Hükümette niye kriz olsun kriz sokakta yurttaşın cebinde

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, yüzde 12.11’lik hayat pahalılığı artışının milletvekillerinin maaşlarına yansıtılmayacağını, düşük baremlerdeki 1453 kişinin maaşına yansıtılacağını belirtti.
Maliye Bakanı Serdar Denktaş, yüzde 12.11’lik hayat pahalılığı artışının milletvekillerinin maaşlarına yansıtılmayacağını, düşük baremlerdeki 1453 kişinin maaşına yansıtılacağını belirtti.
Denktaş, bu rakamın düşük baremlere 45-60 TL arasında yansıması olacağını söyleyerek, uygulamanın yıl sonuna kadar devam edeceğini kaydetti.
Uygulamanın yapılmasına olanak sağlamak adına kanun hükmünde kararname çıkarılacağını dile getiren Denktaş, barem yapısının değişmesine yönelik bir çalışmanın da gündemde olduğunu belirtti.
Maliye Bakanı Serdar Denktaş ardından da zamları sıraldı.
Buna göre akaryakıt fiyatlarında düzenleme yapıldığını, benzin ve gazyağına 10’ar kuruş, eurodizele de 5 kuruş zam geldiğini açıkladı.
Yani bundan böyle kurşunsuz benzinin litresi 98 oktan 4.60 TL, 95 oktan 4.42 TL, gazyağı 4.11 TL, eurodizel ise 4.18 TL’den satılacak.
Yani bu ne demek?
Zincirleme zam demek..
Cebimizdeki paranın daha da çok azalması demek..
Hem de durup dururken hiç bir harcama yapmadan akşamdan sabaha..
Peki çare?
Hükümetin sunduğu bir çare yok..
Hoş hükümetin ekonomi politikası da yok.
Peki ne olacak?
Her birey, her aile kendi tedbirini alabildiği oranda alacak..
İhtiyaçlarımızdan feragat ederek, mutfağımızdan feragat ederek,çocuklarımızın geleceğinden feragat ederek,belki de doğup büyüdüğümüz bu topraklardan feragat ederek göç yollarına düşeceğiz..
Gidişat maalesef bu..
Ülkede gelişen ve yerleşen konjonktör de bunu müsait kılıyor..
Maliye Bakanı Serdar Denktaş, anlamsız ve gereksiz bir şekilde hükümette kriz olmadığını da özellikle vurguluyor..
Hoş niye hükümette kriz olsun..
Hükümet edenlerin keyfi yerinde..
Kılıfı buldukları anda basıyorlar zammı..
Atamalar tıkırında..
Yakınlarına devlet imkanlı kıyaklar aynen sürüyor..
Hesap soracağız deyip iktidara gelenlerle kol kola üstelik..
Arazi mi yok memlekette?
Dağıt dağıt git evlatlara..
Maaşlar dolgun..
Gelecek kaygıları yok..
Lafazanlığın sınırı yok, bini bir para..
Üretmeden hayal satmaya alışmışlar..
Arada bir iki de sosyal medya paylaşımı..
Oh ne güzel memleket..
Oysa esas kriz sokakta..
İnsanların mutfağında..
Kasapta, manavda..
Bankada..
Okul taksitinde..
Yurttaşın cebinde..
Peki hükümet edenler bu krizi görebiliyor mu?
Hiç zannetmiyorum.
Dertleri bu değil çünkü..
Dertleri hükümetin krize girip bozulmaması..
Bu güzel imkanların ellerinden kayıp gitmemesi..
Bunu çok net olarak anlıyoruz yaşananlardan..
O yüzden diyorum ki bıraksınlar artık güzel cümleler kurup hayal satmayı bize..
Kimsenin buna ihtiyacı yok..
Geride kaldı o romantizm günleri..
Çalışır yaparız, iyi yönetim temiz toplum, temiz siyaset falan..
Bırakalım bunları buraya.
Hiç lüzumu yok..
Biz önümüzdeki gerçeklere dönelim..
Nedir gerçeklerimiz?
Cebimizdeki paranın her gün eriyip yok olması..
Gelen zamlarla alım gücünün zayıflaması..
Banka kredileri dahil borçların katlanarak büyümesi..
Belirsizlik..
İşsizlik, göç..
Ve bunlardan da önemlisi, halka adil bir düzen, iyi bir yönetim ve sosyal adalet vaad ederek iktidara gelenlerin mevcut düzeni benimseyip kalan son umutlarımızı da heba etmesidir.
Bu haber 64 defa okunmuştur

:

:

:

: