Ankara-Brüksel hattında esen yeni rüzgar, Kıbrıs’a nasıl yansır?

Başbakan dün bazı “özel” gazetecilerle toplandı, çok önemli açıklamalar yaptı. Allah’tan TAK da oradaydı da bizim de Sayın Başbakan’ın yaptığı açıklamalardan haberimiz oldu.
Başbakan dün bazı “özel” gazetecilerle toplandı, çok önemli açıklamalar yaptı. Allah’tan TAK da oradaydı da bizim de Sayın Başbakan’ın yaptığı açıklamalardan haberimiz oldu.
Anlatılanlara göre Başbakan’ın ilk uyarısı, krizi fırsata çevirenlere olmuş. Denetimden söz etmiş. Maliye Bakanlığı’nın fahiş fiyat artışına karşı denetimleri artıracağını, fırsatçılara geçit vermeyeceğini açıklamış.
Peki Maliye Bakanlığı bunu kaç denetmenle yapacak? Ya da bugüne kadar zaten yapması gereken denetimleri neden yapmadı? O konular kafamızı kurcalamadı değil ama toplantıda olmadığımız için bu soruları soramadık.
Olsun, biz de şimdi buradan soruyoruz.
Sayın Başbakan’ın “Denetimler yoğunlaştırılacak hükümet yasal yetkilerini kullanmakta tereddüt göstermeyecek” diye özetlediği yeni dönemin, devlet için de bir kemer sıkma dönemi olmasını umuyoruz.
Her ne kadar 2. Cumhurbaşkanı’na alınan lüks makam aracı, Sayın Talat tarafından reddedildiyse de bundan sonra o araca kimin konacağı merak konusudur?
İşe bisikletle gidip gelen sayın bakanların bu araçta gözü olduğunu düşünmüyoruz. Onları çıkarınca geriye kim kalıyor?
Koskoca lüks makam aracı kime tahsis edilecek?
“Gündem bu kadar yoğun, sen bu arabanın peşine mi düştün” dediğinizi duyar gibiyim.
Eeee o zaman vaktiyle o kadar “Gara Mercedes’e binmeyeceğiz” söylemi geliştiren hükümet üyelerine şimdi bu hatırlatmayı yapmakta bir sakınca olmamalı.
Elbette yaşadığımız ekonomik türbülansın bir çok yönü var. Siyasi yönü oldukça ağırlıklı olan bu türbülanstan çıkmak için yöntem aranıyor. Bu yöntemlerin büyük bölümü de Türkiye ile işbirliği içinde hayata geçirilecek türden.
Ada TV’de dün Gündem Özel Programı’nda canlı yayında ağırladığım CTP Milletvekili Fikri Toros da bu işbirliğine dikkat çekiyor.
Siyasetten önce Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanlığı ve iş insanı kimliğiyle de öne çıkan Sayın Toros’un anlattıkları önemliydi.
Hükümetin aldığı önlemlerin yaraya pansuman olacağını ama tamamen iyileştiremeyeceğini anlatan Fikri Toros, yakın vadede bütçeye Türkiye’den bir destek verilmesi gerektiğine işaret etti.
Türkiye-ABD krizine karşı Brüksel-Ankara hattında esen sıcak rüzgarlara da dikkat çeken Fikri Toros, bunun Kıbrıs sorununda da bir ivme yaratabileceğine dikkat çekti.
Türkiye Başkanı Erdoğan’a önümüzdeki haftalarda Berlin ve Paris’ten yapılan davetler de bu sıcak rüzgarın en büyük kanıtı olsa gerek.
New York’ta eylül ayında tüm tarafların katılacağı Kıbrıs zirvesinin, Türkiye –AB ilişkilerinde esen ılımlı rüzgarlar nedeniyle olumlu etkilenebileceğini belirten Toros, “Türkiye ne zaman AB’den uzaklaşsa Kıbrıs sorunu da çıkmaza girer. Türkiye –AB ilişkilerinin yolunda gittiği dönemler, Kıbrıs sorununda en büyük adımların atıldığı zamanlardır” tezini savundu.
Yakın tarihimiz Sayın Fikri Toros’un tezini destekler nitelikte.
O yüzden ekonomideki tüm çıkmazlara rağmen, Ankara-Brüksel hattında esen bahar rüzgarlarının Kıbrıs’a da olumlu yansımaları olacaktır. Ümidimiz bu rüzgarın bir an önce esmeye başlamasıdır.

Bu haber 123 defa okunmuştur

:

:

:

: