Bu 20 Temmuz çok farklı

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı coşkuyla kutlandı. Mesajlar kimilerine göre “Her yıl aynı” dense de bu kez satır aralarında önemli farklılıklar vardı.
20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı coşkuyla kutlandı. Mesajlar kimilerine göre “Her yıl aynı” dense de bu kez satır aralarında önemli farklılıklar vardı.
“Kıbrıslı Türkler sürekli çözüm bekler durumda hareketsiz kalmayacak” diyen Akıncı’nın uyarılarının yanına Başkan Erdoğan’ın “Türkiye, Kıbrıs Türk halkının çözümsüzlüğün mağduru olmasına izin vermeyecek” sözlerini koyarsanız, yeni dönemin ruhunu okuyabilirsiniz.
Taş artık yerinden kıpırdadı. Yarım asırdır o taşı yerinden kımıldatmak için var gücümüzle uğraştık.
Haklısınız, belki iki tarafın da istediği yere gitmedi o taş.
Ama şurası bir gerçek ki artık harekete geçti. Önünde durmaya çalışanı da ezip geçecek.
Her ne kadar BM Genel Sekreteri Guterres, adaya nabız yoklaması ve garantör ülkelerle temas sağlaması için ABD’li diplomat Lute’u gönderse de, bu görüşmelerin sonucundan umut besleyen birine daha rastlamadım.
Umutsuzluğun nedenini de Cumhurbaşkanı Akıncı, söylüyor aslında.
Rum tarafının kağıt üzerinde kabul edilen siyasi eşitliği dahi içselleştiremediğine işaret eden Akıncı, “Biz kendi payımıza hakkımızdan fazlasını istediğimiz kanaatinde değilim. Bu topraklarda 2 eşit halkın eşitlik, özgürlük ve güvenlik içinde yaşamasını istiyoruz” diyor.
Ancak Rum tarafı, Sayın Akıncı’nın da ifade ettiği gibi gücünü, servetini ve refahını paylaşmak istemiyor.
1974 öncesi koşulları anlatarak, o günlerden dersler çıkarılması gerektiğini ifade eden Akıncı, “Her Kıbrıslı Türk ağzını açtığında, bir daha 1974 öncesini istemiyoruz diyor. Bu boşuna söylenmiş bir laf değil. Çünkü onun öncesinde, Kıbrıs Türkü’nün bu topraklarda azınlık olmasına, Rum Cumhuriyeti’ne yama olmasına giden bir süreç söz konusuydu” dedi.
İşte bütün mesele bu.
Her ne şart alında olursa olsun, ille de çözüm diyenlerin bu sözleri iyi düşünmesi gerekiyor.
Rumlara yama olmayı içinize sindiriyor musunuz?
Azınlık olarak kabul edilmekte sorun görmüyor musunuz?
1974 öncesi yaşananların bir daha tekrarlanmaması için alınması gereken tedbirleri önemsemiyor musunuz?
İşte bu sorulara verilen cevap, sizin Kıbrıs müzakerelerine bakışınızı da belirliyor aslında.
İçimizdeki bazı dostların da bu bakışı bu argümanlarla yeniden değerlendirmesine fayda var.
Ne dersiniz?
Bu haber 83 defa okunmuştur

:

:

:

: