Muhalefet fikir üretmeli…

Bir ülke yönetiminde güçlü iktidar olmanın yanında güçlü bir muhalefetin varlığı çok daha büyük bir öneme haizdir. Demokrasilerde muhalefet iktidar kadar önemli ve vazifelidir. Muhalefetin olmadığı demokrasilerde iktidarın eksikleri de görülemez, yanlışları da sorgulanamaz.
Bir ülke yönetiminde güçlü iktidar olmanın yanında güçlü bir muhalefetin varlığı çok daha büyük bir öneme haizdir. Demokrasilerde muhalefet iktidar kadar önemli ve vazifelidir. Muhalefetin olmadığı demokrasilerde iktidarın eksikleri de görülemez, yanlışları da sorgulanamaz.
Bu nedenle doğru muhalefet yapmanın ülkeye katkısı her zaman büyük olmuştur. Lakin bunu doğru/yanlış her şeye muhalefet yapmakla karıştırmamak gerekir.Muhalefet doğru bulduğu icraatları takdir etmeyi bilmeli, ve bunun üzerinden değer katmalı yapılan işlere..
Ha doğru bulmadığını da tabi ki eleştirmeli, gerekli muhalefeti yaparken de ilgili konu hakkındaki önerilerini masaya bırakmalıdır..
Muhalefet etmek takdir edersiniz ki, doğru/yanlış her şeye ama her şeye karşı çıkmak demek değildir. Dolayısıyla bu anlamda her zaman inandığım şey şudur ki, güçlü bir iktidarın varlığı, güçlü bir muhalefetin olmasına bakar.
Zira güçsüz ve sadece eleştirip ortaya fikir koymayan ve öneri sunmayan bir ülkenin iktidar/muhalefet ilişkisinde iktidarın yanlışa daha meyilli olduğunu söylemek mümkün.
Malum yaklaşık 7 aydır 4’lü koalisyon hükümeti ile yönetiliyoruz..
Ve yine malumunuz olduğu üzere çok zor bir döneme denk geldi bu koalisyon iktidarının yönetimi. Buna ekonomik sıkıntılar da eklenince hükümet iyice köşeye sıkıştı. Elbette bunu belirtirken, içinde bulunduğumuz sürece bir mazeret olarak not düşmedim..
Lakin işin gerçeğinde de bunu eğer görmezden gelirsek yanlış saptamalar yapabiliriz. Velhasıl 4’lü koalisyon hükümeti ekonomik krize yönelik doğru ya da yanlış elbette tartışılır, bir takım icraatlar yapıyor. Burada bir çaba ortaya konuyor.
Her şeyden önce bunu görmek gerekir.
Peki yapılan icraatların yanlış ya da eksik bir tarafı olamaz mı?
Tabi ki olur.
Söz konusu bu icraatların eksik veyahut yanlış olduğuna inanılan hususları tartışmaya açılır, ve muhalefetin doğru olduğuna inandığı öneriler sunulur.
Ve sonuç olarak ortak aklın gereği olarak bir noktaya varılır.
Zira burada mühim olan toplumsal kazanımlardır.
Hoş, demokrasileri ileri olan ülkelerde bu böyle yapılır..
Yani muhalefet iktidar kadar önemli bir rol oynar ülkeye çizilen rotada.
Dönüyorum bir de bize bakıyorum, bu işler nasıl yürütüldüğü çoğu siyasetçi tarafından bilindiği halde hükümetin her yaptığı icraatta muhalif taraftan bir eleştiri görüyorum. Burada yanlış bir şey yok. Tabi ki eleştiri olacak..
Fakat bu eleştirilerin altı da doldurulacak.
Nasıl?
Tabi ki yanlış buldukları icraatların, uygulanabilir alternatif doğrularını ortaya koyarak,öneri yaparak.
Elbette iktidar da bunları alacak dağarcığına koyacak ve doğru olanları yanlışın yerine koymak suretiyle muhalefetin katkısına teşekkür edecek..
Zira siyaset kurumunu verimli kılan ve ülkeye katkı olarak dönmesini sağlayan iktidar muhalefet ilişkisi ancak bu şekilde sürdürülebilir.
Sonuç olarak üzülerek belirtmeliyim ki bugün Kuzey Kıbrıs’ta mevcut algı içinde böyle bir ilişkiden çok uzakta siyaset kurumu..
İktidar ne yaparsa yapsın eleştiriliyor, fakat yapılan eleştirilerin altı da doldurulmuyor. Yani muhalefet tarafından yanlış ya da eksik denilen icraatların doğruları yerine konmuyor. Bu ne demek?
Muhalefet öneri yapmaktan kaçınıyor demek.
Bunun aksi düşünülemez.
Zira yıllarca iktidar koltuklarında oturan bir ana muhalefet partisine rağmen fikirsiz, önerisiz bir görüntü içinde UBP.
Sadece iktidar hırsı ile gündem belirleyen bir muhalefet görüntüsü veriyorlar.
Ve bütün çabalarını oraya yoğunlaştırıyorlar.
Elbette böyle bir muhalefet anlayışı sürdürülebilir değil.
Zira bu iktidarı da güçsüz kılıyor.
Toplumsal muhalefeti de etkisiz bırakıyor.
Bu haber 61 defa okunmuştur

:

:

:

: