Tavuk ithali mi, yerli üreticinin artması mı?

'Üretmek' Kıbrıslı Türkler için en çok kullanılan kelimelerdendir.
'Üretmek' Kıbrıslı Türkler için en çok kullanılan kelimelerdendir.
Son dönemlerde Başbakan Erhürman sıkça tekrarlıyor 'daha çok üretmek zorundayız'.
Üretimin, ekonomik bir anlamı var, tabi ki bununla bitmez.
Her alanda, her anlamda üretmek gereklidir.
Siyasette, fikirde, fabrikada, üretim hayatın, amacı, olmazsa, olmazıdır.
Geriye bakıldığında, ekonomik anlamda, kolaycılık, kolaycılığın temel olduğu düzen ve sistem, üretenle, tüketen arasında bir dengesizlik oluşturdu.
Neredeyse, sadece tüketen, daha karlı.
Birçok sektörde dışa bağımlılık var, korumasız bir iç üretim var, rekabet koşulları acımasız.
Bizim gibi, küçük ölçekli, üretimi ve üretim olanakları kısıtlı, dışa bağımlı ülkelerde iç üretim korunmalı.
İç üretim devletin havaya para verme, teşvik dağıtma, üretimi anlamsızlaştırma amacıyla yapılmaz, yapılmamalı.
Üretim koşulları düşünülerek, haksız rekabetin önlenmesi ve bu anlamda korumacılık, üretilen ürünün pazar sorununun giderilmesi ve iç tüketiminin teşviki, vatandaşın yerli üretim ürüne daha ucuza ulaşması, hedef olmalıdır.
Bugün için yaşanan ekonomik krizin bir ilacı da yine üretimdir.
Üretim aynı zamanda, kendine güven, ekonomik bağımsızlık, istihdam, ülkesel gelişim ve ekonomik büyümedir.
Bu noktada hedef, en başta ülke içi tüketimde yeterli olacak üretimin sağlanmasıdır.
Bu hedef için sadece belirli sektörler yoktur, özellikle mecburi tüketim mallarında her ülke bunu başarmalıdır.
Lüks olmayan, yaşamsal, mecburi tüketim malzemeleri için hiçbir ülke, devlet, hükümet nasıl olsa ithal edilir gibi bir politika yürütmemeli.
Bu ülkede üretimi yapılan, her türlü olumsuzluğa rağmen, çalışan, vergi ödeyen, istihdam sağlayan sektörler ve ürettikleri var.
Amaç, politika, girişim, teşvik bunları azaltmak veya dış rekabete karşı zayıf bırakmak olamaz.
Burada amaç ve ekonomik akıl yerli üretimi, rekabeti, kaliteyi artıracak, fiyat dengesini sağlayacak, tekelciliği, monopol olmayı ortadan kaldıracak koşulları yaratmaktır.
Kuzey Kıbrıs'ın üretim anlamında yetersizliği, yıllarca tüketim yönünde politikaların sistemli olarak uygulanması, öngörüsüz, vizyonsuz, yöneticilerin, devleti yönetmesi, üretimi her anlamda kısıtladı.
Hükümet ekonomik krizin etkilerini azaltmak amaçlı bir takım tedbirler almaya çalıştı.
Kat edilen yol ne kadardır, bilemiyorum.
Ya da bununla ilgili bir çalışma var mı?
Ülkeye ithal tavuk gelmesi ile ilgili bir karar alındı.
Bu konu çok tartışmalı, yıllardır konuşuluyor.
Ülkede kaliteli, ucuz, bir tavuk eti çeşitliliği olması tabi ki şart.
Ekonominin, alım gücünün, zorunlu tüketim maddelerine ulaşımın, günden güne zorlaştığı, bugünün ekonomik koşullarında vatandaşın tüketim çeşitliliği artırılmalıdır.
Alınacak tedbirler bu yönde olmalıdır, buna ve bu uğurda atılacak adımlara kimsenin itirazı yok.
Ama en baştan altını çizdiğim noktaya yeniden gelirsek, tavuk üretimi ve pazarı için ithal izni verilmesi belli sakıncalar da getirecektir.
Yerli üretimi baltalayacaktır, bu düşünceyi seslendirirken, herhangi bir şirketin üretimine yönelik, herhangi bir yönlendirme amacım yoktur.
Bu ülkede, bu üretim yapılıyor mu?
Bu alandaki üretim, daha geniş, daha rekabetçi bir ortamda yapılamaz mı, bu koşullar yaratılamaz mı, konu budur.
Tavuk üretiminde tekelcilik mi var, yerli üretim ve üretici sayısı nasıl artırılabilir?
Soru ve sorun budur?
Yoksa her ürün ithal edilebilir.
Sadece tüketecek miyiz, yoksa daha fazla üretip, üretenleri artırıp, ürettiğimizi mi tüketeceğiz.
Üretilecek politikalar, bunları ortaya çıkaracaktır.

Bu haber 343 defa okunmuştur

:

:

:

: