Doğu Akdeniz satrancında yeni hamlelere karşı uyanık olalım

Bundan iki hafta önce bu köşede 'Türk askeri neden gitsin' başlıklı yazımda aynen şöyle yazmıştım:
Bundan iki hafta önce bu köşede 'Türk askeri neden gitsin' başlıklı yazımda aynen şöyle yazmıştım:
'Rum yönetimi Fransa'ya askeri üs verdi. İsrail üs için sırada. ABD Genelkurmay Başkanı, Rum yönetiminden resmen üs istedi. İngilizlerin zaten iki egemen üssü var. Böyle bir coğrafyada Türkiye'nin Kıbrıs'tan asker çekmesi isteniyor.
Ne için, kim için?
Bunun hiçbir mantıklı izahı olamaz...'
Gerçekten de Doğu Akdeniz'de anlatmak istediğimiz, 'Ne için, kim için' diye sorduğumuz tablo, yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı.


Türkiye'yi doğu Akdeniz'deki enerji paylaşımı dışında tutmak amacıyla topraklarını Batılı ülkelere açarak üs vaatlerinde bulunan Kıbrıs Rum yönetimi, Fransız donanmasının Evangelos Florakis üssünü kalıcı olarak kullanmasına onay verdi.


Rum yönetimini ziyaret eden Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristoduludis'le görüşerek, kalıcı askeri işbirliği anlaşmasının çok yakında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Rum lider Nikos Anastasiadis arasında imzalanacağını açıkladı.

Böylece Fransız Total şirketinin de Rum parsellerinde sondaj yapmasını dikkate alan Rum yönetimi, Fransa'dan koruma sağlamak amacıyla 10 yıl önce imzaladıkları askeri işbirliği anlaşmasını genişleterek üs ve limanlarını Fransız ordusunun kullanımına açtı.


Bu anlaşmanın meyveleri de hemen kendini göstermeye başladı.


Nitekim dün Rum basıında yer alan bir haber, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian'ın sözlerine yer veriyordu.
Fransız Bakan ülkesinin, Doğu Akdeniz'de olası gerilim konusunda teyakkuzda olduğunu söyledi.


Fransa'nın, AB ve uluslararası hukuka göre Güney Kıbrıs'ın doğal kaynakları araştırma ve bunlardan istifade etmeye yönelik 'egemenlik haklarını' ezelden beri desteklediğini ifade etti.


Bunu doğrudan Türk makamlarına da söylediklerini belirten Drian, bu tezin, 22 Mart tarihinde hiçbir belirsizlik olmaksızın, Avrupa Konseyi tarafından da dile getirildiğini kaydetti.


Doğu Akdeniz'deki gerilimle ilgili kendilerini ilgilendiren konularda Türk muhataplarıyla konuştuklarını söyleyen Drian, bu noktada Yunan ve Kıbrıslı Rum ortaklarına teyakkuzda oldukları ve dayanışma gösterdiklerini söyledi.


Kısaca Doğu Akdeniz'deki satrançta, Rusya'dan İngiltere'ye, ABD'den İsrail'e Yunanistan'dan Rum yönetimine herkes kendi oyun planını kurup oynamaya çalışıyor.
Bu oyun planı çerçevesinde yeni hamleler tasarlıyor. Fransa'da Doğu Akdeniz'deki bu satrançta geride kalmamak için önemli bir hamle yaptı.
Önemli olan bizim bu oyun planlarına Türkiye ile birlikte nasıl karşılık vereceğimizdir.
Hem KKTC hem de Türkiye ekonomik olarak çok zor zamanlardan geçiyor. Ama bu mazeret olamaz.
Kafamızı kaldırıp çevremizde olan bitenlere bakmazsak bu oyunda devre dışı kalmamız işten bile değildir.
Bu oyun planın ilk hamlesini de bir ay içinde New York'ta Kıbrıs zirvesinde atmalıyız. Aksi halde yarın çok geç olabilir. Bizden söylemesi...

Bu haber 220 defa okunmuştur

:

:

:

: