Yanlış insanlar...

Yanlış insanlar, mı dedim... Evet evet yanlış insanlar... Hemen şöyle dediğinizi duyar gibiyim: Kime göre?
Yanlış insanlar, mı dedim... Evet evet yanlış insanlar... Hemen şöyle dediğinizi duyar gibiyim: Kime göre?

Elbette size göre... Ancak size göre/ likte yaşınız daha küçükse, DELİ TOY sanız o zaman mutlaka görüşlerine inandığınız, kendize örnek aldığınız birine danışmalısınız, derim...

Aslında, orta yaş kuşağında bizler birbirimize danışırız. Ben kişisel olarak fikir almayı severim... ' Akıl akıldan üstündür. ' e gönülden inanırım çünkü. Aklım yatmazsa kendi bildiğimi okurum ama birilerinin görüşünün beni çoğaltacağına da inanırım.

Yanlış insanlar varsa hayatınızda onlara ' güle güle ' deme zamanı gelmişse hiç beklemeyin... Kimileri sessizce çıkıp giderken hayatımızdan, kimiler cırcır böceği misali mızırdanır.... Can sıkar...

Bu arkadaşlıkta da, her tür birliktelikte de böyledir... Herkesin bir tarzı ve tavrı vardır... Önemli olan sizin nasıl davrandığınızdır. Kararlılık böyle zamanlarda büyük önem taşır...

Elbette karar verme aşamasında mantıklı davranmayı unutmamalısınız... Enine boyuna tüm ayrıntıları gözden geçirmelisiniz. Giderken ya da kalırken kararlılık insana sonradan KEŞKEler yaşatmaz...

Kimilerinin gitmesinin iyi olduğunu, hatta çok iyi olduğunu sonraları anlarız.
Hayatımızdan yanlış insanlar çıkmadıkça, yeri boşalmadıkça başkaları, doğru insanlar gelemez ki... Hem doğru insan, bize çok iyi gelendir...

Ara sıra bahçemizde ayrık otlarını temizlemek gerekebilir...
Neşeli günler..

GÜLÜŞLERİN

gülüşlerinin ta içinden
koşmak geliyor...
ağzının içinden alıyorum
sözcükleri...
gülerek bana dönüyorsun
sırlarının içine
bir de BENİ saklıyorsun...

Ayşe TURAL

KOŞUCU GİBİ...

Yaşamın içinde savruluşumuz var ya hani... kendimizden geçişimiz... İşte o noktada, gündelik koşuşmacaların arasına sıkışıp kalmış anları yakalamak güzel...

Nasıl mı? Aydınlık yüzle tanımadığımız birine ' günaydın...' demek belki... Ansızın sevdiğimizi arayıp sesini duymak, delice çarpan kalbimizi dinlemek belki... Hoşlandığımız bir şeye dokunmak... Bir çiçeği koklamak...Tadını damağımızda hissedeceğimiz bir parça çikolata yemek...

Koşarken bir an durup çevresine bakan, görmeye çalışan bir koşucu gibi... Yaşamın koşucusuyuz hepimiz... İyiliklerin, güzelliklerin yanımızdan geçip gitmesine izin vermeden farkına varmak …Sahip olduklarımızın değerini bilmek gerek...

Unutmayınız:
SANATLARIN EN BÜYÜĞÜ YAŞAMA SANATIDIR... Hem de her şeye rağmen...

ÇOCUK

oyna bebeklerinle doyasıya
gül yanakların çukurlaşsın
üzülme, elbisen kirlendi diye...
saklambaç oyunlarında sobelendiysen
OYUNBOZANLIK etme...
bırak oyunlar
EN TATLI yerinde kalsın...
...
çatma kaşlarını çocuğum
kahkahaların çınlatsın
şimdi ortalığı...
doya doya sev bebeklerini
DÜŞLERİN sınırsız olsun...
çocukluğunun DÜŞ olduğu
zamanları da göreceksin...

Ayşe TURAL

TÜM KAYBETMELERE KARŞIN...

Hayat bu!
Hep düz gitmez... Kaybetmeler başlar...

İşlerimiz rast gitmez paramızı kaybederiz...
Şirketimizi kapatırız...
Olsun...
Yenisini kurarız biz de...

Çok sevdiğimiz, değer verdiğimiz dostumuzla bozuşuruz...
Meğer onun gerçek yüzünü görememişiz...
Baksanıza başka dostlarımız da var ya!

Çocuklarımızdan biriyle aramız limonileşir..
Hatta hayat arkadaşımız, arkasına dönüp bakmadan bir kalemde bizi siler.
Aldatılırız...

Zarar yok!
Bu da bizim sınavımızdır... Pes etmek yok!
Yeni bir hayata adım atalım cesaretle...
Belki de hayatımızın mutluluğunu yakalama fırsatı verilmiştir bize...

Tüm kaybetmelere karşın ayakta durabiliyorsak, umudumuzu kaybetmemişsek, hatta ve hatta yarınlar için güzel hayaller kurabiliyorsak; işte orada biz kazanmışız demektir...

Her yeni gün bize güzellikler armağan etmeye hazırdır... Siz o güzellikleri toplamaya hazır mısınız?

Sevgiyle kucak açın ve gülümseyin...

İZMİR AKŞAMLARINDA

hey, koca şehir
sen büyüdükçe
ben küçülüyorum yanında
ayak seslerin çoğaldıkça
azalan yalnızlığım oluyor...
seni anlamak gerek

'denizi kız, kızı deniz ' mi kokarsın?
sana gelenler
bir sevdaya tututlur derler...
doğru mu vefasızlığı güzellerinin
yüreğimin yarısını getirdim sana
öte yarısı şafakların arkasında...

yıldızlarından bir kucak ver
buğulu akşamlarında yükselen ıtırdan da
bir o kadar kat içine
başdöndüren cazibeni de karıştırırsan
' Aşk iksirim' olursun unutma...

ıslak kaldırımlarında
hüzünleri koluma takıp yürümek
bilsen ne kadar güzel!

sonbahar yapraklarında
ekim yazıyor
solgun bahçelerde aşk kolkola
başımın üstündeki çınardan
akşam güneşini içiyorum...

bütün sokakların
denize inermiş gerçekten
büyülü güzelliğine
aşık olmak işten bile değil...

iyi ki
yüreğimin yarısını bırakıp gelmişim
yoksa sen
bu fettanlığınla
beni bile baştan çıkarırdın...

Ayşe TURAL

MASAL ÜLKEM

Masal ülkem (St. Hilarion’a ben o adı taktım. Gece ışıklar içinde gerçekten de bir masal ülkesi kadar gizemli…) henüz uykuda, heybetli görünüşüne bayılıyorum... Disneyland'ı hazırlayan kişinin bu dağdan esinlendiği yazılıymış... Ne mutlu bize...

Ona her gözüm takıldığında yaşamın doruklarına tırmanma isteğim çoğalıyor... daha... daha... neler yapabilirim, neleri hayata geçirebilirim ... diye düşünüyorum... Hayatıma hangi renkleri davet edebilirim?

Bir serçe konuyor az öteme… Alacalı renkleriyle doğrusu pek sevimli. Çakılların arasında bir şeyler bulmuş olmalı; belki bir tohum, belki de bir böcek… Gagalayıp duruyor. Servilerde kuş cıvıltıları…

Doğadaki her şey, çoktan nefes alıp vermeye başlamış. Her ağacı, her çiçeği tek tek inceliyorum. Geçen hafta yan yatan karabiber ağacını dün sağlamlaştırmıştım. Demir kazıklar çakıp, dallarını gemici ipiyle bağladım. Köküne de bol toprak koyup çevresini daire biçiminde ağır tuğlalarla süsledim. Artık yeni bir fırtınaya göğüs germeye hazır...

O daha pek küçük… Bu nedenle, tıpkı bir çocuk gibi destek istiyor. Henüz bir yaşında ama boyu üç metreyi buldu... Tıpkı çocuklarımız ve gençlerimiz gibi... Desteklenmesi, yüreklendirilmesi gerekiyor... Daha çok ilgi ve elbette daha çok SEVGİ ve ÖZEN istiyorlar...

ÇOCUKLUĞUM

kapı önünde
tembihleri annemin
beyaz kurdelem
kokulu kalemlerimle
BEN...
hayallerimi çizdim
bir demet de UMUT
resim defterimde......
aferinleri öğretmenimin
hala kulaklarımda...

Ayşe TURAL

YAŞAM ENERJİSİ
Yaşamın içinde bizim davranışlarımıza göre hareket eden bir enerji olduğunu biliyorum. Kimse çekildiğiniz köşede sizi aramaya kalkmaz. İstediğiniz şeye doğru siz hareket ederseniz, istediklerinizi daha kolay elde ettiğiniz göreceksiniz...

HÜZÜN AKŞAMLARI BAŞLAR

Hüzün
Akşamları başlar
Gecenin tülü
Örterken evreni
Yalnızlığımda üşürüm...
Gecekuşu çığlığında
Bir yürek atar
Kendi kendime ......
Sarılırım...

Hüzün
Akşamları başlar
Birer birer
Kapanır kapıları seslerin
Bir burukluk
Bir kırıklık
Bana kalır güceniklik...

Hüzün
Akşamları başlar
Titrek mum ışıkları
Olmayanı çağrıştırır
Gölgeler devleşir
Yalnızlık
Ta içime yerleşir...

Hüzün
Akşamları başlar
Bir damla gözyaşı
Yol alır yüreğime....

Ayşe Tural

ŞİİR BENCE GÖKKUŞAĞIDIR

Şiir bence gökkuşağıdır. Her okuyanın farklı renkler yakaladığı bir gökkuşağı hem de...

Bu nedenle şiiri sevene çok iş düşer. Şairin lirizmini yakalaması, onun duyumsamasını hissetmesi, adeta hiçten doğan mutluluğu anlaması beklenir.

Özgürlüğün inanılmaz BÜYÜsünü ya da AŞKIN ve ayrılığın derinden kavuran ateşini hissetmesi istenir...

Şiire yolculuğunuz hiç bitmesin...

Şiire verdiğiniz değer için, ona gösterdiğiniz ilgi için sonsuz teşekkürlerimi sunar; ŞİİRin önünde saygı ile eğilirim...

OLSUN

çok param olsun
diyorsun...
çok arabam olsun
yazlığım olsun
kışlığım olsun
dağ evim olsun
bağ evim olsun
olsun da olsun......
ama
KEFENİN CEBİ YOK
haberin olsun...

Ayşe TURAL

Güzel anlar tekrar tekrar hatırlanmalı...

AŞKIN BÖYLESİNİ YAŞADINIZ MI?

İncitmeden, incinmeden, büyük bir zerafetle…

Aylardan eylül... Marsilya’dayız. Nice’e doğru gidiyoruz ... Hafta sonunu orada geçireceğiz oğlum Barçın'la... Mükemmel otobanlar... Araba kayıp gidiyor... Klasik müzik çalıyor...

Derken yanımızdan son model bir motosiklet geçiyor. Sürücüsü de atletik yapılı görünen siyahlar giymiş bir genç...

Ardından kaskının altından uzun, sarı saçları fışkırmış, rüzgarda savrulan bir genç kız...
İkisinin de motosikletleri aynı...

Kavisli yolda büyük bir zerafetle yol alıyorlar... Önce birİ öne geçiyor, bir süre sonra diğerinin onu geçmesine izin veriyor... Bazen de yanyana dönüyorlar bir dönemeci... Tanrım görülmeye değer bir tablo... Hiçbir ressam böylesini çizmemiştir...

Gör işte! AŞK DANSEDİYOR...


SALINCAK

mutluluk salıncağında
kolan vurup
ta gökyüzüne çıksam diyorum...

bulutlara değse başım
yeryüzüne bir de
tepeden baksam...

Ayşe TURAL

BİR BAŞKASINI SEVEMEZSİNİZ

Birisine karşı yüreğinizde hissettiğiniz her neyse...
/ acı/ öfke/ hayal kırıklığı/ nefret/ hatta karşılıksız sevgi...

Yüreğinizi bu duygulardan arındırmadan bir başkasını sevemezsiniz...

BİR PAZAR GÜNÜ DAHA...
KEYİFLE GEÇİRİN...
Bu haber 66 defa okunmuştur

:

:

:

: