Özveri içinde zorluk

İnsanın yaşamı içerisinde motivasyonun önemi son derece önemli bir faktördür.
İnsanın yaşamı içerisinde motivasyonun önemi son derece önemli bir faktördür. İnsan güdülerinin de kendi içinde bir sistemi olduğunu ve yaşam kaynağı için amacın belirlendiğini biliyoruz. İnsanın yaşama azmi içinde faydayı arayışı ve ihtiyaçlarını sıralayışı vardır. Geçim derdi ve hayatın tecrübesi insanımıza ihtiyaçlarını aciliyetine göre belirlemeyi öğretmiştir. Günümüzde ekonomik krizle kalkıp, krizle yaşayıp krizle akşamı buluyoruz. Krizli rüyaların pisikolojisi ile kaliteli uykunun haram ettirildiği geceleri yaşıyoruz. Bu hükümet döneminde zam rüzgarında insanı ürperme ile birlikte üşütme tutuyor. “Ekonomik Kriz” in her aileye değişik bir şekilde yansıdığını görüyoruz. Kiracı olanla, ev sahibinin, çocuğu olanla,çocuğu olmayanın gençlerle,orta yaş grubunun ve yaşlının,özel sektörde çalışan ile kamuda çalışanın, tek başına yaşayanlar da dahil krizin girmediği çalmadığı ev kapısı yok, kapıdan içeriye kriz girdi mi evi allak bullak eden bir acı yaratıyor. Öncelikle mutfağı ateşliyor. Çekirdek aile yapılarına bakıldığı zaman, genelde hane halkı sayısı 4 kişi olsa bile bir yaşlısı artı olarak evde olandır. Aile hesabını kitabını yapandır. Çoğu kez de “doluya koydum olmadı, boşa koydum dolmadı “diyenler çoğunluktadır. Annem çok eski yıllarda bakkaldan aldığı her şeyin fiyatını deftere yazardı. Daha sonra ezberlediği fiyatla mutfağının aylık giderini çıkarır geliri kadar ne kadar alış veriş yapacağını hesaplardı. Annem vefat etmeden önce yaptığı son hesaplamada evde yaşayan her bir kişi için detaya gerek yok ayda 1000 TL gerekir diyordu Bin lirayı otuz güne böldüğümüzde ise 34 TL bir miktarın evde pişirilen “üç öğün” yemeğe bir kişi için yeterli olacağını kendince tesbit etmişti. Domatesi mevsimine göre alır turfanda canım çekti alışverişi yapmazdı. Şimdilerde işin gerçeği tüketimi oldukça seven bir toplum olduk. Olmamıza sebep, geçmişteki yokluk mu yoksa savaş geçirmiş bir toplumun psikolojik tavrı mı bu sorunun cevabını bulamıyorum. Tabi bir de bankaların bol keseden dağıttığı kredi kartları ve harcanan miktara ödenecek asgari tutarın belirlenip geriye kalan bakiyenin borç hanesini kabarttığı durumlar da yabana atılmayacak gerekçeler arasında. İçi boş kredi kartları tanınan limitle cüzdanlarda ve hepimiz ihtiyaç dışında olmadık alış veriş yapanlar olduk. Kazanırım harcarım devrine dövizdeki yükseliş son verdi kazanç kayboldu, cepteki para eridi, dolayısıyla acil aile toplantıları yapılmıştır,ulaşımdan tutun bütün ihtiyaç giderleri masaya konmuş, nelerden tasarruf edilebileceği prensip olarak ortaya konmuştur. Okullar açılıyor gider çok, harçlık parası yetmez. Demografik yapımız içinde sıkıntı geometrik hızla çoğalıyor. İnsanımız mutsuz ve umutsuz. Beklenmedik giderler genelde sağlıkla ilgili proplemlerin sonucu ve aniden çıkıp insanın kabusu gibi her ay bütçemize elini uzatan giderler, bir de her ay telefon, elektrik ,su faturası, gibi ödenmesi gerekli birçok mükellefiyetler vardır. Hükümet olanlar, yani biz çalışır yaparız diyen 4’lü koalisyon ve dolayısı ile koalisyonun Başbakanı Sayın Erhürman “hukukçu kimliğini” halkının refahı müdafaası için maalesef kullanamıyor. Her fırsatta bunu belli eden oluyor. Özveri içinde zorlukla geçinen ve tasarruf tedbirlerini kendisine zaten uygulayan büyük bir çoğunluğun geçimini düşünmek, karlarını ona göre almak zorunda olduklarını yardımcısı Sayın Özersay ile unutuyorlar. Bir birlerine topu atıp yeniden tutuyorlar. Aynen Elektrik konusunda olduğu gibi kendi aralarında paslaşırken kaybettikleri güvenin de farkında olmuyorlar. Güvenin tek kullanımlık olduğundan habersiz iş yapar görünmeyi tercih ediyorlar.

Bu haber 320 defa okunmuştur

:

:

:

: