Popülizm değil, gerçek eğitim anlayışı bekliyoruz

Bir ülke için eğitim sistemi çok önemlidir. Çünkü insanların kültür ve bilinç seviyeleri aldıkları eğitimle doğru orantılıdır.
Bir ülke için eğitim sistemi çok önemlidir. Çünkü insanların kültür ve bilinç seviyeleri aldıkları eğitimle doğru orantılıdır.
Ülke vatandaşlarının ya da herhangi bir topluluğun yaşayış tarzını etkileyen en belirgin faktörün eğitim olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Eğitim seviyesi, ülkenin gelişmişliğini de ortaya koymaktadır. Bu gelişmişlik sadece maddi değil, hem maddi, hem de toplumsal detay içeren bir çok noktada da gün yüzüne çıkabiliyor. Mesela özel eğitimin yok denecek düzeyde olduğu bir sistemde, ilgili otoritenin, yani bakanlığın yetersiz kaldığı son derece aşikar. Milli Eğitim Bakanlığı, hem eğitimin gereken düzeye ulaşması, hem de fırsat eşitliği oluşturmak için mücadele etmelidir. Fırsat eşitliği oluşturulamıyorsa, bu durum ülke istikbali için çok ciddi bir sorundur. Ve aynı zamanda alarm sireni niteliğindedir. Alkol, uyuşturucu madde bağımlılığı ve fuhuş gibi toplumsal tahribata neden olan detaylara bakış açısı da bilincin, yani eğitimin bir yansımasıdır. Ülkemizde alkol satışı yapan bir firmanın yetkilisi, KKTC'de aşırı düzeyde alkol satışı olduğu, 10 milyon nüfuslu bölgelere eşdeğer oranlar bulunduğu, şeklinde bilgiler veriyor. Yine uyuşturucu madde bağımlılığı ve fuhuşdaki artış, sadece eğitim düzeyini değil, eğitim anlayışındaki yetersizliği de kanıtlamaktadır. Sigara kullanımının ve alkol tüketiminin ilkokul yaşına, uyuşturucu madde bağımlılığının ve fuhuşun da ortaokul çağına indiği gibi üzücü bir ülke gerçeği önümüzde duruyor. Alkolü teşvik eden reklamlar, uyuşturucu madde bağımlılığı ve fuhuşun sıradanlaşması, yanlış eğitimin ürünüdür. Peki Milli Eğitim Bakanlığı bu konuda ne yapıyor? Gereken hassasiyet gösteriliyor mu? Yoksa sadece popülizm mi yapılıyor? Başörtülü lise öğrencilerine diplomalarını vermemek ve yaz Kuran kurslarını engellemek için mücadele eden, yine eğitimsel eksiklikler yerine toplumun hassasiyetlerini hedef alan bir yönetim anlayışı, asla kabul edilemez. Özellikle başörtüsü ve yaz Kuran kursları noktasında sergilenen tutum, kesinlikle devlet terbiyesi ile bağdaşmamaktadır.
İlgili Bakanlığımıza eğitim düzeyinin artırılması, baskıcı zihniyetin eğitimde yerinin olmadığının farkında olunması ve en önemlisi de gerçek eğitim anlayışından asla korkumaması gerektiğini hatırlatıyor, göreve davet ediyorum. Şurası son derece aşikar ki ülke olarak afaki bir popülizm değil, gerçek eğitim anlayışı bekliyoruz.

Bu haber 556 defa okunmuştur

:

:

:

: