4’lü koalisyon içinde en çok yıpranan Halkın Partisi..

Başlangıç motivasyonu ve savunulan değerler belli bir kitlede büyük bir heyecan yaratmış umut olmuştu..
Başlangıç motivasyonu ve savunulan değerler belli bir kitlede büyük bir heyecan yaratmış umut olmuştu..
Yıllardan sonra siyasete dair ülkeye olumsuz yansıyan bir şeylerin değişebileceği inancı hakim olmuştu toplumun çoğunluğunda..
Nitekim 7 Ocak 2018 seçimlerinde 9 milletvekili ile HP büyük umutlarla meclise girdi. Ardından da 4’lü koalisyon hükümetinde 3 Bakanlık alarak hükümete dahil oldu.. Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı..
Bu süre zarfında Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı dışında yönetim bağlamında ortaya bir fark koyan olmadı..
Hani şu seçim öncesi iyi yönetim diye yeri göğü inleten HP vardı ya,işte o sebeple bunu özellikle belirtmek istedim..
Zira bu anlamda ezberleri bozan hiç bir şey olmadı..
Hatta HP tarafından seçim öncesi verilen taahhütlerin düşünürsek bunu çok daha net olarak görebiliriz..
Elbette burada 4’lü koalisyon olmanın getirdiği bir takım olumsuzluklar yok değil.
Lakin HP, kendi adına da yapması gerekenlerden çok uzakta oldu..
Örnek mi?
Şu şaibeli ve tartışmalı hatta yasal olmadığı bizzat HP’liler tarafından defalarca dillendirilen işlerle anılan siyasetçilerin yargıya taşınacağı mevzusu askıda kaldı.
Bir Bakan’ın evlatlarına devletin imkanlarını ve kendi makamını kullanarak sağladığı arazi kıyaklarının üzerine de gidilemedi..
HP bunlara gözünü kapattı..
Hatta HP’li bir siyasetçinin sorumluluğundaki bir bakanlık bunu meşru kıldı..
Bu süre zarfında hiç bir adım atılamadığı gibi önceden iddia edilen yasadışlılıklar konusunda da hiç bir siyasetçi yargı önüne çıkarılamadı..
Kısacası HP’nin içinde bulunduğu hükümetin icraatlarına bakıldığı zaman atılan her adımın kamuya olumlu yansıyan bir özellikte olmadığını rahatlıkla görebiliriz..
Ha, hayat pahalılığı konusunda verilen artışın HP milletvekillerince kabul edilmeyeceğini ve bu miktarın her seferinde ayrı bir hayır kurumuna bağışlanacağının duyurulması ile, adil olmayan bu sistemin teknik olarak değiştirilemeyeceğinin aynı ifadeler içinde kullanılması kadar anomalli bir durum olamazdı.. Nitekim bir gün sonra yasa gücünde kararname ile soruna günübirlik çözüm üretildiğini Maliye Bakanı Serdar Denktaş açıkladı..
Hoş, en basit izahı ile bunu ayarlayacak yasal düzenlemeyi yapacak olan bir hükümetin içinde 9 milletvekili, 3 bakanlık ile bulunan bir partinin bu anlamda çok daha fazla etkili olması gerekirken, ne yapalım uğraştık ama yapılamıyormuş, teknik olarak bu mümkün değilmiş, makul bir formül bulana kadar bizler de HP olarak verilen hayat pahalılığını almayarak bağışlıyoruz demek bu sorunu ortadan kaldırmıyor..
Ya da Maliye Bakanı Serdar Denktaş’ın Bakan ve milletvekillerin maaşlarına eklenmesi söz konusu olan hayat pahalılığı ödeneğinin düşük maaşlı 1453 kişi arasında bölüştürülecek olması da bu sorunun ağırlığını hafifletmiyor..
Her işin sonunda uğraştık, ettik ama olmuyormuş, yapılamıyormuş gibi çaresizliği çağrıştıran bir Halkın Partisi görmek istemiyoruz haliyle..
Dolayısıyla HP’nin büyük umutlarla başlattığı temiz siyaset, iyi yönetim anlayışının toslayacağı nokta bu olmamalıydı..
Hoş, 7 Ocak seçimlerinden sonra HP halkın arasından da çekildi..
Zaten bunun sonuçları da 24 Haziran yerel seçimlerine yansıdı..
Dolayısıyla kim neyi nasıl izah ederse etsin HP 24 Haziran yerel seçimlerinde kayıptı. Oysa yakaladığı ivme, Kıbrıs Türk Siyasetine yeni bir soluk kazandıracak potansiyeli içinde barındırıyordu..
Fakat Kudret Özersay yönetimindeki HP belli ki 7 Ocak seçimlerini tek seferlik olarak gördü ve değerlendirdi..
Hedefe ulaşıldı..
Meclise girildi..
Ve mevzu kapandı..
O günden sonra halkla ilişkilerini yok denecek kadar azalttılar..
Adanın hiçbir bölgesinde örgütlenme çabasına girmediler..
Böyle bir dertleri de hiç olmamış gibi davrandılar..
Lakin bu HP için bir dert, aşılması gereken ciddi bir sorun..
Örgütlenmeye önem vermeyen, teşkilatlarını kurmayan, tabanını oluşturmayan, halka inmeyen hiçbir siyasi yapının bugünkü konjonktürde ayakta durup varlığını sürdürmesi pek mümkün değildir.
Kısacası bugün geldiğimiz aşamada Halkın Partisi 4’lü koalisyon hükümetinin mevcudiyetinden en fazla olumsuz yönde etkilenen parti görünümündedir..
Bu haber 58 defa okunmuştur

:

:

:

: