Ekim'in sıcağı Eylül'ü aratmasın

Yaz tatili bitti. Okullar açıldı. Adli yıl açıldı. Sırada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Meclisinin açılması var.
Yaz tatili bitti. Okullar açıldı. Adli yıl açıldı. Sırada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Meclisinin açılması var. Ekim ayının ilk iş günü Meclis ilk toplantısı ile bu açılışın yapılması ile birlikte genel kurul toplantılarını izleyenler olacağız. Yaz döneminde Meclis komitelerindeki çalışma ve toplantıları takip edenler olduk. Hangi milletvekillerinin ne kadarının bu toplantılara katıldığını izledik, gördük.
Yaz dönemi sıcağı ile birlikte, pahalılığın ve elektriğe ve akaryakıta yapılan zamlar ile halkımızı yaktı kavurdu.
İnadına zamların yapılacağı anlamındaki beyanatları okuduk ve piyasa denetiminin sıfır olduğu günleri yaşıyoruz.
Bu arada Başbakan Tufan Erhürman ve eşinin beraber yaşadıkları iki kişilik evlerinin elektrik faturasının 900 TL olduğunu da resmen öğrendik.
Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı müsteşarının okulların açılmasına iki gün kala istifasını ve istifaya ilişkin birçok yorumu okuduk. Kişisel kararlara karışmamak gerekir,lakin kişilerin makamları kabul etmeden önce, önünü ve geleceği düşünmesi gerektiğine bir kez daha inanç getirdik. Eğitim Bakanlığı yapmış kişinin ayni bakanlıkta neden müsteşarlığı kabul ettiğini sorguladık ve TDP Genel Başkanı da olan ve 3 milletvekili ile 4’lü hükümetin Eğitim Bakanı ile ayni partiden milletvekili adayı olup kazanamayan kişinin çalışma hayatındaki ”birleşmiş yollarını” bir anda izler bulunduk, yadırgadık. Eğitim öğretim yılında bakanlığın okullarda kitap, defter, kalemleri dahi temin edip dağıtamadığını öğrendik. Velilerin şikayetleri kırtasiye dükkanlarının dışına yüksek sesle taştı. Okullardan verilen listelerin rakamsal tutarları ilk günlerde 300 TL öğrenci başına geldiğini ödeme fişlerinden gördük. Veliler mutsuz, öğretmenler tedirgin öğrenciler heyecanlı bir döneme adım attı. Zam, dövizdeki artış, pahalılık önümüzde hızla giderken, Kıbrıs sorunu için de Liderlerin Amerika’ya gidiş öncesi trafiği ve demeçleri haberleri ajanslara düşmeye başladı. 50 yılı aşkın sürede halledilemeyen meselenin bundan sonraki safhasında aktörlerin tavrını ve gelişmeleri elbette Uluslararası İlişkiler Uzman kişiler yakınen izleyeyecekler yorumlar yapacaklardır. Rum siyasi partiler Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Azerbeycan dönüşü esnasında Kıbrıs ile ilgili açıklamasına
“KIBRIS'TAKİ ASKER SAYIMIZI AZALTMAYACAĞIZ' ile özetlediği sözlerine büyük tepki gösterdiler.Varsın göstersinler Türkiye’nin Kıbrıs konusundaki taviz vermez durumunu bilmeleri gerekir. Eylül ayı ve gelecek Ekim ayın yazın sıcaklığını aratmayacak, kritik dönemlerin dönemeçli yollarında, kimbilir daha neler olacak.? İşte şimdi “Murphy yasasının bir cümlesini hatırlatmanın tam zamanı;
“Bir mesele birçok toplantıya neden oluyorsa, toplantılar gittikçe, meseleden daha önemli olmaya başlarlar”
Ne diyelim! işte bu bizim ülkemizin hikayesi!
Bu haber 562 defa okunmuştur

:

:

:

: