Bu doğru olmadı Sayın Hocam...

CAS’ın mevcut yapısı ile sürdürülebilir olmadığı ortada.. Yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı gibi CAS hizmet satacak şirket bulamıyor.. Bu işletmenin 137 çalışanı var.
CAS’ın mevcut yapısı ile sürdürülebilir olmadığı ortada..
Yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı gibi CAS hizmet satacak şirket bulamıyor..
Bu işletmenin 137 çalışanı var.
Borcu var..
Kısacası üretmeden tüketen bir pozisyondandır..
Be elbette bir sorundur..
Ha,CAS’ı kurtaralım..
Peki nasıl?
CAS’ı devletin sırtına yükleyerek bu işletmeyi kurtarmak akıl karı değil..
Dolayısıyla CAS’ın bir kamu kurumu olarak devlet kadroları içinde yer almasının da çok sıkıntılar yaratacağını söylemekte fayda var..
O halde CAS’ın özel bir şirket kapsamında açılımını sağlamak en mantıklı yol olarak karşımızda duruyor..
Bu elbette ayrı bir yazı konusudur..
Bunu enine boyuna ve ekonomik aklın gereği olarak ele alıp değerlendirmekte fayda vardır..
Lakin benim bugün üzerinde duracağım konu bu değil..
Mevzunun bir de insani yönü vardır.
Malum günlerdir eylem yapıyor CAS çalışanları..
Doğal olarak işlerini kaybetmek istemiyorlar..
Sonuçta bu bir ekmek mücadelesi..
Haliyle zaman zaman kontrolsüz davranışlarda bulunabiliyorlar..
İşte bu ruh haliyle önceki günkü eylemlerinde TC Büyükelçisinin makam otomobiline pet şişe savurdukları ve TC Elçisine yönelik küfürlü söylemlerde bulundukları iddia edildi..
Kim tarafından?
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay tarafından..
Sayın Özersay, eylem alanına kendisinin de gittiğini ve eylemcilerin TC Lefkoşa Büyükelçisinin otomobiline pet şişe fırlatıp küfür içerikli söylemlerde bulunduklarını görünce otomobilinden inmeyip oradan ayrıldığını yazdı sosyal medya hesabından..
İşte benim eleştirim bugün Sayın Başbakan Yardımcısının bu tavrına olacak..
Elbette burada eylemcilerin TC Büyükelçisine yönelik tavırlarını tasvip etmem mümkün değil..Bunu kesinlikle onaylamıyor ve son derece çirkin bir davranış olarak görüyorum..
Dolayısıyla burada yapılan bir yanlış var..
Fakat bu ülkenin Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak Sayın Kudret Özersay’ın bu durumu gördüğü halde otomobilinden inmeden ve oradan ayrılıp gitmesini yapılan ikinci yanlış olarak görüyorum..
Zira Sayın Özersay ülkenin Başbakan Yardımcısı..
Böyle bir olay karşısında otomobilinden inip oradaki eylemcilere TC Büyükelçisine karşı bu tavırlarının yanlış olduğunu bizzat söylemeliydi..
Fakat Sayın Özersay bunu yapmak yerine oradan ayrılmayı tercih etti..
Olayın basına sızması üzerine de sosyal medya hesabı üzerinden oradan ayrılma gerekçesi olarak TC Büyükelçisine karşı eylemcilerin bu yakışıksız tavrını gösterdi..
Özersay aynı konuyla ilintili olarak yaptığı açıklamada, sanki hükümetin CAS çalışanları ile ilgilenmediği ya da diyalog kurmadığı görüntüsü verilmeye çalışıldığını bunun doğru olmadığını, CAS çalışanlarının sorunları ile hükümetin yakından ilgilendiğini ve kendisinin de 20 kadar CAS çalışanını bizzat makamına kabul edip görüştüğünü anlattı..
Tabi hükümetin CAS çalışanları ile ilgili nasıl bir çalışma yürüttüğünü açıkçası bilmiyorum.. Fakat eylemin başladığı günlerde Başbakan Tufan Erhürman’ın,CAS çalışanlarına yönelik belli iyileştirmelerin yapılabileceğine dair taahhütleri olduğu bilgisi geldi bana.. Lakin daha sonra Başbakanın tavır değiştiği iddia ediliyor.. Bunun üzerine de CAS çalışanlarının eylemlerinin yoğunlaştığı..
Velhasıl diyeceğim o ki; sebep her ne olursa olsun CAS çalışanları bu ülkenin yurttaşları.. Şu an sıkıntıları var.. Ve bu sıkıntıları en aza indirgemek devletin görevidir..Zira burada verilen mücadele iş aş kavgasıdır..
Bu onlar için önemlidir..
Ha CAS kötü yönetilmiştir, onun için bu haldedir..
Elbette bunun muhasebesi yapılmalı ve bu kötü yönetimin sorumluları da ortaya çıkarılmalıdır.
Gakat şimdi empati yapıp bu insanların halini anlamak gerekir diye düşünüyorum..
Zira evlerine götürecekleri ekmeğin mücadelesini veriyorlar..
Kudret Bey de bu ülkenin Başbakan Yardımcısı..
Değerli bir insan..
Halkın takdiri ile seçilmiş birisi..
İş aş derdi yok..
Ülke şartlarında çok iyi diyebileceğimiz aylık bir gelire sahip..
Gelecek kaygısı yok..
Üstelik bu insanlara çare üretecek yönetim erkinin içinde bizzat yer almakta kendisi..
Dolayısıyla eylemcilerin şu şu tavırlarından dolayı otomobilimden inmeden oradan ayrıldım demesi bana göre yanlış oldu..





Bu haber 90 defa okunmuştur

:

:

:

: