Kısa kısa siyaset sahnemiz

Şimdi şu realiteyi bir tarafa koyalım. Beğeniriz ya da beğenmeyiz, lakin bugün Ulusal Birlik Partisi için Kuzey Kıbrıs’ın köklü ve en örgütlü partisidir diyebiliriz..
Şimdi şu realiteyi bir tarafa koyalım.
Beğeniriz ya da beğenmeyiz, lakin bugün Ulusal Birlik Partisi için Kuzey Kıbrıs’ın köklü ve en örgütlü partisidir diyebiliriz..
Öyle ki, yıllar içinde geçirdiği bunca bölünmeye ve çalkantıya rağmen her zaman ayakta kalmayı başardı..
Üstelik bana göre bunu yıllar yılı ülkeyi kötü yöneterek yaptı..
Elbette size göre öyle olmayabilir..
Bu bakış açısına bağlı..
Fakat gel gelelim geçirdiği her seçim döneminde de fazla kayıp vermedi..
Gücünü korudu, oylarını çoğunlukla muhafaza etti..
Tabi ki bunun da sebepleri yok değildir..
UBP yıllar içinde adeta alanın memnun olduğu, satanın memnun kaldığı bir anlayışla ülkeyi yönetti..
Nasıl yani?
Kısaca verdi, aldı..
Menfaat dağıttı,bunları oy olarak geri aldı..
Üstelik kitle kitle..
Bu anlamda gerek devlet içinde gerekse özel sektörde ciddi bir kadrolaşmaya gitti. UBP’ye biat eden iş insanları servetlerini 2’ye 3’e katladı..
Devlet memuru olup da UBP için çalışan memurlar da hep terfiyle ödüllendirildi..
Yıllar yılı liyakatın adı anılmadı devlet kadrolarında..
Sonra ara ara CTP geldi..
Üstelik büyük beklentiler yaratarak..
Hatta farklı olacağını söyleyerek.
Köklü ve örgütlü olan bir diğer siyasi parti..
Sonuç olarak CTP hükümete geldiği, ya da hükümet ortağı olduğu her dönemde hayal kırıklığı yaşattı halka.
Zira UBP’den farklı bir şey yapmadı..
Belli gruplara imtiyazlar tanındı.
Şaibeli işler ile anılan bakanları oldu.
Devlet içinde kadrolaşmaya yöneldiler..
Devlet de liyakat onların da lugatına hiç girmedi.
Belli iş insanlarına destekler verdiler, kalkınmalarını sağladılar..
Kısacası halkın CTP’ye dair umutları bir bir tüketildi..
Umarım ki bu dönem de böyle olmaz..
Aynı akibete uğramaz CTP..
Halkın Partisi ilk girdiği seçimde 9 milletvekili çıkarmayı başardı.
Üstelik örgütsüz,teşkilatsız..
Peki nasıl geldi bu başarı?
Tabi ki kamuoyu üzerinde beklenti yaratarak..
Bunu şöyle de tarif edebiliriz; insanları farklı olduğuna dair ikna ederek..
Peki şu ana kadar böyle bir farkı ortaya koyabildi mi HP?
Gayret ediyorlar ama şu ana kadar arzu edilen nokta da değiller.
Açıkçası Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan ve ekibi dışında şu ana kadat fark yaratabilen yok..
Elbette bu Halkın Partisine olumlu yansıyor.
Lakin HP 9 milletvekili çıkarmasına rağmen bugün halkla olması gerektiği gibi bütünleşmeyi sağlayamadı..
Yani kayıp..
Oysa bu işlerin tek seçimlik olmadığını bilmeleri gerekirdi..
Belli ki bir yorgunluk var bu anlamda parti kadrolarında.
Lakin siyasette bu kelime lugat dışıdır.
Ki bunu en iyi bilen HP Başkanı Kudret Özersay’dır..
Ha, Sayın Özersay yorulmuş olabilir..
Fakat bunun sebebi tek başına üstlendiği veyahut da üstlenmeye çalıştığı otoritenin ağırlığıdır..
Sayın Özersay maalesef bir türlü HP de tek adam görüntüsünü partisinin üzerinden atamadı.
HP bu süre zarfında gerektiği gibi de örgütlenemedi.. Seçimlerde destek aldığı kitlenin oyuna sahip çıkamadı. Bu bağlamda istikrar yakalayamadı.
Kısacası destek aldığı veyahut almadığı kitleler ile iletişimi sağlıklı yürütemedi..
TDP yıllardır yerinde sayan seçmen yelpazesini genişletemeyen,küçük olsun da bizim olsun anlayışı ile hareket eden bir parti..
Sakın ola 2 nci kez TDP’li Mehmet Harmancı’nın Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanlığını kazanması kimseyi yanıltmasın.. Bu Sayın Harmancı’nın özelinde bir durum..
TDP ile çok ilgili değil.. Hoş bugün son seçimleri baz alacak olursak da bunda CTP’nin,hatta HP’nin ve hatta hatta UBP ve DP’nin rolü de büyük..
Dolayısıyla TDP aynı TDP..
Üçe üç devam..
Demokrat Parti UBP’den kaçan milletvekillerinin sığındığı limandır..
UBP ile arası bozulan her kim varsa DP’nin limanına demir atar durur yıllardır.
Ha tabi ki belli bir kitlesel oyu vardır Demokrat Partinin.
2 bilemediniz 3 milletvekili çıkaracak kadar.
Fakat bu yetiyor DP’ye.
Bu durum her dönem kaybederek, kazanmasına sebep oluyor .
Ve çoğunlukla bu pozisyonlarda hükümetlerde yer buluyor DP..
Körün istediği bir göz Allah verdi iki göz gibi bir şey bu da..
Bunu da tabi ki Serdar Denktaş’ın tecrübesine ve siyasetteki pratik zekasına vermek lazım..
Yeniden Doğuş Partisi, ülkede mağdur olduklarına dair inandırdığı belli bir kitleyi ayrılıkçı söylemlerle ikna ederek oluşturulan siyasi bir parti görüntüsünde kalmakta ısrarcı..
Bu haber 91 defa okunmuştur

:

:

:

: