Bir yol hikâyesi

Kontrolsüz nüfus artışı, çarpık yapılaşma, yoğunlaşan trafik, artan yerleşim yeri ihtiyacı ve toplu taşımacılığın olmaması.
Kontrolsüz nüfus artışı, çarpık yapılaşma, yoğunlaşan trafik, artan yerleşim yeri ihtiyacı ve toplu taşımacılığın olmaması.
Tam bir KKTC klasiği, plansız, programsız, öngörüsüz, kontrolsüz işler.
Hepsi bir araya gelince yollar yetersiz, işlevsiz, hızlı bir yıpranma ve artan ihtiyaç.
Ülke küçük, toprak alan sınırlı, genişleyen bir büyüme var.
Ciddi şekilde artan bir yerleşim yeri ihtiyacı var.
Durum bu olunca alternatif yol çalışmaları kaçınılmaz oluyor.
Amaç ulaşımı kolaylaştıracak, daha güvenli, daha yeni yol ağları ile ülkeyi ulaşım anlamında rahatlatmak.
Elbette sıkıntılar var, kamulaştırma, yargıya yansıyan ve hala daha çözüm üretilmeyen davalar, konular, yarım kalan yollar, yatırımlar.
Öncelik kamusal fayda olmalı, ihtiyaç var mı, ilgili bölge nasıl ve neye göre belirlendi, tüm yasal prosedürler, mal sahipleri ve kamulaştırma ile ilgili sorunlar aşıldı mı?
Yani plan, program, stratejik ve en üst düzeyde fayda için her şey hazırlandı mı?
Hepsi bir araya getirilmeden atılan adımlar, sonlanmadan yarım kalır, zararı, ziyanı da vatandaşın cebinden gider.
Atıl kalan her yatırım, hele kamusal anlamda fayda getirmesi bekleniyorsa, bir milli değerdir.
Gönyeli Belediyesinin başlattığı ve belli bir noktaya getirilirken duran, alt geçit-üst geçit projesi de milli bir değerdir.
Elbette başka bölgelerde de başlayan, duran, bitirilemeyen yol çalışmaları, projeler var.
Belli kaynaklar aktarılmış, yatırımlar yapılmış, belli sebeplerle bitirilmemiş.
Bu çalışmalarda milli servettir, kaynaktır.
Bunlar yapılırken, vatandaşın mağdur edilmesi, hele devlet eliyle zarar uğratılması kabul edilemez.
Ama başlayan bu projeleri, mesela Gönyeli, Güzelyurt yolunu eski haline çevirmek mümkün mü?
Pek mümkün değil, bu saatten sonra bunca yatırıma da yazık olur.
Fakat bir çözüm şart, mecburi, elzem, kaçınılmaz, üstelik en erken zamanda.
Ortada genel olarak ciddi bir mağduriyet var.
Bu yola alternatif olarak gösterilen yollar, günden güne bozuluyor, deforme oluyor, zarar büyüyor.
Proje ilk başladığı veya başlayacağı, izinlerin alındığı, prosedürün uygulanmaya başlandığı zaman neden müdahale edilmedi, neden bu yol hikâyesi durdurulmadı?
Bu süreç neden uzadı? Neden şimdi ve bu konunun kararı daha ne kadar bekleyecek?
En baştan müdahale edilse, bu noktaya gelmeden sakıncalı tarafları ortaya konsa bugün bu noktaya gelinmezdi.
Ara emrinin gerekçelerini, bölge insanının mağduriyetini konuşmuyorum bile.
Mesele konunun bu kadar uzaması, genel olarak kamu yararının göz önüne alınmaması.
Bir işimizde bıktırmadan, illallah ettirmeden bitse keşke.
Türkiye kaynaklı olup da aynı sebeplerden duran yol yapımları var.
Aksıyor, uzuyor, bitmiyor, karar her ne ise kısa sürede bitirilmeli, bu projeler durursa, ülkeye zarar, milli servete yazık.
Ya en baştan başlanılmayacak, ya da süreç bu kadar uzamadan karara bağlanılacak.
Yeni, alternatif yollar, bu ülkenin ihtiyacı, bu alanda kaliteye ihtiyaç var.
Yargı bu süreçleri olabildiğince kısa sürede sonuca ulaştırmalı.
Kimsenin mağdur olmaması ilk tercihtir.
Fakat ortada genel olarak ülkenin bir mağduriyeti söz konusu.
Karar ne olacaksa, herkes saygı duyacak, ama süreç daha da uzarsa, okulların açılmasıyla sıkıntılar daha da artacaktır.
Herkesin bu olayla beraber alması gereken dersleri var.
Sonu getirilmeyecek hiçbir şeye başlanılmasın, başlanılırsa da kimse altında kalmasın.


Bu haber 353 defa okunmuştur

:

:

:

: