Elinizi tutan mı var Sayın Bakan?

Son beş ayda elektriğe yapılan yüzde 50 zam, toplumu öyle bir çarptı ki, yaz sıcağında güneş çarpmasından beter olduk.
Son beş ayda elektriğe yapılan yüzde 50 zam, toplumu öyle bir çarptı ki, yaz sıcağında güneş çarpmasından beter olduk.
Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami, enerji maliyetlerini düşürmenin, ekonominin rekabet gücünü artıracağını ve tüketicilerin cebini rahatlatacağının fakında olduklarını söylüyor. Hemen peşinden de “Bunlar maalesef iki dudak arasında veya bir kalemle imzalanacak bir talimatla olmuyor” diyerek eklemeyi de ihmal etmiyor.
Sayın Bakan buna gerekçe olarak da “Son derece yüksek maliyetle elektrik üretiliyor, bunu da tüketiciye yansıtmak durumunda olan bir sistem var” diyor.
Halkı bu zamma ikna etmek için yaptığı konuşmasına, “Bizim radikal bir şeyler yapıp elektrik fiyatlarımızı daha düşük seviyelere çekmemiz lazım” diyerek devam ediyor.
Buraya kadar yapılan tespitlere katılmamak elde değil ama insan şunu da sormadan edemiyor.
İyi de Sayın Bakan elinizi tutan mı var?
Siz o göreve bu ülkenin sorunlarını bilerek, bu sistemin sorunlarını çözmeye vaat ederek gelmediniz mi?
Daha doğrusu Sayın Başbakan Erhürman, “Bu sisteme çomak sokma” vaadiyle 7 Ocak öncesinde halktan oy istemedi mi?
O zaman sokun artık şu çomağı bu sisteme.
Beş ayda yapılan yüzde 50 zammın faturasını “Kabahat sistemde” diyerek biz vatandaş olarak ödemeden atamıyoruz.
Gidip paşa paşa o faturayı ödüyoruz.
Bir zahmet siz de bu işin siyasi faturası karşısında elinizi taşın altına sokun.
Türkiye’den getirilecek kabloyla elektrikse eğer çare, bu işi hızlandırın.
Güneşin bu kadar bol olduğu bir ülkede güneş enerjisinden ne derecede faydalanıyoruz?
Bu soruları bir zahmet artık toplum olarak da kendimize soralım, sorgulayalım.
Bana hiç kimse 365 gün güneşin eksik olmadığı bir ada ülkesinde, elektriği akaryakıttan elde eden bir santrali savunamaz.
Sayın Bakan, bir de tüm bunların üstüne “Güney’de elektrik daha pahalı” diye bizi teselli ediyor.
Kusura bakmayın ama teselli olamıyoruz Sayın Bakan’ım.
Vatandaş bu yaz sıcağında klimaları kapattı. Ay sonunda gelecek fatura kara kara düşündürmeye şimdiden başladı.
Bir yandan artan döviz ve buna bağlı peş peşe zamlar, diğer yandan kuşa dönen asgari ücretten kesilen umutlar, bizi karamsarlığa itiyor.
7 Ocak seçimleri öncesinde seçim beyannamenizi açıklarken “Ne demek umut yok. Biz halkız, burada biz varız. Çalışır yaparız” diyerek sloganınızı belirlediniz.
Şimdi o sloganı hayata geçirme zamanı.
Biz varız, peki ya siz hazır mısınız?
Bu haber 217 defa okunmuştur

:

:

:

: