TL’ye ilişkin beklenti ne yönde?

Türkiye ekonomisinde yapısal reformlara ihtiyaç var düşüncesiyle çıktık bu yola. Mali ve parasal politikaların uyumlu olması gerektiğini her fırsatta dile getirdik. Bu durumda yeni ekonomi yönetimi arz ediyordu. Nasıl bir yönetim olacak?
Türkiye ekonomisinde yapısal reformlara ihtiyaç var düşüncesiyle çıktık bu yola. Mali ve parasal politikaların uyumlu olması gerektiğini her fırsatta dile getirdik. Bu durumda yeni ekonomi yönetimi arz ediyordu. Nasıl bir yönetim olacak? Ekonominin patronu uluslararası piyasaların ılımlı karşılayacağı bir isim mi olacak? Orta vadeli programları ne şekilde ilerleyecek? Birbiri ardınca sıralanan sorular vardı akıllarda. Sonrasında yeni ekonomi yönetimi açıklandı ve piyasalar bu yönetimi fiyatlamaya başladı. Bir gerçek vardı ki o da; seçim sonucunda oluşan Dolar/TL ile kabinenin açıklanmasından sonra fiyatlanan Dolar/TL arasındaki oynaklık gerçeğiydi. Hatırlarsak 24 Haziran seçimlerinin sonuçlanması ve siyasi belirsizliğin ortadan kalkmasıyla kur 4,50’lere kadar geri çekilme yaşamıştı. Denge arıyor diyorduk. Fakat bir yandan da yeni kabinenin buradaki önemini de unutmuyorduk. Ki kabine açıklandı ve ardından iki, üç gün içerisinde sert bir piyasayla karşılaştık. 4,97’lere kadar çıkan bir döviz kuruyla karşılaştık. Seçim sonrasında TL değer varlıklarında gördüğümüz kazanım yeni sisteme geçişin ardından yayımlanan KHK ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası yönetimine ilişkin yeni düzenlemeyle sekteye uğradı. TCMB bağımsızlığı bu düzenlemeyle tekrar sorgulanmaya başladı. Artan endişeyle birlikte piyasa fiyatlaması da kendini gösterdi haliyle. Bununla birlikte Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıklanması ve faaliyet planında gerçekleşen belirsizlik de üzerine eklenince hassas piyasa, kurun bir nevi gövde gösterisine şahit oldu. Piyasalar bir ses bekliyordu. Sahiplenilmeyi istiyordu aslında. Daha çok yeni yönetimin orta vadeli programını duymak istiyordu. Bu kez TCMB yerine yeni ekonomi yönetimini görmek istiyordu karşısında sanki. Sayın Berat Albayrak, piyasaların tansiyonunu yükselten TCMB bağımsızlığına ilişkin açıklamayı yaptı ve orta vadeli programından bahsetti. Kur üzerindeki oynaklıkta en büyük etkiyi yaratan TCMB bağımsızlığı için “bağımsız olarak ekonominin gerçekleri ve piyasa koşulları neyi gerektiriyorsa onu yapacak” dedi. Hatta “hiç olamadığı kadar etkin işleyen bir Merkez Bankası olacak” dedi. Yani piyasadaki kocaman bir soru işaretine netlik kazandırdı. Bunun yanında mali disiplin, enflasyon ve yapısal reformlara ilişkin açıklamaları da geldi. Hal böyle olunca kur tarafında yükselen tansiyon biraz olsun indi.
Peki gelelim bundan sonrasına... İlk olarak koordinasyon önemli. 24 Temmuz’da PPK toplantısı var. Faiz artırımı öne çıkıyor burada. Ek olarak kabinenin faaliyet planı da önem teşkil ediyor. Yeni sistem, yeni düzen oturana kadar volatilitede yükselme göreceğiz gibi duruyor efendim. Kur iner de çıkar da anlayacağınız. Daha oluşturulacak kurullar var yeni sistemde. Bu kurullardaki isimler de ortaya çıksın. Ee, tabii söylemler de önemli bu süreçte. Alışma süreci sancılı geçiyor. Bekleyip göreceğiz. Temennimiz seçim sürecinin hemen sonrasındaki rahatlamaya dönmek. Bekleyip göreceğiz.


Bu haber 429 defa okunmuştur

:

:

:

: