Avukat enflasyonu adaleti engelliyor

Ülkemiz giderek derinleşen bir adalet kaosunda cebelleşmeye başladı. Ne yazık ki bu kargaşayı besleyen ise çözümün içinde olması gerekirken, sorunun bir parçası haline gelen avukatlar olmaya başladı.
Ülkemiz giderek derinleşen bir adalet kaosunda cebelleşmeye başladı. Ne yazık ki bu kargaşayı besleyen ise çözümün içinde olması gerekirken, sorunun bir parçası haline gelen avukatlar olmaya başladı.
Ülkemizde yaklaşık 1200 avukat var. Bunlardan en az bine yakını fiili olarak mesleğini icra ediyor. Nüfusun 350-450 bin olduğunu düşünürsek, sorarım size bu kadar avukat ne iş yapıyor? Sizce de sayıca bu kadar fazla avukat olması biraz şaşırtıcı bir durum değil mi?
Ülkemizde yaşanan avukat enflasyonu, adeta adaleti engelliyor. Nasıl mı?
KKTC’de bu kadar avukat olduğunu göre, ülkede herkes birbirini dava ediyor, avukatlar da bir nevi bu alanı geçim kapısı olarak görüyor.
Şüphesiz bu söylediklerim tüm avukatlar için geçerli değil ama öyle olaylara şahit oluyoruz ki adalet kurumuna olan inancımız iyiden iyiye azalıyor.
Konusu bin lira olan davalarda öyle masraflar, öyle tadilatlar çıkarılıyor ki en az 5 bin lira ödemek zorunda kalabiliyorsunuz. Sonra da hakkınızı aradığınıza, arayacağınıza bin pişman oluyorsunuz.
Mahkemelerde yığılan dava dosyalarına bakarsak, bir yargıcın elinde bakmakla zorunlu olduğu hala hazırda biriken 100-150 dava olduğunu görürüz.
Bu bize durumun vahametini çok daha iyi anlatıyor. Bitmek bilmeyen davalar halkı canından bezdiriyor.
Peki yargının en önemli ayağı olan avukatlık cephesinde durum nasıl seyrediyor?
Bugün mesleğe atılan yeni avukatlar olduğu kadar tecrübeli avukatlar da var. Bunlar mahkeme salonlarında karşı karşıya geliyorlar.
Eğer siz daha genç, tecrübesiz bir avukatın eline düştüyseniz, daha tecrübeli olan avukatın taktikleri sonucu mahkeme salonundan yüzde 100 haklıyken, haksız da çıkabiliyorsunuz.
Anadolu’da bir söz vardır:
“Yarım hekim candan, yarım hoca dinden eder…”
Ben bu güzel bir söze bir ekleme yaparak “Yarım avukat da maldan eder” demek istiyorum.
Madalyonun bir diğer yüzünde beş yıla yaklaşan ve bitmek bilmeyen uzun dava süreçlerinden herkes şikayet ederken, kimse elini taşın altına sokmuyor.
Hukuk alanında daha yapılması gereken çok iş var. Ama ne yazık ki KKTC’de bir Adalet Bakanlığı da bulunmuyor.
Adalet Bakanı’nın varlığını yargıya müdahale için ürkütücü olarak sunanlara sormak istiyorum.
Yargıda biriken bu sorunların çözümündeki koordinasyonda rol alacak bir Adalet Bakanı olsa, fena mı olurdu?
En azında sistemin yenilenmesi için elini taşın altına sokmak isteyenlerin koordinasyonunda Adalet Bakanı’nın önemli bir işlevi olmaz mıydı?
Hiç olmazsa sorunlar tek bir merkezden el alınıp, çözümü için her türlü idari çalışma Adalet Bakanlığı eliyle yapılamaz mıydı?
Ne dersiniz?
Bu haber 125 defa okunmuştur

:

:

:

: