Üniversitelerin kentlere kattığı enerji..

Teknolojik becerilere giderek daha çok dayalı hale gelen açık ve bütünleşmiş bir dünyada firmaların rekabet gücü yanında, üniversitelerden ekonomik gelişmeyi teşvik etmede artan bir rol almaları isteniyor.
Teknolojik becerilere giderek daha çok dayalı hale gelen açık ve bütünleşmiş bir dünyada firmaların rekabet gücü yanında, üniversitelerden ekonomik gelişmeyi teşvik etmede artan bir rol almaları isteniyor. Üniversiteler eğitim aktarmanın ötesinde bugün artık endüstriyel olarak değerli olan beceriler, yenilikler ve girişimcilik kaynakları olarak görülüyorlar. Hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler üniversitelerin büyümeyi teşvik edici bu potansiyelini gerçekleştirmeyi öncelikleri haline getirdiler, bu durum eşgüdümlü politika çalışmaları gerektiren bir stratejidir. yapısı üzerinde önemli etkilere sahiptirler. Özellikle, üniversite öğrencilerinin yapmış oldukları harcamalar kent ekonomisine canlılık kazandıran önemli bir harcama grubunu oluşturmaktadır.
Dolayısıyla bir üniversitenin yer aldığı coğrafi bölgeye iki türlü katkı yapması beklenir:
Arz yönlü katkı: Üniversitelerin ürettikleri bilgi ve yetiştirdikleri insan gücü ile bulunduğu bölgedeki verimliliği arttıracağı düşünülür.
Talep yönlü katkı: Üniversitenin mal ve hizmet alımlarının, üniversitede çalışanların ve üniversiteye okumak için gelen öğrencilerin yapacağı harcamaların bölgeye ekonomik canlılık getireceği düşünülür.
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki, Kuzey Kıbrıs’ta hiçbir üniversite için yukarıdaki etkilerin ciddi biçimde değerlendirildiği bir çalışma görmedim. Dolayısıyla üniversiteler kurulurken yatırımcıların aksine siyasilerin diğer birçok alanda olduğu gibi bir fayda-maliyet analizi yaptıklarını ve iktisadi mantıkla hareket ettiklerini söylemek zor. Oysa işin gerçeği Kıbrıs’ta üniversite açılmasında aslında en fazla beklenen katkı ekonomiktir. Üniversite aracılığıyla devlet, bir bölgede iş imkânları yaratacak, harcamalar artacak o bölgede ekonomik hayat canlanacaktır. Diğer taraftan, başka ülkelerden gelen öğrenciler de tercih ettikleri üniversite bölgesinde konut, gıda ve eğitim harcamalarını arttıracaktır. Bu alanda da doğru düzgün bir bilimsel destek olmamasına rağmen politikacılar ve bu sektöre yatırım yapan yatırımcılar üniversite kurarken, ya da bölge halkı politikacıdan üniversite kurulması talebinde bulunurken hep bu argümana dayanır. Bu akıl yürütmenin kısmen doğru olduğu kaçınılmazdır. Ancak buradan beklenen katkılar abartılmakta ya da yeterince değerlendirilmemektedir.
Çoğunluk üniversiteler, kentsel politikaların üretilmesi ve uygulanması noktasında etkin bir akademik/bilgi desteği sağlayabilecek nitelikteki insan kaynağı potansiyeline sahiptir. Bu potansiyeli ile üniversiteler, eğitim, kültür, sanat, sağlık, spor, sosyal hizmetler vb. gibi hizmet alanlarında kentin yerel dinamiklerine veya yerel yönetimlere etkin bir akademik destek temin edebilirler. Bunun etkin mecralarını iş birliği protokolleri var etmek suretiyle kent ile üniversitenin bütünleşik biçimde bir değer üretmesi mümkün olabilir. Bu destek, etkin ve verimli bir kentsel hizmet anlayışı doğrultusunda gerekli olan bilgisel ve kültürel katkıyı da temin edecektir.
Üniversiteler, kendine özgü tarihi ve kültürel dokusu ile sosyolojik yapısı olan kentlerin marka değerine farklı bir boyuttan katkı sağlayabilir. Araştırma veya eğitim-öğretim kapasiteleri açısından markalaşan kent üniversiteleri, yerleşik bulunduğu kentin global ölçekte erişilebilirliğine ve uluslararası tanınırlığına anlamlı bir değer katabilir.
Toplumsal sorumlulukları doğrultusunda üniversiteler kentin, tarihi, doğası ve kültürel varlığını keşfedici bir işlev üstelenebilir. Çevre ve enerji ilişkisi ve doğal kaynakların verimli kullanımı gibi konulardaki sosyal ve kültürel sorumluluk projeleri ile kentte yaşam kalitesini artırmaya yönelik bir misyon icra edebilir. Bu misyonu gerçekleştirme konusundaki akademik öncülük, kent toplumunda yaygın bir toplumsal bilinçlilik düzeyini de var edecektir.

Bu haber 20 defa okunmuştur

:

:

:

: