İki önemli olay!

Bu gün, Hükümetin ele aldığı iki olay üzerinde durmak isterim !
Bu gün, Hükümetin ele aldığı iki olay üzerinde durmak isterim !
Biri çevre .
Diğeri de , Güzelyurt’a tarım için getirilecek “can suyu “ olacak .
Sırası ile gidecek olursak, önce Sn. Ataoğlu’nun Bakanlığından başlamak isterim . Ataoğlu, hem Turizm, hem de Çevre Bakanı . İki ayrı Bakanlığı, birlikte yürütüyor . Bundan önceki Hükümet döneminde de, ayni Bakanlıkları, uhdesine almıştı .
İlk dönemlerde, ağırlıklı olarak, turizme önem vermiş. Tüm potansiyel bu alana kaydırılmıştı .
Bu sütunlarda ve Ada TV ‘de yaptığım “ Yalçın Cemalle Söyleşi “ programında, çevrenin de turizm kadar önemli olduğunu . Çevrenin, turizmin tamamlayıcılarından biri olduğunu, hep yazdım ve programlarımda dile getirdim .
Bu konuda sesimi duyuramadım . Yazdıklarımı okutamadım .
Çevre, bir ülkenin aynasıdır . Dışa açılan, kapısı ve penceresidir .
Gelen turistlerin de, ciddi şekilde, bu konuda şikayet ve serzenişte bulunmaları sonucunda . Bakanlığın, daha ağırlıklı olarak çevreye yöneldiğini, dün, BRT ‘nin 13.30 haber bülteninde işittim .
ÇEKOVA’nın yönetim kurulu üyesi olarak, sevinmedim desem, yalan olur. Ülkenin içerisinde bulunduğu durum, içler acısı .
Güneye giden vatandaşlar . Sınırı o tarafa geçer geçmez . Tek bir çöp bile çevreye atmazken . Sınırın bu tarafına geçer geçmez . Güneyde yediklerinin atıklarını, arabalarından çevreye atmaktadırlar .
Niçin, o tarafta bu işi yapmazlar ? Güneyde devlet otoritesi ve kanun hakimiyeti var .
Hukukun üstünlüğü, katıksız, her vatandaşa uygulanmaktadır .
Sn. Bakan Ataoğlu . Mevcut Çevre Yasasında , Bakanlık hukukçusuna yasal değişiklik yapmak için, talimat verildiğini ve bu konuda, hukukçunun. Meclis açılır açılmaz, değişikliğe gidileceğinin müjdesini verdi . Değişiklikle, Bakanlığın hem turizm, hem de çevre bölümlerine, iki ayrı ekip oluşturarak, devriyeler yapılacağını ve cezaların kesileceğini söyledi .
Ayrıca , görev bölümünün yapılacağını . Çevreyi kirletenlere, Polis teşkilatı ile Belediyelerin de, ceza keseceğini açıkladı .
Bu , Polis Yasası ve Belediyeler Yasasında da, değişikliğe gidilmesi, gündeme gelecektir demektir .
Aslında, Belediyeler Yasasında, çevre kirliliği ile ilgili mevzuat var . Cezalar düşük . Cezaların, günün koşullarına göre ayarlanması gerek .
Bir diğer önemli konu, ki esas çevrenin kirlenmesinin önüne geçecektir. Denetim veya teftişi yapacak organın ve kişilerin, bağımsız ve özerk olmasının, hayati önemi vardır .
Ülkemiz , her şeyin siyasallaştığı bir dönemden geçtiğine göre .
Sadece, çevre ile ilgili yapılacak olan denetimler değil . Diğer tüm denetim organlarının da özerk ve bağımsız olması gerekmektedir .
Bu organ ve bu organlarda çalışacak olanların, yetki ve sorumluluklarının . Siyasilerin iki dudağı arasından çıkacak, iradeye bırakılmaması gerek .
Bu yapılmaz ve mevcut sistemle, çevrenin korunmasına gidilecekse. Boşuna gayret .
Belki, şimdiki iktidar sahipleri, çok iyi niyetli olabilirler .
Ya, bundan sonra gelecek olanlar, tamamı ile siyasi gözle çevreye bakacak olurlarsa ve çevreyi kirletenlere, siyasi gözle bakılırsa. Bunlar cezadan vareste tutulurlarsa. Ne olacak ?
Onun için denetim mekanizmaları ve bu mekanizmalarda çalışacak olanlar . Bağımsız veya özerk kuruluşlardan olmalıdır .
Bu uyarıyı, yine yapmak ihtiyacı duydum .
Sn. Ataoğlu’nun, bu konudaki atılımını, önemsiyor ve destek veriyorum .
Çevre konusunda . İlgili yasa ve yasa tasarılarında, değişikliğe gitmeden önce . Çevre Dernekleri ile istişare etmekten de, fayda umuyorum .
İkinci konum . Güzelyurt narenciye bahçelerine getirilecek olan “can suyu “ olacak .
Güzelyurt bölgesindeki coğrafyada “ Omorfo Ovası “ geçer. Yer altı sularının kuruması ve tuzlanması nedeni ile, bir çok narenciye bahçesinin kuruduğunu ve bir o kadarının de kurumakta olduğunu biliyoruz .
Yarın, Tarım Bakanlığının girişimi ile, bir proje hazırlanarak. Eldeki kaynaklardan da yararlanarak, 6 bin dönümlük araziye, takviyeli olarak, tarım suyu verilecek . İkinci aşamada ise, bu 8 bin 181 dönüme ulaşacak . Bu proje içerisinde, Türkiye’den gelen sudan, normal şebeke içerisinde, saatte 800 metre küp su sulama şebekesine dahil edilecek . Projenin tamamlanması ile de, 18 bin dönümlük tarımsal alan, Türkiye’den gelen su ile sulanmış olacak . Gelecek sulama sezonunda ise, Aşağı Bostancı’da, 3 bin 500 dönüme, takviyeli su verilecek .
Bu iki olay . Dövizle gelen olumsuz etkilere, bir nevi moral niteliğinde .
Hükümetlerin, halk yararına yaptıkları atılımlar, alkışlanır ve takdir edilir .
Bu iki olay, bence Erhürman Hükümetinin, iki başarılı atılımı .
Sn. Ataoğlu ve Sn. Şahali’yi bu atılımlarından dolayı, kutlamak için sonucu beklemek gerek .
Hemen belirteyim .
Sonucun takipçisi olmaya, devam edeceğim .
Bu haber 26 defa okunmuştur

:

:

:

: