenin kaynaklarını seçim için kullanan, bunları birkaç aileye sunan seçimi kazanabiliyor.
Yani parti başarısı yanında, yerel seçimlerle bir değerlendirme ve bağlantı kurmak çok da doğru değil.
Etkilidir ama bire bir değil, genel seçimin farklı, yerel seçimin kendine özgü daha farklı etkenleri var.
Bu düşünce, siyasi partilerin, bu yönde sorgulama ve sonuca ulaşma çabası içinde olmaması anlamına gelmemeli.
Ne yazık görünen o ki böyle bir çaba yok.
Oyumuzu koruduk, bu nasıl bir açıklama, yaklaşım, avuntu.
O zaman seçim yapmayın, yapmayın ki, ne kadar kaybedip, ne kadar mevcudu koruduğunuz belli olmasın.
Siyaset, politika üretmeyin, zaten söylenenlerin genelde tersi yapılıyor.
Arada sırada anket yapın, oy oranınızı belirleyin, yeterli.
Seçimler, oy oranını belirlemek için mi yapılıyor?
Anlamak zor, 'oy oranını koruduk' güzel, fakat adaylarının geneli kaybetmiş.
UBP ve CTP örgütlülüğün getirisi ile bir başarı sağlarken, beklentilerin gerisinde kalmanın sancılarını yaşıyor.
Bu sancı, iç hesaplaşma sürdükçe derinleşecek.
Hükümet oluşumuna kadar etki edecek.
Seçimler bitti, şimdi özellikle UBP de kurultay kabusu yeniden hortlayacak.
Bakalım bu kurultay, eskileri aratacak mı?


Bu haber 402 defa okunmuştur

:

:

:

: