CTP ve Akıncı oyundan düşünce federal çözüme dair toplumsal motivasyon zayıfladı

Sizlerin de dikkatini çekiyor mu bilmiyorum.. Fakat benim çekiyor.. Özellikle yaşanan gelişmelere baktığım zaman bunu daha da hissedebiliyorum..
Sizlerin de dikkatini çekiyor mu bilmiyorum..
Fakat benim çekiyor..
Özellikle yaşanan gelişmelere baktığım zaman bunu daha da hissedebiliyorum..
Malum, CTP Kıbrıs’ta federal çözümü savunan ve toplumu bu anlamda motive eden siyasi parti görüntüsünden ne zaman ki uzaklaşıp daha milli bir çizgiye doğru bilerek ya da bilmeyerek kayarken, bu anlamda ortaya çıkan toplumsal direnci de kırılgan bir zemine taşıdı..
Aynı düşüncem Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı için de geçerli..
Sayın Akıncı Kıbrıs sorununu günler hatta aylar içinde çözebileceğine inanan bir insan olarak Cumhurbaşkanı seçildi..
Buna inanıyordu ve halkın da çoğunlukla inanmasını sağlıyordu..
Fakat ilerleyen günlerde Crans Montana taşınan süreç sonrası Kıbrıs sorununda yaşanan sıkıntılar, ve özellikle Rum tarafının tavrı Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı için büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştı.. Ve sonrasında da bu hayal kırıklığı Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın çözüme dair olan motivasyonunu yitirmesine ve daha milli bir duruş sergilemesine vesile oldu...
4’lü koalisyon hükümetinin Kıbrıs müzakereleri ve akıbeti konusunda almış olduğu hükümet adına konuşmama ve/veyahut görüş belirtmeme prensip kararı sonrası koalisyon ortaklarından HP kanadı, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı sıfatı ile bu konuda sürekli kendi görüşleri doğrultusunda bir şeyler söyleyen Kudret Özersay’a karşın CTP kanadında Başbakan sıfatı ile Tufan Erhürman’ın suskunluğu ve/veyahut sessizliği Kıbrıs sorununda CTP’yi daha da etkisiz kıldı..
Şöyle ki; yaşanan gelişmelere baktığımız zaman Kuzey Kıbrıs’ta Türkiye koordineli izlenen politikada Kıbrıs Türk tarafının federal çözümden giderek uzaklaşan bir seyri söz konusu şu sıralar..
Ya da şöyle belirteyim, sürecin bu yöne evrilmesi için çabaların olduğu görülüyor. Ve buna rağmen federal çözüme inanmış bunu her platformda desteklemiş ve dillendirmiş bir CTP’de sessizlik hakim..
Üstelik federal çözüm üzerine kitaplar yazan, makaleler ortaya çıkaran, federal çözümü özümseyen bir CTP Genel Başkanı ve Başbakan Tufan Erhürman’a rağmen..
Bu sizce de tuhaf değil midir?
CTP’deki bu ilgisizliğin nedeni denir bilmiyorum..
Fakat ilerleyen süreç içinde Kıbrıs Türk tarafının soruna bakış açısı iç siyasetteki farklılıkları ortadan kaldırdı..
Peki böyle bir kanıya nasıl vardım..
Anlatayım..
Yine malumunuz olduğu üzere Cumhurbaşkanlığında mecliste temsil edilen partilerin de katılımıyla zaman zaman Kıbrıs sorunu eksenli toplantılar yapılmakta..
İşte bu toplantılar sonrası gerek Sayın Cumhurbaşkanı, gerekse siyasi parti temsilcilerinin basına yaptıkları açıklamalarda bunu görmek mümkün..
Burada siyasi parti temsilcileri ile Cumhurbaşkanı arasında sağlanmış bir fikir birliği olduğu anlaşılıyor..
Kısacası diyeceğim o ki, Kıbrıs müzakereleri kapsamında ele alınan konularda farklı çizgide olan bir siyasi partimiz kalmamıştır..
Özellikle de geldiğimiz günde toplumda bu anlamda devinim yaratan gerek Kuzey’de gerekse Güney’de federal çözümü zorlayan bir siyasi anlayış ile motivasyon oluşturan CTP’nin bu özelliğini kısmen yitirdiğini söylersem sanırım yanlış ifade etmiş olmam.
Nitekim bugün CTP’nin Kıbrıs sorununa bakış açısı ile siyasi olarak tam zıttında bulunan UBP’nin Kıbrıs sorununa bakış açısının neredeyse örtüştüğünü görebiliyoruz..
Bunu ifade ettiğim zaman CTP’li dostlarım hemen kızıyorlar bana..
Hararetle böyle bir şeyin olmadığına dair savunmaya da geçiyorlar..
Fakat özde UBP’den farklı bir argüman koyamıyorlar masaya..
Üstelik yaptıkları açıklamalarda da bu farklılık hiç bir şekilde ortaya çıkmıyor..
Oysa UBP’liler bunu doğrulayacak şekilde yaklaşıyorlar konuya..
Ve CTP’nin de zaman içinde UBP’nin Kıbrıs sorununa bakış açısı ile örtüşüyor olmasından büyük memnuniyet duyuyorlar..
Bu haber 46 defa okunmuştur

:

:

:

: