Kıbrıs görüşmeleri yörüngeden nasıl çıkmıştı?

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Brüksel’de Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Erdoğan ile kendi deyimiyle ‘zor ama verimli bir görüşme’ gerçekleştirdi.
Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Brüksel’de Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Erdoğan ile kendi deyimiyle ‘zor ama verimli bir görüşme’ gerçekleştirdi.
İki saatli görüşmeye ilişkin Yunan gazetecilere açıklamalarda bulunan Çipras, “Kıbrıs konusunda iki toplumu yeniden diyalog yörüngesine koyabiliriz” dedi
Peki ama Kıbrıs müzakereleri zaten Crans Montana’de bir ivme yakalamamış mıydı?
Hatta Kıbrıs müzakerelerinin yörüngesi öyle hızlı ilerliyordu ki İsviçre’ye gitmeden çözüme çok yaklaşmış olduğumuzdan dem vuruluyordu.
Peki ne oldu da bu Kıbrıs müzakereleri bir anda bu yörüngeden çıkıverdi.
“Sıfır asker ve sıfır garanti” söylemi dışında dönüşümlü başkanlık konusunda bile adım atmamakta direnen Rumlar, Kıbrıs Türkü’nü azınlık olarak kabul edince müzakereler yörüngeden çıkmamış mıydı?
Aslında müzakerelerin kendi yörüngesinde ilerlediğini savunanlar, o zaman da gidişatın iyi olmadığını biliyordu.
Cumhurbaşkanı Akıncı ile yaptığı görüşmelerde kapıyı vurup çıkan, sonra “sigara içmeye çıkmıştım” diye çark edip geri dönen Rum lideri Anastasiadis, bunun işaretini vermişti.
Ama her iki kesimde de umutlar o kadar canlı ve taze tutuluyordu ki yarım asırlık makus talihin bu kez yenileceğine yönelik müthiş bir inanç oluşmuştu.
İş öyle noktalara varmıştı ki Crans Montana’da Rum lider ve çevresi dönüş için bavullarını hazırlarken, Kıbrıs Türk tarafında çözümün an meselesi olduğunu adaya bildiren gazetecilere tanık olduk.
Peki sonunda ne mi oldu?
Ne olacat, koca bir hiç.
Bunlar niye mi anlattım?
Çipras Kıbrıs görüşmelerinin tekrar yörüngeye sokulabileceğini söylerken, müzakerelerin o yörüngeden nasıl çıktığını bir kez daha hatırlayalım diye anlattım.
Zira yine bunu hatırlayamazsak, gelecek ay BM marifetiyle başlaması umulan görüşmelerin yeniden o yörüngeden çıkması an meselesidir.
Crans Montana’da kaldığımız yerden, yani masanın devrildiği noktadan görüşmelere yeniden başlamak isteyen Rumlara bu kez bir takvim sınırlaması getirmeyi başaramazsak, emin olun ipe un serilmeye devam eder.
Toplanıp toplanıp dağılan daha onca Kıbrıs zirvesine şahit oluruz. Kıbrıs sorunu artık bir kavşak noktasına gelmiştir.
İki toplum için de karar zamanı geldi de geçiyor bile.
Hiç kimse artık kendisini kandırmasın.
Birlikte yaşamak istiyor muyuz, istemiyor muyuz?
Bu soruya içten samimiyetle verilecek cevap, Kıbrıs sorununun geldiği kavşakta hangi yöne doğru ilerleyeceğini bize gösterecektir.
Şimdilik iki yön de açıktır.
Hangi yönde ilerleneceği ise Rum yönetimin, Kıbrıs Türkü ile bu adayı paylaşmaya hazır olup olmadığına vereceği cevap ile belli olacaktır. Rum kamuoyu da dünya da bu gerçeği artık vakit kaybetmeden görmelidir.
Bu haber 85 defa okunmuştur

:

:

:

: