Hangisi gerçek?

Toplumsal seferberlik deniliyor, herkesin elini taşın altına koyacağı belirtiliyor,daha zor günlerin kapıda olduğu söyleniyor falan filan..
Toplumsal seferberlik deniliyor, herkesin elini taşın altına koyacağı belirtiliyor,daha zor günlerin kapıda olduğu söyleniyor falan filan..
Kim söylüyor bunları?
Ülkeyi yönetenler..
Fakat bu söylemlerden anlıyorum ki, bu elini taşın altına koyma mevzusu daha çok dar gelirlilerden talep ediliyor.
Oysa bu insanların değil eli tüm vücutları taşın altındadır yıllardır..
Bunu görmeyenler, hissetmeyenler var maalesef.
Belli ki kılıfına uydurularak vergi kaçıranları ve kaçak ekonomiyi ortaya çıkarmaya niyetli değil yönetenlerimiz..
Dün elektrik kurumundaydım..
Fatura ödemek için kuyruğa girdim.
Ah vah çeken insanlar gördüm o kuyrukta..
200 TL elektrik faturası öderken 600 TL öder olduk dedi bir tanesi..
Diğeri ona sen gene iyisin dedi, ben 400 TL civarı öderken, şimdi 1000 TL öder oldum..
Bir başkası yok oğlum bu ülkede artık yaşamak zor dedi.
Sonra bir akaryakıt istasyonunda durdum.
Benzin almak için tabi.
Artık 50 TL ile ibre hareket bile etmiyor dedi otomobiline benzin koyan bir genç.
Pompacı çocuk güldü.
Yaşlı adam benzin istasyonunda çalışan gence kredi kartını uzattı önce, 100 TL yaz bakalım onay verecek mi de sonra koy benzini dedi..
Genç güldü.
Oradan ayrılıp bir markete uğradım.
Bir kadın marketten çıkarken markete girmeye çalışan bir başka kadına mırıldandı.
1 ekmek , 1 yoğurt, 2 süt, bir makarna ve bir de hellim aldım, kaç para verdim biliyor musun?
43 TL..
Kadın güldü, başını iki yana salladı ve nasıl geçineceğiz anam bu ülkede deyip yürümeye devam etti.
Marketçi bir taraftan önünde duran yaşlı adama her gün değişen fiyatları izah etmeye çalışırken bir taraftan da yazar kasasının tuşlarına basıyor. Yaşlı adam soruyor? Ne tuttu..
123 TL..
Adamın yüzü renkten renge giriyor..
Aldığı ürünlere şöyle bir göz gezdiriyor, sonra yine yüzünü ekşitip cebinden çıkardığı kredi kartını marketçiye uzatıyor..
Marketten ayrılıyorum, önümde geçici plaka TR takan lüks bir araç gidiyor.
Hani o kırmızı plakalı olanlardan.
Rahmetli dedem kasadan çıkma derdi yeni otomobil gördüğünde, işte o otomobillerden biri önümde gidiyordu gıcır gıcır..
Kazasız belasız kullansın her kiminse, ve her kim alıyorsada..
Az daha ilerliyorum, bir başka kırmızı TR plaka lüks mü lüks otomobil daha önümden geçip gidiyor.
Hey maşallah diyorum..
Dövizin TL karşısında değer kazandığı ve üçe beşe katlandığı böyle bir dönemde döviz üzerinden işlem gördüğü bilinen taşınır/taşınmaz mal almak her babayiğidin harcı değil elbet..
Bu iktisadi bir dehalık gerektirir.
Sonra şöyle etrafa bir göz gezdiriyorum, sizde deneyin.. Yoldan sokaktan geçen araçlara bakın, her 5 araçtan 3'ü lüks kapsamında.. Hem öyle böyle de değil.. Peşi sıra döviz üzerinden alınıp satılan diğer mallara da bakabilirsiniz. Yurt dışına gidilen pahalı tatiller falan, giyim kuşam parfüm ve aksesuara hiç girmiyorum bile ..
Bunları görünce demezsiniz ki bu ülkede ekonomik kriz var..
Ama var..
Bir tarafta günlük temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan veyahut da hiç karşılayamayan insanlar var, bir tarafta da binlerce sterlin ödeyip hangi marka lüks otomobile bineyim, hangi klas pahalı parfüm kullanayım diyenler..
Bir tarafta çaresizlikten ülkeden göç edenler var, bir tarafta da bu yıl Avrupa'nın neresinde tatil yapsam diyenler.
Ve maalesef bu sınıf farkı olması gereken doğallığın sınırlarını çoktan aşmıştır bu ülkede..
Sınıflar arası derin bir ayrılığa doğru gidiyoruz..
Peki neden?
Eşit gelir dağılımı olmadığından.
Adil bir vergi sistemi bulunmadığından.
Kaçak ekonomiden, kaynağı belli olmayan para akışından, yani kara paranın varlığından..
Elbette sözüm alın terine emeğini katmış, vergisini veren, çalışan üreten ve hak ederek kazanan insanlara değil..
Fakat lüks otomobillere binip, Avrupalarda tatil yapan, en pahalı parfümleri kullanıp, en pahalı güneş gözlükleri takan, yiyip içip eğlenen, bir giydiğini bir daha giymeyen ve asgari ücretli kadar vergi mükellefiyetlerini yerine getirmeyen o kadar çok insan var ki bu ülkede..
Üstelik hepsi tescilli bunların, lakin gel gelelim devlet bunlardan sözde bi haber!
Dönün ve istatistiklere bir bakın..
Okuyun, araştırın.
Kim ne kadar vergi vermiş bu lüks otomobillere binip Avrupalarda tatil yapanların?

Bu haber 41 defa okunmuştur

:

:

:

: