5 aylık sürede halka olumlu yansıyan bir şeyler olmalıydı

Başbakan Tufan Erhürman, seçimler dolayısıyla Türkiye ile imzalanması gereken protokollerin geciktiğini söyledi. Erhürman, dövizdeki artışın tüketicinin alım gücüne az yansıması için, girdi maliyetlerini düşürmek adına kararlılıkla çalışmalarını sürdürdüklerini anımsattı.
Başbakan Tufan Erhürman, seçimler dolayısıyla Türkiye ile imzalanması gereken protokollerin geciktiğini söyledi. Erhürman, dövizdeki artışın tüketicinin alım gücüne az yansıması için, girdi maliyetlerini düşürmek adına kararlılıkla çalışmalarını sürdürdüklerini anımsattı.

Erhürman, Akaryakıta zam 2 kuruş. 2 kez 40 kuruşa yakın zam baskılandı. bu defa da sadece 95-97 oktana 2 kuruş zam yapıldı. Sütte de zammı engelledik dedi.
5 aylık hükümet dönemi içinde sürekli “Bu hükümet hangi gün düşecek. Koalisyon ortakları arasında anlaşmazlık var” gibi sürekli spekülasyon yapıldığı siteminde bulunan Başbakan Tufan Erhürman,” Bu hükümetin yapamadığı çok iş var. Döviz karşısında yapmak zorunda olduğu ve hükümet ortakları ile birlikte yapacağı çok işler var. Koalisyon ortakları dışında başka görüştüğümüz biri yok” dedi. “ Başbakan Erhürman,ekonomide zamlara karşı siyasi karar aldıklarını,fiyatlara müdahale ettiklerini,yapılan zamların normalde daha fazla olması gerektiğini,döviz karşısında alım gücü azalmasına karşı minimize etmeye çalıştıklarını, falan söyledi. Ayrıca kendilerinin de hane halkı olduklarını hatırlattı ve sıkıntı yaşadıklarından bahsetti...
Bir tarafta asgari ücretli hane halkı, bir tarafta 15 bin TL maaşlı hane halkı..
Çok da inandırıcı olmadı bu hane halkı içinde bizde varız, biz de bu sıkıntılardan muzdaribiz kısmı..

Neyse özet olarak Sayın Başbakan’ın bu açıklamalarından ne anladık..
Ekonomimiz Türkiye’ye bağımlıdır, ve mevcut koşullarda yapabileceklerimiz sınırlıdır. Bu sınır içinde bir şeyler yaptık..
Bu doğru mu?
Evet doğru..
Kamuoyundan gelen tepkiler üzerine devede kulak bir şeyler günü kurtarmak adına yapıldı.
Fakat stratejik olarak ele alınmadı ekonomi yönetimi..
Peki başka?
Dövizin yükselmesi karşısında alım gücünün azalmasına karşı minimize etmeye çalışmışlar, fiyatlara müdahale etmişler falan..
Oysa aslında müdahale edip rahattlattıkları kesim yurtdışından dövizle mal ithalatı yapan tüccarlardı. Onların girdilerinde bir denge getirmeye çalıştılar gümrük vergisi vs’de kuru sabit tutarak ..
Bu elbette yanlış bir hamle değildi.
Ancak burada soru şu..
Bu tedbir ya da uygulama kamuya yansıdı mı?
Hayır.
Hem zerre kadar yansımadı..
Raflarda mal fiyatları yükseldi.
Yükselen hiç bir mal/ürünün tüketiciye ulaşacağı fiyat düşürülmedi, bilakis inceden inceye artırıldı..
Akaryakıt işi de öyle oldu..
Ki Sayın Başbakan’ın ifadelerinden anladığım kadarıyla 2 kez de akaryakıt fiyatının yukarıya çıkmasını önlemişler..
Şimdi soruyorum sizlere gerçek ve samimi duygularınızla cevaplayın lütfen hiç bir duygusal ortama kapılmadan..
Hükümetin aldığı bu tedbirleri bütçeniz de ne kadar hissedebildiniz?
Yani bir ticari alış/verişinizde bu size yansıdı mı?
Aldığınız mal/ürünün fiyatında bir iyileştirme hissedebildiniz mi?
Aracınıza yakıt koyarken hükümetin bu önlemleri yansıdı mı cebinize?
Marketten ürün/mal aldığınız zaman bunun etkisi olumlu yansıdı mı cebinize?
Kendi adıma yazayım.
Ben hiç hissedemedim.
Raftan her ürün aldığım zaman fiyatların yüksek olduğunu gördüm.
Fiyatlar yukarıya doğru çıkıyor çıkmasına ama bir türlü inmiyor, ki hükümet daha buna müdahale ettiğini söylüyor. Ya etmeselerdi ne olacaktı halimiz?
Yanmıştık..
Akaryakıt da durum yine aynı..
Üst üste gelen zamları iliklerimize kadar hissettik.
Ya elektriğe ne demeli?
Yüzde 30’lara varan zammın izahını duyamadık..
Ekonomi Bakanı Nami Rum tarafından daha ucuz elektrik sattıkları iddiasında..
Yapmayın.. Allah aşkına yapmayın.
Ha yapılacak çok işimiz var, şunu öngörüyoruz, bunu planlıyoruz, şuna müdahale ettik, bunun için görüşüyoruz gibi çözüm üretmeyen sonuca vardırmayan laf kalabalığından başka bir şey yok..
Biz artık bunları duymak yerine sonuca gidecek icraatlar görmek istiyoruz..
Kısa vade planı yok, orta vade planı yok.
Uzun vadede ise öngörüler var..
Stratejik bir ekonomi planlaması yok.
Kısacası sloganlar ile devlet yönetilemez…
5 ay az bir zaman değil..
Eğer bu süre zarfında hükümet olarak kamuya olumlu yansıyacak ve halk tarafından görülebilecek, hissedilebilecek icraatlar ortaya koyamamışsanız, laf kalabalığına da hiç gerek yok..
Bu haber 118 defa okunmuştur

:

:

:

: