Size ne ? doğru bana ne ama...

Akşam trafiğindeyim... Saat yedi civarı...
Akşam trafiğindeyim... Saat yedi civarı...

Trafikte motosikletli gençler her zaman yüreğimi ağzıma getirir... Delice ve dikkatsiz sürüşleri ile hem yayalar hem de arabalarındaki sürücüler tedirgin olurlar.

Al işte, bir tanesi... Adeta sürünerek yanımdan geçiyor... Hay Allah, dememe kalmadan bakıyorum kaskını koluna takmış, gidiyor delikanlı...

KASK adı verilen nesne kola takılmak için icat edilmemiştir delikanlı... Allah korusun biri sana şöyle bir değse ya da ani fren yapsan gittin... Bunun ötesi yok...

İlerde ışıklarda durmak zorunda kalıyor, kamyonu da geçemeyince, aynı hizada duruyoruz... Camı açıp sesleniyorum:

- Hey genç!

Bakınıyor, tekrar seslenince bana dönüyor, ne var der, gibi...
Kaskını işaret ediyorum...

- Sanırım onu başına takmalısın...
- Size ne ? İster başıma takarım, ister koluma...
- Ne yazık ki beni çok ilgilendiriyorsun...
Keşke BANA NE diyebilseydim...
Ben de bir ANNEyim...

Şaşkın... Ağzını açıyor... Sonra vazgeçiyor...

Yeşil ışık yanıyor... Gaza basıp uzaklaşıyor...

HEY GENÇ,
Sen beni çok ilgilendiriyorsun hem de çok...

Tekerlekli iskemleye mahkum olanların farkında değilsin sanırım...

Kimileri o kadar da şanslı değiller...

Gün geçmiyor ki gazetelerde böyle bir kaza haberi yayınlanmasın...

Bence trafik polisleri öncelikli olarak bu gençleri denetlemeli...

Yoksa trafik canavarı her an işbaşında...

Anneler, babalar!
Çocuğunuza motosiklet almadan önce çok iyi düşünün...

Oğlunuzun bu sorumluluğu alabilecek kapasitesi var mı bir bakın Allah aşkına...

HABERİN OLSUN

Yaşamın meyvesi
Güzel bir gündür unutma...

Gönlümün leylaklarını kırma
ne olursun...

Zamanın satır araları geç kalmalarına küserse bir gün...

Perde inmiş olacak
Haberin olsun...

Ayşe TURAL

KOKULARINDAN TANIRIZ..

Ah, biliyorum pek çok öğretmenin anılarında yüzlerce hatta binlerce öğrencisinden bir TUTAM ANI vardır...

Aslında öğretmenlerin en şanslı tarafı o binlercesinde bıraktıkları İZlerdir... Bizler tohumlarını attığımız çiçekleri, yıllar sonra KOKULARINDAN TANIRIZ...

Sanırım şimdi HASAT ZAMANI...

' Çikolataya çakulet dediğim zamanlarda benim için Türkçe öğrenmek, bir sınavda yüksek not almaktan ibaretti. Dünya bir lisanı gerektirecek kadar beni kendine çekmiyordu.

Ortaokul Türkçe öğretmenim Ayşe Tural Hanımefendi bir anne sıcaklığında güler yüzü ile Türkçe dünyaya beni ilk hazırlayanlardandır. Bu şiiri kendisine armağan ediyorum. Umarım 30 yıl sonra bu küçücük ve önemsiz şiirim kendisine layık olmasa da kabul edilir. Sevgilerimle...

Size Guney Lefkosa'daki bir internet yerinden Ingilizce klavye ile Turkce harfleri yazamadigim bir yazi yazdigim icin oncelikle ozur dilerim. Hayat okyanusunun kiyilariniza gonlunuzun guzelligince dokunuslar getirmesini dilerim.

Sizi her zaman cevresindekilerin mutlulugu ve sevgiyi yasamalari icin cabalayan bir ogretmen ve kendi ile barisik bir insan bildim.

Yasadigimiz dunyadaki insanlarin olgunlasmis ve bilincli bireyler olarak sorumluluklarini bilen ama Sizin cocuk kalan ruhunuzun gercek sevgi oldugunu kavramis olarak yasamalarinin her saniyesinde mutlulugu doyurmalarini dilerken, benimle cocuk kalan ruhunuzun satirlarini paylastiginiz icin tesekkur ederim...'

ALİ ERDOĞAN ( TMK' dan öğrenciniz )

Bu güzel düşünceler için asıl ben teşekkür ederim...

BİR SENİ DÜŞÜNÜYORUM BİR DE...

Bir, seni düşünüyorum...
Yürürken baygın kokusunda ıhlamurların.
Çocuksu gülüşlerin geliyor aklıma
Yalnızlığın içimi üşütüyor...

Düş kırıkların
Umutlarımı kanatmasın ne olur!

Bir de...
Yüzümün ortasına yağan
Nisan yağmurlarını...
Yağmurumda ıslanıyorsun
Islak ıslak, toprak toprak kokuyorsun...
Yalnızlığıma karıştırıp kokunu
İçime çekiyorum
İçim kokuyorsun...

Bir, seni düşünüyorum...
Gün ortasında kanat çırpan
Kelebeğin türküsünü dinliyorum
Güneşin kepçesinden kana kana içiyorum
Duy!
İlkbahar sek sek oynuyor yüreğimde...

Bir de...
Gizemli, sıcacık bakan gözlerinin yıldızlarını...
İçim ısınıyor bakışlarından
Ruhumun fırtınaları diniyor
Ellerim ellerine koşuyor
Ellerin limanım oluyor...

Bir seni düşünüyorum...
İnadına kanat çırpıyor güvercinler
Durgun gökyüzündeki bulutlar misali.

Umutlarımı
Yamalı bohçalardan çıkarıp
Saçlarını okşuyorum usulca...
Avuçlarıma sığmıyor ebemkuşakları
Şaşıyorum...

Bir de...
Tenini düşünüyorum.
Yüreğim deli gibi çarpıyor
İçimi ürperten serinliğine dokunuyorum.

Gökyüzüm yıldıza kesiyor
Erguvanlar açıyor kucağında
Bir yıldız da ben oluyorum...
Bakıyorum
Ay tutuluyor yüzünün içinde...

Bir seni düşünüyorum...
Radyoda nihavend çalıyor
İnceden inceye...
Aşk mevsimi soluyor akşamla beraber...

Bir yerlerde bir kadın hıçkırıyor
Koklanmış karanfil yorgunluğunda.
Güz gülleri dökülüyor zamansız.
Anla
Kırık çocuk gülüşleri istemiyorum artık...

Bir de...
Utangaç yaz çiçeğinin
Işığı vuruyor gözlerime
Ardından ışığa kesiyor bedenim,
Gelecek zamanların sevinci dudaklarımda...

Hayatın ipeğini dokuyorum tel tel...
Seni soluyorum...
Sana susuyorum...
Bütün yollarım sana çıkıyor
BİLİYORUM...

Ayşe TURAL

NE ÇABUK BÜYÜDÜK

Pantolonlarımız kısaldı, entarilerimize sığmaz olduk...
Pirililerimiz dolapların en dibinde, kirli torbalarda kaldı...

Oyunlarımız, adı gibi kendisi de yok olan sokaklarda kayboldu...

Sekseklerimiz, saklambaçlarımız, ip atlamalarımız, yakan toplarımız...

Zaman yavaşça eteğini sürüyerek geçiyor yanımızdan...

Farkında mısınız?

KIBRIS

aşkın bitmeyen söylencesinde
bebelerini uyutur
yüzyılların annesi...

yakıp tüketir
gizemsel ateşi AFRODİT'in
eritir KIBRIS topraklarını
tensel dokunumda ürpertiler...

doğa
Tanrı'nın doğurgan kızıdır
BEŞPARMAKLAR'da...

ey zaman!
bir ağıt da sen yak
belki duyar sesini
paslı uykusunda yüzyıllar...

sağır gözler
kör ağızlar...
zincire vurulmuş sevgiler...

uyan insanlık!
UYAN!...

Ayşe TURAL

İKİ KİŞİLİK AŞKI TEK BAŞINA YAŞAMAK...

Zorun zorudur böylesi... Tek taraflı aşk yani... Sen seviyorsun diye, karşındakinin seni zorla sevmesini bekleyemezsin elbette...

Nazım Hikmet, ' Tahir ile Zühre' şiirinin bir dizesinde
' Sen elmayı seviyorsun diye, elmanın da seni sevmesi şart mı? ' diye sorar...

Tek taraflı sevenlerin, sevgilerinin sorumluluğunu almayı bilmesi gerekir...

En azından böyle bir duyguyu tanıma fırsatı buldukları için mutlu olmalılar...

İmkansız aşklar can yakar, yürek acıtır... Söyleyebilirseniz söylersiniz, olmazsa yavaş yavaş unutmayı denersiniz...

Dünyanın sonu değil ya!

İşi aşırı duygusallığa dökmenin anlamı yoktur... Karşınızdakini de suçlamadan duygularınızı gözden geçirin.

Sonrası mı? Bakışlarınızı başka tarafa çevirin...

Mutlaka sevginize karşılık verecek birini bulursunuz...

Sevgi ve aşkla kalın...

BU GECE

Bu gece
Dolunaya söz verdim
Seni düşüneceğim...

Gözlerimi kapatıp
Gülümseyişini göreceğim
Gece meltemi yardım ederse
Kokunu damıtıp
İçime çekeceğim....

Bu gece
Seni düşüneceğim...

Ne kadar uzakta olursan ol
Sevgimi avuçlarıma alıp
Yıldızlara üfleyeceğim...

Gecenin rengine sarınıp
Kucağındır diyerek
Düşlere dalacağım....

Ayşe TURAL

SENİ BULMAYA GELDİM

Yaşamın inanılmaz rastlantılarla dolu olduğuna yürekten inanırım...

Bu yüzden her ne istiyorsanız, ne arzuluyorsanız, ne bekliyorsanız olacağına inanın...

Son yıllarda okuduğum kitaplarda sık sık umuda yolculuklara rastlıyorum...

Yaşamımızda bulmayı umduğumuz, beklediğimiz insanları, ansızın karşımızda bulabiliriz gibi geliyor bana...

Önünüze çıkan insanlara bir de o gözle bakın...

Acaba size ' Seni bulmaya geldim...' der mi?

Sevgiyle kalın...
Sevgilerinize de sahip çıkın...



İSTER MİSİN?

zamanın çemberini
gel
birlikte çevirelim...
hayatın patikalarında
el ele kaybolalım...

sonra bir köşe başında
yeniden bulup birbirimizi

sıkıca sarılalım
ister misin?

Ayşe TURAL

İNTERNET OCAK SÖNDÜRÜR MÜ?

🏡🏡🏡

Bankadayım...
Sıramı bekliyorum. Arabamın arkasında bir araba duruyor. Beyefendi telaşla içeri giriyor.

İşim çabuk bitiyor. Dışarı çıkarken ' Siyah araba kimin, çekebilir misiniz?' diyorum. Beyaz gömlekli bey, ' Hanım arabada, çeker' diyor.

Arabama binip klaksona basıyorum. Hanım duymuyor bile...
Bir daha...
Bir daha...
Bankadaki eşi duyuyor, kadın duymuyor; internet aleminde kaybolmuş....

Eşi fırlıyor dışarı:
- Ayşe! diye sesleniyor...
Duyan kim?
Beyefendi pürhiddet, arabaya giderken bana dönerek:
- Şu internet belası yok mu?
diyor ve söylenerek arabaya yürüyor....

Camı tıklatıyor....
Kadında bir öfke ' Ne var, ne bağırıyorsun? ' diye çıkışıyor kocasına...

Adam tekrar bankaya giriyor. Kadın önce yazısını tamamlıyor, telefonu dikkatlice koltuğa bırakıyor, bana öfkeli bir bakış fırlatıyor...

Bir karış suratla direksiyona geçiyor.... Yerleşiyor....

Arabayı hareket ettiremeden öfkeli koca yetişiyor.... Kapıyı açıyor....

Kadın iniyor, hiç keyfini bozmadan... Yerine geçiyor....
Beyefendi elini kolunu sallaya sallaya konuşarak arabayı sürüyor...

Ben de tüm olanları gülümseyerek izliyorum....

Gerçekten internet OCAK söndürür...

ŞÜKÜR 🙏🙏🙏

Tanrım sana şükürler olsun
bu yaşıma geldim
muhtaç olmadım kimselere...

bundan sonra da
muhtaç kılma beni
ne çocuklarıma
ne ellere...

ekmekten yana korkum yok
korkum dostluğa, sevgiye...

AYŞE TURAL

GÜLÜMSEYİN...

Her gün, her saat, her dakika, solunan her an…
Yaşamın kalbi atıyor demektir…
Onun tik taklarını duyuyorsanız, korkmayın ve hayata gülümseyin…

NE GÜZEL…
Yaşamın akışına izin verin... Sizi sarsın sarmalasın... Güzel şeyler getirin aklınıza... Neşeli şeyler... Sevgileri davet edin dünyanıza... Yaşamın ışıkları yıkasın yüreğinizi... GÜNÜNÜZ ÇOK GÜZEL OLSUN...
Bu haber 46 defa okunmuştur

:

:

:

: