Acaba hangisi doğru?

Yunanistan’ı kasıp kavuran yangın sonucunda, bilanço hayli kabarık çıktı .
Yunanistan’ı kasıp kavuran yangın sonucunda, bilanço hayli kabarık çıktı .
Yazıyı yazdığım saatlerde ölü sayısı 83 . Kayıp sayısı ise 100 civarında . Yaralı sayısı her geçen gün artıyor .
Şimdi yangının nedeni araştırılmakta .
Aslında, iki neden bulundu !
Yunan Başpiskoposuna göre, yangının müsebbibi . Yunan Hükümeti.
Nedeni ise , Başbakanı ateist imiş . Yani dinsiz .
Onun için, Tanrı, Yunan halkını böyle bir Hükümeti seçtikleri için cezalandırmış .
Ortodoks Kilisesinin yöneticisi, bu açıklamayı yapıyor .
Başka bir neden ise . Pende’li Belediye Başkanı Strigiyu ‘ dan geldi !
Adı geçen Belediye Başkanı . Yangının yeni başladığı saatlerde yangın alanına gittiğini ve gördüğü manzarayı şu sözlerle ifade etti :
Yunan Elektrik Teşkilatına ait kabloların kopmasından mütevellit olarak, yangın başlamıştır .
Tabi, Belediye Başkanı olay yerine gittiğinde, yangın devam ediyordu .
Enerji hatlarının kopmasından dolayı, yangının çıktığını görmedi .
Kablolar, yanan mahalde, kopuk olarak duruyordu .
Bu, ciddi bir araştırma sonucu ortaya çıkarılacak bir durum .
Elektrik idaresi, mutat olarak gerekli bakım ve servisi zamanında yapmamışsa ve yangının çıkma nedeni, yüksek enerji hatlarından dolayı meydana gelmişse . Bu çok ciddi ve vahim bir gelişmeyi de beraberinde getirecektir .
Çünkü bunun sonucu .
“Tedbirsizlik , dikkatsizlik ve ihmalden adam öldürme “ suçunu oluşturmaktadır .
Yangın esnasında , Yunan Hükümetinin sergilediği tavra gelince .
Kelimenin tam anlamı fiyasko .
Tüm dünyadan yardım isteyen, bir Yunan Hükümeti .
Türkiye’nin, yardım icabetine hayır diyebilecek kadar, bir Türk nefretliğini sergilemesi de, ayrıca düşünülmesi gereken bir husus .
Nerede ise . Şartlı bir “ Evet’ e” dönüştürmek niyetlerini, utanıp da ortaya sergileyemediler .
“ Kıbrıs’tan çekilin, ona göre yardımı yollayın “ diye .
Yangın felaketinin, cephede savaşan birliklerde meydana gelmesi halinde bile . Ateşkese gidilir ve yangın söndürülür .
Bu kural Uluslararası savaş sözleşmelerine girdi . Değil mi ki, barış zamanında, hayda hayda uygulanır .
Dışişleri Bakanı, yağmurdan bahsetti . Tahmini yanlış çıktı . Yangın söndükten, her şey kül olduktan sonra, Kuzey Yunanistan’a yağmur yağdı ve sel felaketine dönüştü .
Felaketler . Mağrurlukla önlenecek olaylar değillerdir .
Ülkeleri . İnsanlığı mahveder .
Türkiye’nin yardımı . Chipras Hükümetinin itibarını mı küçültürdü?
Kim ne derse desin . Bu felaket karşısında bile . Yunan Hükümetinin, Türkiye’ye bakış açısını, hiç kimse , dünyada onaylamaz.
Yunan Hükümeti kendi insanına karşı, bir insanlık suçu işlemiştir .
Türkiye’den giden, donanımlı kurtarma ekipleri. Ne kadar kişiye hayat kazandırırlarsa , ne kadar canı bu felaketten kurtarırlarsa mı insanlık için bir kazanım olacaktı ? Yoksa bunun eksikliği halinde, giden canların mı ? Yunan Hükümeti tarafından bir kazanım oldu mu ?
“Aferin poh poh, Türkiye’nin yardım isteğine karşı durduk .“
Aslında bu karar ve ret olayı . Bir insanlık suçu da oluşturmaz mı ?
Yanıp tutuşan insanları kurtarmak için, gelen tekliflere “ Hayır” demek. Bu insanları kendi kaderlerine ölüme terk etmek değil mi ?
Açıkçası . Yunan Hükümeti bigane ve çaresiz bir durumda . Bu teklifi reddetmekle . Kendi insanına karşı cinayet işlemedi mi ?
İnsan hakları savunucuları, bu konu üzerine gitmeli ve Yunan Hükümetinin bu tavrını sorgulamalı ve sorgulatmalıdır .
Yunan Hükümeti , Türk düşmanlığına . Kendi insanının, cayır cayır yanmasını tercih etmiştir . Yunan Hükümeti tercihini . Türkler yardıma gelmesin . Varsın benim insanım kül olsun, mantıksızlığını
kullanmıştır .
Bu ise, dünyamızda en büyük insanlık suçudur .
Temel insan hakkı olan, yaşam hakkının ortadan kaldırılması. Hiçbir Hükümetin ve hiçbir Bakanın elinde değildir .
Buna Chipras ve Koçias’da dahildir .
Bana göre, Yunan Hükümeti külli bir insanlık suçu işlemiştir .
Konu, uluslararası platformlarda sorgulanmalıdır .
Bu haber 84 defa okunmuştur

:

:

:

: