Sorun belli fakat çözüm üretecek pratik yok

Öncelikle şunu ortaya koyalım. Adanın Kuzeyinde et fiyatları pahalı mı? Evet pahalı. Bu konuda hepimiz hemfikiriz.. Bu ülkede et fiyatları oldukça pahalı..
Öncelikle şunu ortaya koyalım.
Adanın Kuzeyinde et fiyatları pahalı mı?
Evet pahalı.
Bu konuda hepimiz hemfikiriz..
Bu ülkede et fiyatları oldukça pahalı..
Peki neden?
Bir neden küçük ve büyükbaş hayvan üretiminde maliyetlerin coğrafi koşullardan ötürü yüksek olması..
Haliyle bu konuda kısa bir araştırma yapma ihtiyacı hasıl oldu..
Bu işi fiili olarak yapan üreticilerle konuşma fırsatı yaratarak tabi..
Edindiğim intiba ise şu; mevcut koşullar devlet tarafından da iyileştirilemedi..
Şöyle ki: Büyükbaş hayvan yetiştiriciliği ve besiciliğinde esas itibarıyla iki tür yem kullanılıyormuş; kaba yem ve karma yem. Mera, yem bitkileri, silaj, bahçe içi otlak, sap saman ile anız başlıca kaba yem kaynaklarıymış. Söz konusu kaynaklar arasında meralar, büyük hayvan sürülerinin besin ihtiyaçlarının en ucuza karşılanabildiği alanlar olarak ön plana çıkmaktaymış. Bizim coğrafyamız ve iklim koşullarımız ise mera yetiştiriciliği ve besiciliğine çok elverişli olmadığı bana iletilen bilgiler arasında..Karma yem ise çeşitli tahıllar, yağlı tohumlu bitkiler, küspeler, kepekler, vitamin ve mineral karışımından oluşan fabrikasyon bir ürün.Karma yem üretiminde esas olarak hububat ürünleri, hububat ve bakliyat ürünlerinin işlenmesinden yan ürün olarak elde edilen kepekler, başta soya olmak üzere yağlı tohumlu bitkiler ve yağlı tohumlu bitkilerin işlenmesinden yan ürün olarak elde edilen küspeler kullanılmaktaymış.
Tabi ki bunların büyük bir kısmı da ithal.Kaba yem denilen tür ise karma yeme göre çok daha ucuz olduğundan büyükbaş hayvan üretimini ağırlıklı olarak kaba yem kullanarak yapan ülkeler kırmızı eti daha ucuza mal edebilmekte.
Ayrıca, başlıca et ihracatçısı ülkelerin de doğal mera alanları bakımından zengin oldukları görülmekte.
Dolayısıyla sonuç olarak bugün, Kuzey Kıbrıs’ta bir taraftan kırmızı et talebi hızlı bir şekilde artarken, diğer taraftan üretim maliyeti üzerinde besi yemi fiyatı kaynaklı olarak ciddi bir baskı söz konusu.
Besi yemi üretimi ve tüketimi son yıllarda 4 katına çıkarken, besi yemi fiyatının oluşumunda kritik rol oynayan hububat üretimi ise neredeyse yerinde sayıyor. Besi yemi hammadde maliyetinin yükselmesinde yurt içi hububat fiyatlarında talep ve arz kaynaklı artışlar kadar döviz kurundaki hareketler de etkili oluyor.
Ayrıca, korumacılık ve düşük verimlilik gibi nedenlerle yurt içi hububat fiyatları seviye olarak da uluslararası fiyatların çok üzerinde seyrediyor. Saydığımız tüm bu faktörler neticesinde temel bir gıda maddesi olan kırmızı eti, kişi başına düşen milli geliri Kuzey Kıbrıs’ın üzerinde olan ülkelerden bile daha pahalıya tüketmek durumunda kalıyoruz…
Şimdi ortada böyle bir durum var..
Ve yukarıda edindiğim bu bilgiler sır değil.
Kolaylıkla herkesin temin edebileceği ulaşacağı bilgilerdir bunlar.
Dolayısıyla sorun üç aşağı beş yukarı belli..
Tarım Bakanı Erkut Şahali de diyor ki, bu konuda henüz karar üretmedik..
Tüm paydaşların haklarını koruyacak bir arayış içindeyiz.
Eyvallah..
Tabi burada sadece paydaş üretici ve tüketici ekseninde ele alınamaz..
Fakat gel gelelim mağduriyet de bu kesimleri olumsuz etkiler..
Temel gıda ürünü et pahalı..
Güney Kıbrıs’tan kaçak et getiren getirene..
Sürekli tonlarca kaçak et yakalanıyor, tabi ki bir o kadar da yakalanmayanlar var.
Bu etlerin Kuzeye sağlıksız koşullarda geçirildiği de sır değil..
Dolayısıyla sağlığı da tehdit eden bir durum var ortada.
Diyeceğim o ki, bu işler sürüncemede bırakılacak şeyler değil..
Sorun belliyse, bu sorundan mütevellit insanlar mağduriyet yaşıyorsa bu bağlamda çözüm olabilecek alternatifler süratle gözden geçirilmeli ve gereği yapılmalıdır..
Kısacası burada pratik hareket etme kabiliyeti esastır..
Bu haber 105 defa okunmuştur

:

:

:

: