Deri hücreleri programlanarak yaralar iyileştirildi

Bilim adamları deri hücrelerini programlayarak, şeker hastalığı ve yanık gibi durumlarda oluşan yaraların cerrahi müdahale olmaksızın iyileşmesini sağlayan metot geliştirdiler.
Bilim adamları deri hücrelerini programlayarak, şeker hastalığı ve yanık gibi durumlarda oluşan yaraların cerrahi müdahale olmaksızın iyileşmesini sağlayan metot geliştirdiler.

Hücrenin doğasını değiştirecek şekilde yeniden programlanması birçok tıbbi yeniliği insanlara sunmuştu. Beyin tümörüne saldıran deri hücreleri, hızlı iyileşme sağlayan kemik hücreleri bunların başında geliyordu. Bu gelişmeden yola çıkan Salk Enstitüsü araştırmacıları, açık yaraların cerrahi ihtiyaç duymadan sağlıklı bir cilde dönüştürülmesini sağlayan metod geliştirdiler.

Plastik cerrahi alanında uzman Izpisua Belmonte ve Masakazu Kurita yaptıkları çalışmada ciddi yanıklar, yatak yaraları ve diyabet hastalarında yaygın olarak bulunan uzun süreli lezyonlar olan kutanöz ülserler olarak bilinen cilt yaralarını tıbbi müdahale olmaksızın iyileştirmeye odaklanmışlar. Normal şartlarda bu yaralar giderek derinleşir ve operasyonla müdahale edilmeden iyileşmezler. Müdahale edilmedikleri takdirde de ölümle sonuçlanabilir.

Çalışmanın temelinde “bazal keratinositler” olarak adlandırılan hücreler yatıyor. Bu hücreler farklı cilt hücrelerinin temeli olmaları nedeniyle kök hücrelerine benziyor. Cildin kendini yeniden şekillendirmesinde kilit öneme sahipler. Sağlıklı ciltte çok sayıda bulunurken, büyük ve derin ülserli yaralarda bulunmadıklarında bu yaralar düzgün iyileşmiyor. Vücudumuz da bu yaraları iltihaplanmaya karşı korumak için sağlıklı deri oluşturmaktan ziyade hücre çoğalmasıyla bir an evvel kapamaya yoğunlaşıyor.


Yaralarda bulunan hücreleri bazal keratinosit olarak programlaya çalışan bilim adamları ilk olarak keratinositleri diğer hücrelerden farklı kılan özellikleri incelemişler. Neticede 55 protein ve RNA molekülünün bu hücreler has olduğunu tespit etmişler. Deneme yanılma yöntemiyle hangilerinin iyileşmede rol oynadığını anlamaya çalışan bilim adamları bu sayıyı dörde düşürmüşler.


Tespit ettikleri dört farklı faktörden oluşan karşımı ülserli fare yarasına topikal olarak uygulayan ekip, 18 gün sonra yaradaki cildin sağlıklı şekilde büyüdüğünü görmüşler. İyileşmeyi uzun dönemde takip eden araştırmacılar, cildin sadece iyileşmediğini, etrafındaki deriyle birleşip kaynaştığını ve sıradan bir deriyle aynı şekilde çalıştığını gözlemlemişler.

Çalışmanın başarılı sonucundan etkilenen ekip tedaviyi daha iyi bir seviyeye getirmek için çaba sarfediyor. Tekniği önemli kılan bir husus da yaşayan canlı üzerindeki hücrelerin programlanabilmesi. Bugüne kadarki umut vadeden hücre programlamaları genel itibariyle laboratuvar ortamında çoğaltılan hücreler üzerine yoğunlaşmıştı. Professor Juan Carlos Izpisua Belmonte, “Bizim araştırmamız, daha önce gösterildiği gibi sadece hücre tiplerinin değil, canlı vücuttaki cilt gibi üç boyutlu bir dokunun rejenerasyonunu mümkün kılıyor.” diyor. Çalışmanın kapsamı, doku onarımının bozulduğu yaşlılarda dokuların yeniden yapılandırılması gibi farklı alanlara da genişleyebilir.
Bu haber 43 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER