'Bu hükümetin kılavuzu kargalardır'

Kurban bayramı da bitti. Bayram nedeniyle ülke, biraz duruldu, rehavet, tatil derken, yeni hafta, yeni hareketlilikle başlıyor.
Kurban bayramı da bitti.

Bayram nedeniyle ülke, biraz duruldu, rehavet, tatil derken, yeni hafta, yeni hareketlilikle başlıyor.

Elbette TL'nin döviz karşısında yaşadığı değer kaybı, bunun tetiklediği olaylar, ekonomik zorlukları katmerledi.

Hükümet 'ekonomik önlem' paketini açıkladı ve tartışmalar, değerlendirmeler yapıldı, hala yapılıyor.

Konunun hem ekonomik, hem de hukuki yönleri var.
Ekonomik açıdan ekonomist Göksel Saydam, hukuki açından ise avukat Orhan Arsal ile konuyu tartıştık.

Ekonomist Göksel Saydam;

'Ülkenin ekonomisi bozulduğunda, devlet, hükümetler düğmeye basar. Birlik beraberlik deniyor, güzel. Ama sadece denetleme kararı almak yetmez. Sadece tüketim için denetleme de yapılmaz. Hizmet sektörü için de denetleme yapılmalıdır.
Çok hatalı, hukuka aykırı kararlar var. Mesela 140 m2'ye kadar, %1 tapu devir harcı alınacak diyor. Neden 140 m2, kriter nedir, kim belirledi? Neden iş yeri, ofis açmaya da tapu devri harcı düşürülmedi, ki o kadar işsiz genç insan var. Kendi işyerlerini açmaya teşvik olabilirdi. Burada amaç bazılarının mallarını sattırmaktır.

Kıbrıslının artık konut alma gücü yok. Başkaları alsın, fiyatlarda düşürülmesin diye. Demek ki satılamayan konutlar, 140 m2'dir.

Beyaz eşyada KDV düşürüldü. Güzel, peki, neden mobilyada düşürülmedi? Çünkü bu paketi hazırlayan ekibin içinde mobilya işi yapan yoktu. Daha önemlisi, elektronik eşya, bilgisayar, okullar için öğrenciler için, neden bunlarda KDV indirimi yapılmadı.
Çünkü yine bu ekip içinde elektronik eşya satan biri yoktu.

Bir başka konu, okullar açılıyor, insanlar çocuklarını hazırlayacak, kırtasiye, kitap alımı artacak. Bu oranı %16, neden düşürmediler?

Yüksek eğitim kurumlarını harçları TL'ye çevirmede serbest bıraktılar. Bunların toprak bastı paraları bile teşvik. 17 kalem teşvikleri var. Market, benzin çalıştırırlar.
Çağır hepsini kuru sabitle. Okul taksiti bu kadar olacak diyerek kapat konuyu.
Öğretim görevlileri yabancıymış. Kaç tane yabancı öğretim görevlisi var? Öğretim görevlilerinin dörtte üçü part time çalışır. Bunlar vergi dairesinde, sosyal sigortalarda bellidir. Profesör 3 bin TL maaş alır diye beyan ederler. Üniversite benzin istasyonu işletecek ve vergiden muaf olacak. Olmaz, devlet diyecek ki üniversiteler ticaret yapmayacak. Bu konuda Ticaret Odası da sessiz.

Kumarhane ve bet ofislerine ek vergi kondu. Böyle ismi olmayan geçici süreli vergi olmaz. Sonra, neden gece kulüplerine vergi yok? Çocuklarını getiren yabancı uyruklu insanlara ek vergi konulacakmış, neden, böyle bir şey olabilir mi? Bu kabul edilemez. Çifte vergilendirmeler olacak. Bu hükümetin kılavuzu kargalardır. Bu paketi sürdüremeyecekler.

Emlak alma hakkı veriliyor yabancılara. Girne de yığılma var. Neden başka bölgelere yönlendirme yok. Öncelik senin vatandaşının konut sahibi yapılması olmalıdır.
Ekonomik paket, ya halka, ya sermayeye, görünen o ki halkın refahı düşünülmedi. Temel gıda maddeleri, ilaçlar, neden indirim yapılmadı ve belli sektörlere yapıldı. Bu iş kürsüde ders vermeye benzemez. Saha da ve halkın içinde olacaksınız.'

Avukat Orhan Arsal;

'Bizim rekabet yasamız var. Mal ve hizmetlerin denetiminde, biz en sona marketlere bakıyor ve denetliyoruz. Mesele ilk çıkış yeri, ilk dağıtımcı, ilk ihracatçı olmalıdır.
Rekabet yasası bu yetkiyi veriyor. Malını antrepoda tutarak, şimdi sabitlenen kur 5.20'den devlete vergi ödemek için tutuyorsa. İleride çok düşük fiyata bu malları satacaksa, bu fırsatçılıktır. Bir günde inanılmaz kar elde edecekler. Bu aynı zamanda haksız rekabeti doğuracak.

Sayın Başbakan 'biz indirim verdik ama ucuza mal satılmasını da denetleyeceğiz'
diyor. Devlet kendi eliyle kendi koyduğu rekabet yasasına aykırı hareket ediyor.
Antreposu olan, yani büyük tüccara kıyak geçiliyor. Üstelik geriye dönük de bu kur sabitlemesinden faydalanacak. Küçükler, antreposu olmayanlar o günün kurundan ödeyecek. Küçüklere siz bitin demenin yeri. Sayın başbakan bunu biliyor, hukukçudur, ama anayasamız var. Bu kararlar mahkemeden döner.

24 maddelik ekonomik önlem paketinde vatandaş için hiçbir şey yoktur. Adam eve ekmek götüremezken, restoranın KDV'sini düşürmek ne demek? Bu koalisyon, sermayeci koalisyondur.

Kriz bahane edilerek, sermaye, daha güçlü olsun diye korunuyor. Bu hükümetin bir protokolü var. Protokolün 18 maddesi diyor ki, faiz yasası hükümetin göreve başlamasından hemen sonra meclise getirilerek düzenlenecektir. Vatandaş bir ev alırken, banka vatandaşın sayesinde üç ev almış olur. Bu ülkenin esas sorunu budur, yapıldı mı? Hayır.

Yapılan, borçların vadesini uzatmak, sadece bankaları korur. Vatandaş daha fazla faiz ödeyecek. Bankalar daha çok kazanacak.

Yabancılara apartman katı alımını üçe çıkardılar. Çünkü Kıbrıslı artık ev alamaz. Fiyatlar düşmesin ama yabancılar daha fazla ev alsın, evler de satılsın diye alınmış bir karardır.

Buraya çalışmaya gelen insanların, çocukları için vergi alınması, Nazi Almanya'sında bile böyle bir şey yoktu.

Halkın Partisi, vatandaştan bir şans istemişti. Bu şans işte bugünler için di. Görünen o ki bu süreçten en fazla zararı Halkın Partisi görecek.'


Bu haber 362 defa okunmuştur

:

:

:

: